Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) üyeleri İsmet İnönü Caddesi’nde bir araya gelerek Eskişehir’de artan asayiş olaylarına dikkat çekti.

Burada bir açıklama yapan Eskişehir Şube Başkanı Meserret Doğan,

Bugün burada,

Cumhuriyet Kadınları Derneği adına,

Eskişehir’de artan kadın cinayetlerine karşı toplandık.

Neredeyse her hafta cinayet işleniyor.

Pencereden atılan Zerin Kılınç, daha bir ay önce vurulan Ayşenur Çolakoğlu, en son beş gün önce katledilen 25 yaşındaki Tuğçe Can ve yitirdiğimiz tüm canlar…

Hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailesine ve yakınlarına bir kez daha baş sağlığı diliyoruz.

Üniversite mahallelerinde genç kızlarımız öldürülüyor.

20 yaşında, 25 yaşında, daha hayatının baharında.

Katiller yakalanıyor, hapse atılıyor.

Hatta bazen hapse de atılmıyor, iyi niyet indirimi alıyor.

Sonra yeni bir cinayet…

Bu döngü böyle devam ediyor.

Türkiye’yi yönetenlere, Eskişehir’i yönetenlere buradan sesleniyoruz:

Sivrisinekleri kovalamayı bırakın, bataklığı kurutalım.

Katil nerede, katil kim?

Katil, insanları ölüme ve cinayete sürükleyen sistemdir.

 

Ayşenur’un katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı Ayşenur’un katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı

Televizyonları açalım, her kanaldan şiddet körükleniyor. Kadına, erkeğe, çocuğa ve hayvana karşı şiddet pompalanıyor.

Aynı kanallar, kadın cinayeti olduğunda, o cinayetin görüntüleri üzerinden bile reyting kazanıyor.

Bu kadar adiler. Bu kadar ciğersizler!

Dinleri imanları para olmuş!

Sözde modernlik adına, para için kadını metalaştırıyorlar.

       İnsanlarımız işsiz. Ekonomik sıkıntılar, toplumu geriyor.

İşi olmayan kadın erkeğin eline bakıyor.

İşi olmayan erkek suça sürükleniyor.

Geçinemeyen aileler dağılıyor. Dağılan aileler birbirini öldürüyor. Yalnızca kadınlar değil, erkekler de her gün öldürülüyor. Köyde, şehirde, trafikte, evde…

 

Kadın Erkek El Ele

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:

Kadınlar toplumun yarısıdır. Kadınlar zincirlerle toprağa bağlı kaldıkça toplumun öteki kısmı göklere yükselebilir mi?

Yine Atatürk diyor ki:

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Kadınların öldürüldüğü, evlere hapsedildiği, toplumdan koparıldığı yerde kimsenin yüzü gülmez, gülemez!

Türk kadını ve erkeği sorunları birlikte çözmek zorunda!

Kadın cinayetleri nasıl çözülmez?

-Erkekleri katil ilan ederek çözülmez!

-Ölüyoruz diyerek çözülmez!

-8 Martlarda çiçek dağıtarak çözülmez!

-8 Martlarda toplum ve ahlak düşmanlığı yaparak çözülmez!

-Kadın hakları maskesiyle, devlet düşmanlığı yapılarak çözülmez! LGBT şakşakçılığı yaparak çözülmez!

-Kadın cinayetlerini görmezden gelerek çözülmez.

       Kadın cinayetleri nasıl çözülür?

1-   Çalışmayan, işi-gücü olmayan insan kalmasın. Aileler dağılmasın. İnsanların asgari refahı sağlansın. İnsanlarımız suça sürüklenmesin.

2-  Televizyondan şiddet pompalayan kanallar derhal durdurulsun. Aile birliğini, sevgiyi, saygıyı, kadının hak ettiği değeri anlatan yayınlar yapılsın.

3-  Okullarımızda kadına, çocuğa, insana saygı ve sevgi eğitimleri verilsin. Test çözerek insan yetiştirilmez!

4-  Sanatçılarımız ucuz magazinle değil, örnek aile yaşamlarıyla gündeme gelsin.

5-  Metalaşan kadınları değil, sanatçı, sporcu, emekçi kadınları ünlü yapalım. Onları el üstünde tutalım.

Kadın cinayetleri ancak böyle azalır. Topu taca atmayı, yakar top oynamayı bırakalım. Gelin, hepimiz elimizi taşın altına koyalım.

Özgecan Aslan’ın, Tuğçe Can’ın kahkahalarının çınladığı, Yarbay Songül Yakut’un kararlılıkla vatanı için mücadele ettiği, Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın heyecanla derslere girdiği, kadın erkek hep birlikte mutlu olduğumuz bir Türkiye’yi kuracağız! Söz veriyoruz!

Teşekkür ederiz, saygılarımızla…”