Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İKK Eskişehir İl Sekreteri Salih Eğerci: “İş cinayetleri kader değil, denetimsizliğin sonucudur”
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu Eskişehir İl Sekreteri Salih Eğerci, 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki ihmallere dikkat çekerek, iş cinayetlerinin önlenebilir olduğunu vurguladı.
263 madenci anıldı
3 Mart 2026’nın, 1992 yılında Zonguldak Kozlu’daki kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında 263 maden emekçisinin yaşamını yitirdiği katliamın 34. yılı olduğunu hatırlatan Eğerci, “Kozlu’da kaybettiğimiz emekçileri saygıyla anıyor; DİSK, KESK, TMMOB ve EBTO olarak onların anısını, iş cinayetlerine karşı yürüttüğümüz mücadelenin tarihsel sorumluluğu olarak görüyoruz” dedi.
3 Mart’ın Türkiye’de “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak ilan edildiğini belirten Eğerci, madenlerden inşaatlara, tersanelerden fabrikalara kadar pek çok iş kolunda emekçilerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini söyledi.
“En az 32 bin emekçi hayatını kaybetti”
AKP iktidarı döneminde en az 32 bin emekçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini ifade eden Eğerci, 2013 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndan bu yana ise en az 20 bin emekçinin hayatını kaybettiğini belirtti.
“Her gün en az 6, yılda yaklaşık 2 bin emekçi iş cinayetleri sonucu aramızdan koparılıyor. Bu tablo kader değil; denetimsiz, güvencesiz ve sermaye odaklı çalışma politikalarının sonucudur” diye konuştu.
“Denetim oranı yüzde 0,35”
Türkiye’de 2 milyon 290 bin 160 işyeri bulunduğunu ancak 2025 yılında bunların yalnızca 8 bin 161’inin iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetlendiğini aktaran Eğerci, bunun yüzde 0,35’lik bir denetim oranına karşılık geldiğini söyledi. Bu durumun kamusal denetim mekanizmasının fiilen işlemediğini gösterdiğini ifade etti.
“İşçi sağlığı kamusal sorumluluktur”
“Elverişli koşullarda çalışma hakkı”nın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu vurgulayan Eğerci, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin insan yaşamını merkeze alan kamusal bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yanı sıra 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun çalışma yaşamını düzenlediğini hatırlatan Eğerci, bu düzenlemelerin çalışanların haklarını güçlendirmek yerine işverenler lehine şekillendirildiğini savundu.
“OSGB sistemi bağımsızlığı zedeliyor”
6331 sayılı yasa ile işçi sağlığı ve güvenliği alanının taşeronlaştırıldığını belirten Eğerci, işverenin yükümlülüğünün fiilen Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) adı altında faaliyet gösteren şirketlere devredildiğini söyledi.
İşyerlerinde görev yapan iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin yaklaşık yüzde 90’ının OSGB’ler aracılığıyla sağlandığını ifade eden Eğerci, ticari sözleşme ilişkisinin uzmanların mesleki bağımsızlığını zedelediğini ve gerekli önlemlere ilişkin önerilere müdahale edilmesine yol açtığını dile getirdi.
“Sendikal haklar güçlendirilmeden çözüm olmaz”
İş cinayetlerinin yaygın olmasının bir diğer nedeninin sendikal hakların baskı altında tutulması olduğunu kaydeden Eğerci, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadan işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında ilerleme sağlanamayacağını belirtti.
“Sendikasız uzman, sendikasız işçi; örgütsüz bir çalışma yaşamı emekçileri savunmasız bırakıyor. Emekçilerin ölmeyeceği, yaralanmayacağı bir çalışma düzeni istiyoruz” dedi.
“Bağımsız ve kamusal denetim şart”
DİSK, KESK, TMMOB ve EBTO olarak bir kez daha altını çizdiklerini belirten Eğerci, iş cinayetlerinin büyük çoğunluğunun önlenebilir nitelikte olduğunu söyledi.
Bilimsel ve teknik ölçütlere dayalı, üniversitelerin, sendikaların ve meslek örgütlerinin katılımıyla idari ve mali yönden bağımsız bir ulusal işçi sağlığı ve güvenliği kurumu oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Eskişehir Bölge Temsilciliği, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eskişehir Şubeler Platformu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu ve Eskişehir-Bilecik Tabip Odası yer aldı.
“İş cinayetleri sona erene, emekçilerin yaşam hakkı güvence altına alınıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadeleriyle açıklama tamamlandı.