Tepebaşı Vecihi Herkuş Havacılık Müzesinde haftasonu yapılan toplantı 

 “Eskişehir’in geleceğin geleceğin Eskişehir’i “ konu başlığı ile eski devlet Bakanı  İbrahim  Yaşar Dedelek Hoşgeldiniz konuşması ile başladı.

Genel koordinatör Oral Büyüksarı Katılımcılara, Eskişehir’in neden havacılıkla ilgili önemli bir yer de bulunduğunu anlattı. Havacılıkta askeri havacılık,sivil havacılık,teknisyen, kuleci, pilot gibi branşlarda eğitimin olduğu bir havacılık kenti olduğu, aynı zamanda sanayisi ve dört tane havaalanı ile dünyadaki havacılık kentleri arasında sayılan önemli bir merkez olduğunu hatırlattı.

Moderatör Dr.Yusuf Şengür tarafından konuşmacılara sıra ile söz verildi. 

SHGM eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı sözlerine; "Biz SHGM'de çalışırken temel amacımız, Türk sivil havacılık endüstrisinin sürdürülebilir bir büyüme sonucunda, yolcu ve kargo taşımacılığı, hava aracı bakım onarım ve üretim, başta pilot, mühendis ve teknisyen olmak üzere havacılık eğitimi, insansız hava aracı üretimi konularında bölgesel bir güç olabilmek için yasal ve kültürel alt yapı oluşturmaktı. Sanıyorum ki bizden önceki yöneticilerin de temel amacı buydu. Bu hedeflere büyük ölçüde ulaşılmıştır. 

Bunu şunun için vurgulamak zorunda kaldım: Türkiye'deki sivil havacılık endüstrisinin gelişimini belirli bir zaman dilimine, yani son birkaç yıla sıkıştırmak çok doğru bir yaklaşım değildir. 

Aslında ülkemizdeki havacılık faaliyetleri, dünya havacılığının henüz başlangıç yılları olan 1912 yılında, bu gün yolcu trafiğine ve havacılık faaliyetlerine kapatılan, Türkiye'deki havacılığın labaratuvarı sayılan ve biz havacıların yetişmesinde çok büyük katkısı olan  İstanbul Yeşilköy Havaalanı'nda (AHL) başlamıştır. Cumhuriyetin ilanı, hatta TBMM'nin kurulması ile birlikte, havacılıkta büyük organizasyonlara ve modernizasyona gidilmiştir. Gerek uçak sayısı ve yolcu taşımacılığı, gerekse uçak bakım ve üretiminde büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Ayrıca o günkü Avrupa'da havacılık faaliyetlerinin en yoğun olduğu ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Dünyada havacılık faaliyetlerinin en yoğun olduğu dört ülkeden birisi de Türkiye'ydi. 

Cumhuriyetin ilk yıllarında bizzat Atatürk tarafından koordine edilen havacılık faaliyetlerinde, Amatör, Sportif ve Genel Havacılık ön planda tutularak havacılığın yaygınlaşarak kurumsallaşması ve halka mal edilmesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır. Geldiğimiz noktada bir ülkedeki havacılık faaliyetlerinin gelişiminin, söz konusu havacılık faaliyetlerinin gelişimiyle ölçüldüğünü düşünürsek, Atatürk'ün öngörülerinin doğruluğunu ve değerini bir kez daha kabul etmek zorunda kalırız. THY'nin çok uçağa sahip olması ve dünyada en çok noktaya uçması ülkemizdeki havacılığın gelişmişlik düzeyini göstermesinden daha çok büyük bir hava yoluna sahip olduğumuzun göstergesidir. 

16 Şubat 1925 yılında bizzat Atatürk'ün emirleriyle, uçak üretimi de dahil havacılık sanayisini kurmak, havacılığın gelişmesini sağlamak üzere ülkenin geleceğine de yol gösteren "İstikbal Göklerdedir" sözü doğrultusunda, şu anda Türk Hava Kurumu adını alan Türkiye Tayyare Cemiyeti'nin kurulması Türk Sivil Havacılık tarihi bakımından bir dönüm noktasıdır. Ayrıca, 1925 yılından başlayarak ilk Türk uçağı Vecihi K-VI'nın tasarımı, imali ve uçması, 1926 yılında Kayseri'de uçak fabrikasının kurulması, 1930 yılında Vecihi-XIV uçağının imalatı ve Çekoslavakya'da sertifikasyonu ki bu konu Türk sivil havacılığı bakımından ibret vericidir, 1932 yılında Kayseri'de toplamda 54 uçağın üretilmesi, 1933 yılında bugünkü THY'nin ilk nüvesini oluşturan Devlet Hava Yollarının kurulması, 1937 yılında dünyada belki de bir ilk olan özel sektör eliyle kurulan Nuri Demirağ uçak fabrikasının ve 1940 yılında THK tarafından Etimesgut Uçak Fabrikasının kurulması da çok büyük başarıdır. Başta THK'nun faaliyetleri olmak üzere tüm bu havacılık faaliyetlerinde Eskişehir'in yeri yadsınamaz. Atatürk'ün havacılık ile ilgili söylediği sözlerin büyük bir çoğunluğunu Eskişehir'de söylediği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi Türkiye'deki özel ve devlete ait uçak fabrikalarının kapatılması konusunda çeşitli rivayetler ve sehir efsaneleri anlatılmaktadır. Ancak bana göre en büyük engel o günkü Türk ekonomisinin gücünün ve büyüklüğünün uçak sanayinin kurulup geliştirilmesine yeterli olmamasıdır. Nitekim Atatürkün emirleriyle kurulmasına karar verilen THK için bile 40 bin Tl çok zor bulunmuştur. Ünlü tarihçi Cemal Kutay'ın bu konudaki yazıları okunursa gerçek daha iyi anlaşılır. Gerçek şudur ki Türkiye bu günde uçak üretememektedir. Özellikle de sertifikasyon konusunda yaşanan sorunlar ortadadır. 

Ayrıca, Türkiye'nin 7 Aralık 1945 tarihinde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), 1956 yılında Avrupa Sivil Havacılık Konferansı (ECAC) ve 1988 yılında Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyet Teşkilatı EUROCONTROL ve 2001 yılında daha sonra kapatılarak Türkiye'nin dışarda bırakılarak sadece AB üyesi ülkelerin üye olabildiği EASA'nın kurulduğu Ortak Havacılık Otoriteler Birliği (JAA) üye olarak evrensel standartlarda havacılık yapması da Türk sivil havacılık tarihi bakımından bir başka dönüm noktasıdır. 

Ancak, 70 üniversitenin 77 bölümünde havacılık eğitimi verilen ve her yıl yaklaşık 15 bin öğrencinin mezun edildiği ülkemizde uluslararası standartlarda eğitim verilmediği için bu kuruluşlarda çalışan Türk sayısı bir elin parmakları kadar azdır ve bu çok üzücüdür. Mezun olan bu 15 bin öğrencinin yaklaşık olarak 2000'nin ancak iş bulduğu, geriye kalanların ise hipermarketlerde ve pastanelerde çalıştığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Havacılık eğitimi veren ilk üniversite olan bugünkü Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin havacılık eğitim kalitesinin artırılmasına öncülük etmesi gerekir. 

Elbette ki 1983 yılında yayımlanan 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunuyla özel sektörün de hava yolu, havaalanı ve terminal kurup işletmesine olanak sağlanması Türk sivil havacılığının uluslararası standartların da çok üzerinde gelişimine olanak sağlamıştır. Özellikle de 2003 yılından başlayarak hava taşımacılığımızın serbestleştirilmesi iç ve dış hatlarda yolcu ve kargo taşımacılığımızın Avrupa'da ilk üçte, Dünya'da ise ilk onda olmasına imkan sağlamıştır. Ülkemiz, 1.6 milyar insanın yaşadığı 36 milyar ABD Doları GSMH ve 7.6 Trilyon ABD Doları ticaret hacmine sahip ülkelere sadece 4 saat uçuş mesafesindedir. Ülkemin mevcut coğrafi durumu havacılık sektörümüzü tetikleyici niteliktedir. Geldiğimiz noktada bu gelişmeleri dikkate alarak Türkiye'nin askeri ve sivil tüm imkan ve kabiliyetleri bir araya getirerek, ve gerekli koordinasyonu da sağlayarak, 20-100 koltuk kapasiteli bölgesel uçak üretmesi şarttır. Ülkemizde bu imkanlar mevcuttur, yapılması gereken siyasi karar alınarak düğmeye basılmasıdır. Yaklaşık 20 milyon öğrenci bulunan ülkemizde öğrencilerin ve gençlerin uzay ve uçak sanayi teknolojisiyle iç içe büyümelerine imkan sağlanmalıdır. 

Eskişehir özelinde konuya bakacak olursak, havacılık sanayi ve kombine taşımacılık (Hava, Kara, Demir Yolu, Boru Hatlarıyla ve Deniz Taşımacılığı) konularında çok iyi bir alt yapıya sahip olunduğu anlaşılmaktadır. Bu taşıma modları arasında gerekli entegrasyon ve koordinasyonun sağlanarak, Eskişehir'in bir HUB haline getirilememiş olması büyük bir eksikliktir. Bu konuda bir stratejik plan var mı bilmiyorum, varsa neden uygulanmıyor, yoksa üç devlet üniversitesinin bulunduğu bu şehirde büyük bir eksiklik değil mi? Bu konuda mutlaka kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlar yapılarak yürürlüğe koyup uygulanmasını sağlamak şarttır.

Daha sonra SHGM E. Genel Md. Yrd. Haydar Yalçın ; 

“Türkiye’deki en eski & havacılık Alanındaki okul eskiden Anadolu Üniversitesi İken şimdi Yeni ismi ile ESTÜ ‘dür, gurur duyulması gerek. Özellikle Son 10 yıldır takipteyiz . Akademik kadroda Prof arttığı dönemde, İlerlemeye sağlayacak ve Dünya ile entegre olacaktır. Havacılık’a Önce bölgesel sonrasında global düzeye taşımak gerekir. Havacılık Oluşturan insan Unsurunun İngilizce konusunda yeterli düzeye çıkardıktan sonra Havayolu yer hizmetleri , bakim alanında Bütün branşlarında sektöre kazandırmak gerekir. Pilot , teknisyen gibi insan kaynağı önemlidir.

Bölgesel ve ulusal Havacılıkta, global Otoritelerle,   ( Örneğin.ICAO, 193 üyesi var)  havacılık otoriteler ile koordineli çalışmak gerekir. 

Yüksek teknolojilerde Finans çok Önemlidir. O nedenle Özel sektör ile devlet beraber yapmalıdır. ÇİN bir örnektir. Devlet-özel sektör işbirliği var  o nedenle devletin desteği şarttır. Eskişehir’de yapılacak bu havacılık ile ilgili tüm yatırımlar Ankara’nın desteğini uluslararası standartlarda alarak yapılmalıdır. 

Bir diğer konu , sanayinin Limanlarla entegre etmesi. Bu Demir yoluyla denize tabii ki havalimanına entegrasyon için Eskişehir’deki bu havaalanları kargo taşımacılığı içinde Elverişlidir.

Eskişehir , yerli ve milli havaalanı üretimi için en elverişli yerdir. 

Hürkuş, 2 kişilik eğitim uçağı Yerli Ve millidir. Eskişehirdeki insan unsuru yetişmiş ve havacılıkla ilgili tüm branşlarda altyapısı olan önemli bir faktördür bunuda kullanarak devlet olarak yapılacak tabii ki özel sektörü de içine alacak yerli ve milli hava Aracı için en avantajlı şehirdir özel sektörde bu konuda çalışmalıdır. Mesela Drone lar ; üretimde ÇİN başta Geliyor. Sizlerde kentin ileri gelenleri olarak bu üretimlere öncülük etmeli yatırımcıları davet etmeli ve Eskişehirdeki bu avantajı durumu kullanılması için insanları mutlaka bilgilendirme lisiniz. İlgili kurum ve kuruluşlar ve sizler gibi şehri düşünen ve gelişmesine çalışan özellikle değerli meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Oral Büyüksarı gibi Havacılığın mutfağından gelen insanlarla Projeler yaparak şehrin havacılıkta ülkemizde olduğu gibi dünyada da bir yerlere gelmesi için el birliği ile bu Sinerjiyi yakalamalısınız. Diğer alanlarda bizlerde uluslararası Tecrübelerimizle hem ülkemiz için hem de Eskişehir için her konuda her zaman yanınızdayız yeterki sizler adımlarınızı atın.” Dedi. 

Sertifikasyon konularına da değinen Sn. Yalçın , TAI ve EASA Havacılıkla ilgili üretimlerdeki çalışmalara sertifika verdi. Havacılık global bir sektör olduğu için burada herhangi bir ayrım yapılmaz o nedenle herkes en iyisini yapmak zorundadır çünkü havacılık kanla yazılır bunun şakası yoktur bu nedenle de uluslarası sertifikalar bu konuda çok önem arz etmektedir. 

Daha sonra söz alan SHGM Lisans müdürlüğünden emekli ve en uzun süre bu kurumda çalışmış Sn Hasan Sarıdağ söz aldı. 

“ İlk önce söylemek istediğim , motor üretimi ve motor aksesuarlarının bir kısmı  Eskişehir de de yapılıyor. Ayrıca sıha/üretim vs konularında değerli arkadaşlarımız önemli bilgiler verdi ben sizlere  eğitim aracılığı ile  sizlere sektöre yetişmiş kalifiye elaman  kazandırma ile ilgili konularda bahsetmek istiyorum. 

Malumunuz şu an Eskişehirde bulunan 3 üniversitenin yaklaşık öğrenci kapasitesi 60 bin civarındadır. Bu sayının % 10 nunun havacılığa yönlendirilemsi halinde ( pilot , hostes , yer destek personeli, teknisyen ) Ülkemiz havacılığının insan kaynak sonunu çözülür hatta yurt dışına emek trnasferi mümkün hale gelir.   Şehrin ortasında Havalimanı var, şehir alt yapısı konaklama ve ulaşım açısından çok uygun, müşteri potansiyeli sayılabilecek Ankara ve İstanbul a yakın yani tüm koşullar bunu yapabilmek için müsait. Ancak tüm bunların sorunsuz yapılabilmesi hatta lojistik ulaşım ve kargo ile entegre edilebilemsi mevcut hava alanının aktif olarak ve herkese açık bir şekilde kullanılması ile mümkün olabilir. Bu maksatla meydanın İl Özel idaersi ve İş adamları (sanayi odası/belediye vs) işletmesi devralımalıdır. Bunun örneği  ÇAYCUMA hava alanıdır. Çaycuma hava alanı İl Özel İdarsi ile özel sektör tarafından işletilmektedir. Bizler ANUHA ile birlikte buna talibiz. Alt yapının geliştirilmesi,  hem üniversiteye katkı anlamında hem de havacılık sektörünün şehirde İlerlememesi açısından çok önemlidir .

Eğer bizleri bu fırsat verilirse en güzel şekilde hem üniversitemizi kazandırırız her şehrimizi havacılıkta çok daha ilerlere gelişmesine katkı sağlarız biz her zaman bu konuda Sektördeki tecrübemizle ve kurumsal hafıza ile , İşletmeciliğimizle bu göreve hazırız. 

Aynı zamanda Pilotaj konusunda Eskişehir’in üs olmasını istiyoruz. Bugüne kadar Yetiştirdiği sektörde binlerce öğrencisi ve Havacılığın değişik branşlarında çalışan mezunu var. Yine altını çizerek tekrar etmek istiyorum Eskişehirdeki bu havalimanının işletmesi eğer üniversite ve yetkililer kabul ederse bizler onlar adına en iyi şekilde burayı işletirz ve bazı konularda hem Havacılığın hem de üniversitenin ve Eskişehirdeki hava ulaşımının canlılığını sağlarız bundan herkes memnun kalır.”

Başkan Ataç Ve Ünlüce’den Müsiad’a Ziyaret Başkan Ataç Ve Ünlüce’den Müsiad’a Ziyaret

Soru üzerine tekrar söz alan Haydar Yalçın ise uluslararası verilerle soruya cevap verdi. 

“ Pilotaj ihtiyacı Boeing ve Airbus 30 yıl içinde 20 bin uçak planlaması yapıyor. Bu demektir ki 200 bin pilota ihtiyaç olacak. 

THY 1000 uçağa çakacak, 355 uçak sipariş verdi . 

Ülkemiz 193 ülke arasında ilk 10 da , havaaracı sayısı bakımından , 

Avrupa da , en çok yolcu sayısı Londra ile aynı . Ülkemiz kargo ile Dünyada ilk 5 de yer alıyor. “ 

Dr. Sırrı Kabadayı , konuşmasında gerek havacılık gerekse sanayii’nin ara eleman sıkıntısı çektiğinin altını çizdi. Kendileri bu konularda eleman yetiştirmek için firmalar ve devlet imkanları ile ortak projeler yaptıklarını dile getirdi. Ancak havacılık gibi teknik eğitimlerde , alanda yer alarak, PRATİK Eğitimi geliştirmek için eğitim sistemini revize edilmesi gerektiğini tesbitini söyledi. Ne kadar eğitim alanda olursa o kadar hem sektörlere hem öğrenciye faydalı olacağını belirti. 

 Dr. Yusuf Şengür , kendileri tecrübeleri ile “ İlçemize Yatırımla Geri Dönelim “ sloganına karşılık, Kaptan Pilot Oral Büyüksarı ile şehre bir havacılık, pilotaj olmak üzere diğer branşlarda okul yapılanmasına devam ettiklerini , İngilizce eğitimlerini de 10 yaldır yaptıklarını söyledi. 

“Eskişehir’in Geleceği, Geleceğin Eskişehir’i “ çalışmasında genel moderatörlüğünde yapan Sn.İ.Yaşar Dedelek 

“ Bu çok değerli hazurun ve değerli bilgiler için teşekkür ediyoruz. Tecrübelere göre Kombine taşımacılık önemli , Hava -Kara-Deniz bir arada ve artık 3 üniversitesi olan bir şehir var. 5-10-20 yıllık stratejik planlar yapılmalı ve Bilimsel çalışmak lazım. Koordinasyon yapmak ve stratejik personel yetiştirmek lazım. Bu çalıştayım daha da genişleyerek tekrarı için ETG ye yeni görev düşüyor “ diyerek katılımcılara teşekkür etti.

Editör: Mustafa YILDIRIM