Köy enstitüleri çağımıza uyarlanmalı Köy enstitüleri çağımıza uyarlanmalı

Bölge halkı yetkililerden tozun önüne geçerek yükleme yapmasını talep ediyor.
Mihalıççık'ın Karaçam Mahallesi'nde 16 yıldır maden işletmeleri tarafından çıkarılan lateritik nikel, son birkaç yıldır Yunusemre Mahallesi'ndeki tren istasyonundan vagonlara yüklenerek naklediliyor. İddiaya göre, Mihalıççık Belediyesi tarafından belirlenen madenin toplanıp yüklenme noktası, Yunusemre Mahalle'sinin çarşısının ve ilkokuluna tam karşısındayken, Türk tarihinin en önemli şair ve mutasavvıflarından biri olarak bilinen Yunus Emre'nin mezarı ve külliyesine ise 500 metre uzaklıkta. Günde 2 bin ton madenin yüklendiği alandan yükselen toz, başta ilkokulda öğrenim gören çocukları ve çarşı esnafının sağlığını tehdit ederken, bölgede KOAH, nefes darlığı gibi hastalıklarının sayısı da arttığı belirtiliyor.

Bölgenin turizminde kötü yönde etkiliyor
Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 750. doğum yılı “Uluslararası Yunus Emre Yılı” ilan ettiği Yunus Emre'nin türbesine yıl içerisinde gelen binlerce turistinde etkileyen toz, bölgenin turizminde kötü yönde etkiliyor. Mihalıççık Belediyesi'nin turistleri ağırlamak için yaptığı otelinin de karşısında bulunan yükleme alanından yükselen tozun, büyük çoğunluğu tarımla uğraşan halkın mahsullerindeki verimini de önemli ölçüde düşürüyor. Vatandaşlar madenin ülke ekonomisine katkısından memnunken, ürün tozunun havaya karışmadan yüklenmesini talep ediyor.

“Nefes darlığı, KOAH rahatsızlıkları artmaktadır”
Yunusemre Mahallesi Muhtarı Ali Acar konuyla ilgili, “Buradaki sorunumuz maden tozları. Binlerce kişinin ziyaret ettiği, dünyanın tanıdığı Yunus Emre'nin kabri başındayız. Bizim sorunlarımız maden tozundan etkileniyoruz. Madenin Karaçam Mahallesi'nde faaliyette bulunuyor. Yunusemre Mahallesi'nde de taşıma ve toplama alanı bulunmaktadır. Burada demiryolu aracılığıyla taşıması yapılmaktadır. Fakat bu demiryolu aracılığıyla taşınan madenin toplama alanı Yunusemre Mahallesi'nin merkezinde olduğu için çok sıkıntılar yaşamaktayız. Maden toplama alanıyla çarşı arası 100-200 metre uzaklıkta, okulumuza uzaklığı 100-200 metredir. Yani çok yakındır ve bu alanın biz Yunusemre Mahallesi dışına alınmasını talep etmekteyiz. Çünkü maden tozlarından dolayı sağlık sorunları yaşamaktayız. Nefes darlığı, KOAH rahatsızlıkları artmaktadır ”dedi.

“Bu madenden yararlanılacak, ama insan sağlığını da dikkate alsınlar”
50 yıldır mahallede çiftçilik yapan Mustafa Ünal ise veriminin düştüğünü söylerken şöyle devam etti:
“Aşağı yukarı 50 senedir buradayım. Bizim sorunumuz madenle değil, madencilerle de değil. Bizim sorunumuz bu insan sağlığını hiçe saymalarıdır. Okula 100 metre mesafede, çarşıya 100 metre mesafede, Yunus Emre'nin türbesine 300 metre mesafede. Yani deselerdi ki en kötü bir yeri seçin ancak burası seçilebilirdi. Maden muhakkak çıkmış bu yapılacak, Cenap-ı Allah bu nimeti vermiş. Budan yararlanılacak ama insan sağlığını da dikkate alsınlar. Karaçam Mahallesi'nde görüyoruz arkadaşlar çok mustaripler bundan. Onlar da verimlerinin çok düştüğünü söylüyorlar. Madenin içerisinde binde 2 değerinde arsenik var. Arsenik herkes de biliyor ki kanserin ana maddesidir. Binde 2 çok büyük bir miktar. Bitkilerin üzeri bir parmak toz oluyor, bu da ister istemez verimi de etkileyecek, sağlığı da etkileyecek.”

“Günlük 2 bin ton maden yüklemesi yapılıyor”
Mahallede esnaflık yapan Mehmet Emin Uslu ise halk olarak taleplerinin tozdan kurtulmak olduğunu belirtirken, “Bu alan, saha çarşıya 50 metre uzaklıkta. Çarşı merkezinde tozdan duramıyoruz. Buradan günlük bin ton mal sarılıyor. Bin tonda o taraftan sarılıyor günlük 2 bin ton maden yüklemesi yapılıyor. İnsanların sağlığına önem verilmesini istiyoruz. Madenin ya kapalı olarak vagonlara yüklenmesini, vinçlerle sarılmasını istiyoruz ya da mahallenin dışına, en az işte 4-5 kilometre dışarısında sarılmasını istiyoruz. Böyle bir madenler olduğu için halkta sürekli öksürük, astım, bronşit gibi rahatsızlıklar yaşıyoruz. Bu sıkıntılara devletimiz buna bir çözüm bulmalı” ifadelerini kullandı.

Editör: Mustafa YILDIRIM