İşe iade davası, 4857 sayılı İş Kanunu'nun bir parçası olarak, işçilerin korunması amacıyla oluşturulan önemli bir haktır. İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, eğer kendisine fesih için geçerli bir sebep gösterilmemişse veya gösterilen sebep geçerli kabul edilemezse, fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde iş mahkemelerine başvurarak işe iade talebinde bulunabilir. Bu süreçte öncelikle arabulucuya başvurulması zorunludur ve arabuluculuk sürecinden bir anlaşma çıkmazsa, arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılabilir.

Bu süreçte İstanbul’da işçi avukatı ile çalışılması halinde süreç daha hızlı ve sağlıklı şekilde ilerleyecektir.

İşe İade Nedir?

İşe iade davası, işçinin, işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarılması durumunda, işine geri dönme talebinde bulunabileceği bir dava türüdür. Ancak her işçinin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. İşe iade davası açabilmek için belirli şartların sağlanmış olması gerekir. Bu şartlar arasında işçinin geçerli bir neden olmadan işten çıkarılmış olması, işyerinde belirli bir işçi sayısının çalıştırılması, işçinin belirli bir süre işyerinde çalışmış olması gibi hususlar yer alır.

İşe İade Davası Şartları

İşe iade davasının açılabilmesi için aşağıdaki şartların sağlanması gerekir:

●      İş Kanunu veya Basın İş Kanunu kapsamında çalışıyor olmak,

●      İşyerinde en az 30 işçinin çalıştırılması,

●      İşçinin işyerinde en az 6 ay çalışmış olması,

●      İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması,

●      İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir neden olmadan feshedilmesi,

●      İşçinin işveren vekili veya yardımcısı pozisyonunda olmaması,

●      Arabuluculuk yolunun denenmiş olması.

Muhtarlar Odunpazarı Belediyesi’nin birimlerini gezdi Muhtarlar Odunpazarı Belediyesi’nin birimlerini gezdi

Fesih İçin Geçerli Nedenler

İşverenin iş sözleşmesini feshetme gerekçesi olarak işçinin performansı, işin gereksinimleri veya işçinin davranışları gibi geçerli sebepleri gösterebilmesi gerekmektedir. Geçerli nedenler, işçinin mesleki yetersizliği, işyerindeki davranışları veya işletmenin ihtiyaçları gibi konuları kapsar. Bu tür durumlar, işverene iş sözleşmesini feshetme hakkı verir. Ancak, işçinin sendikal faaliyetlerde bulunması, cinsiyet, ırk gibi kişisel sebepler veya işçinin mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanması gibi nedenler geçerli fesih sebebi sayılmaz.

Geçerli Neden Sayılmayan Haller

İş Kanunu, işverenin iş sözleşmesini feshederken bazı sebepleri geçerli neden olarak kabul etmez. Bunlar arasında sendika üyeliği, sendikal faaliyetler, işyeri sendika temsilciliği, mevzuat veya sözleşmeden kaynaklanan hakların kullanılması, ırk, cinsiyet, medeni hal gibi kişisel özellikler, hamilelik, doğum, hastalık veya kaza sonucu işe gelememe gibi durumlar yer alır.

İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur?

İşe iade davası kazanıldığında, işveren işçiyi işe geri almak zorundadır. Eğer işveren, mahkeme kararına rağmen işçiyi işe geri almazsa, işçiye dört ila sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemek zorunda kalır. İşe iade davası sonucunda işçi, işe geri alınmasa bile, davanın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için ücret ve diğer haklarına ilişkin tazminat talep edebilir. Bu tazminatın üst sınırı dört aydır.

İşe İade Davası Neden Reddedilir?

İşe iade davası, yukarıda belirtilen şartların sağlanmaması durumunda reddedilebilir. Ayrıca, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işe iade davası açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. İşçinin, geçerli bir neden olmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmesi ve arabuluculuk sürecini tamamlaması gerekir. Bu adımlar atılmadan açılan dava, ilgili şartların sağlanmadığı gerekçesiyle reddedilecektir.

İşe İade Davası Sonucu Kaç Maaş?

İşe iade davası sonucunda işçi, işe geri alınmadığı süre boyunca maaşını alır. Ancak bu sürenin üst limiti dört ay ile sınırlıdır. Yani, işçi dört aydan uzun süre işe geri alınmamış olsa bile, en fazla dört aylık maaş alabilir. Bu maaş hesaplaması, işçinin kıdemine ve diğer çalışanların ücretlerine göre yapılır, böylece işçinin sanki işten ayrılmamış gibi ve çalışmaya devam etmiş gibi alması gereken zamlı maaşlar üzerinden hesaplanır.

İşe İade Davasında Ne Kazanılır?

İşe iade davasında kazanılan haklar arasında en önemlisi, işçinin işine geri dönüş hakkıdır. Bunun yanı sıra, işçi dört aya kadar ücret ve diğer haklara ilişkin tazminat talep edebilir. Eğer işçi, mahkeme kararının kesinleşmesini takip eden 10 iş günü içinde işverene işe başlatılması için başvurur ve işveren bu talebi yerine getirmezse, işçi en az dört ve en fazla sekiz aylık ücret tutarında bir tazminat alabilir.

İşe İade Davasında Kıdem Tazminatı

İşveren, işe iade davası açılmadan önce işçiye kıdem tazminatı ödemiş olabilir. Ancak bu durum, işçinin işe iade davası açmasına engel teşkil etmez. Eğer işçi, işe iade davasını kazanırsa ve daha önce kıdem tazminatı almışsa, kazanılan tazminattan kıdem tazminatı miktarı mahsup edilir.

İşe İade Davası Kaybedilirse Ne Olur?

Eğer işe iade davası kaybedilirse, iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli ve/veya haklı bir nedenle feshedildiği kabul edilir. Bu durumda, işçi, işe iade davası kazanıldığında elde edeceği ücret ve diğer haklardan mahrum kalır ve işverenin işçiyi işe geri alma yükümlülüğü de ortadan kalkar. Ancak, işçi, işe iade davası kaybedilse bile kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir; ancak bu taleplerin sonucu, işe iade davasının hangi gerekçeyle kaybedildiğine bağlı olarak değişir.

İşe İade Davası Kaç Duruşmada Biter?

İşe iade davasının ne kadar süreceği, davanın karmaşıklığına, mahkemenin iş yoğunluğuna ve sunulan delillerin ispat gücüne göre değişkenlik gösterir. Ortalama olarak, işe iade davaları ilk derece mahkemelerinde 1 ila 1,5 yıl içerisinde sonuçlanabilir. Ancak, bu davaların istinaf aşaması da bulunmaktadır ve istinaf sürecinin ne kadar süreceği değişkenlik gösterebilir. 2023 yılı itibarıyla, ortalama istinaf süreleri 6 ay ile 10 ay arasında değişebilir.

İşe İade Davalarında Zaman Aşımı Süresi Ne Kadardır?

İşe iade davalarında hak düşürücü süreler söz konusudur ve mahkeme bu süreleri kendiliğinden göz önünde bulundurur. Eğer süreler geçirilmişse, karşı tarafın itirazı olmasa bile dava reddedilir.

İşe İade Davası Açma Süresi Ne Zaman Başlar?

İşe iade davası açma süresi, işçiye fesih bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren başlar. İşçinin, fesih bildiriminin ardından 1 ay içinde arabulucuya başvurması gerekmektedir. Arabuluculuk süreci, zorunlu hallerde dört haftaya kadar sürebilir. Arabuluculuk süreci sonrasında işçinin dava açma süresi ise iki haftadır.

İşe İade Davasından Sonra İşverene Başvuru Süresi

İşe iade davası sonucunda mahkemenin verdiği kararın kesinleşmesini takiben, işçi, en geç 10 gün içinde işverene işe başlatılması için başvuruda bulunmalıdır. Bu başvurunun noter aracılığıyla yapılması ve 10 gün içinde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, işçi işe iade ve işçi işe başlatmama tazminatı haklarını kaybeder.

İşe İade Davasında Faiz İşler Mi?

İşe iade davası kazanıldığında, mahkeme hem tazminata hem de boşta geçen süre için ücrete hükmeder. Bu alacaklara faiz işlemekte, ancak tazminat alacağına yasal faiz oranı, ücret alacağına ise mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

İşe İade Davasını Kazanan İşçi İşe Başlamazsa Ne Olur?

Yargıtay, işe iade davası sonucunda işçinin işe başlama niyetinin samimi olması gerektiğine karar vermiştir. Eğer işçi, işverenin işe başlama davetine rağmen işe başlamazsa, işçinin gerçek amacının tazminat kazanmak olduğu kabul edilir ve iş sözleşmesinin feshi geçerli kabul edilir. Bu durumda, işe iade davası sonucu kazanılan haklar geçersiz sayılır.

İşe İade Davası Avukatsız Açılır Mı?

İşe iade davasını bir avukat aracılığıyla açma zorunluluğu yoktur; işçiler bu davayı kendileri de açabilirler. Ancak, iş hukuku konularında uzman bir avukatın desteği almak, dava sürecinin daha verimli yönetilmesine ve işçinin haklarının en iyi şekilde korunmasına yardımcı olabilir. İş hukuku, karmaşık usul kuralları, süreler ve hesaplamaları içerdiğinden, bu alanda deneyimli bir avukatın rehberliği, olası hak kayıplarının önlenmesinde büyük önem taşır. Özellikle, işe iade gibi teknik detayları ve spesifik hukuki prosedürleri içeren davalarda avukat desteği, davanın lehe sonuçlanması ihtimalini artırabilir.

Avukatsız dava takibi, işçi tarafından tercih edilebilir; ancak, iş hukuku alanındaki karmaşık yargılama süreçlerinde, sürelerin ve usulün doğru yönetilmesi için avukat desteğinin önemi göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, işe iade davası gibi önemli ve kişinin geleceğini etkileyebilecek hukuki süreçlerde, uzman bir avukattan yardım almak tavsiye edilir. Avukatın, dava dosyasını ve sunulacak delilleri hazırlama, süreç içerisinde gerekli hukuki işlemleri yerine getirme ve mahkemede işçiyi temsil etme gibi konularda sağlayacağı destek, işçinin haklarının etkin bir şekilde savunulmasını sağlayacaktır.

Editör: Mustafa YILDIRIM