Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer, 6 muhalefet partisinin ortaklaşa imzaladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat metnini değerlendirdi. 

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer, 6 muhalefet partisinin ortaklaşa imzaladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat metnini değerlendirdi. 

Sarıgül'den Eskişehir’de grevde bulunan işçilere destek Sarıgül'den Eskişehir’de grevde bulunan işçilere destek

28 Şubat’ın yıldönümünde imzalanan mutabakat metnine yönelik eleştirilerini dile getiren Usluer, “Bu metin bir genel başkanlar mutabakatıdır. Toplumsal  mutabakat metni değildir. Çünkü metnin hazırlanmasında toplum yoktur, STK’lar yoktur, meslek örgütleri yoktur” dedi.

Usluer konuşmasına şekilde devam etti;

BİR RESTORASYON METNİDİR
“Tam da 28 Şubat’ın  yıl dönümünde açıklanan 6’lı mutabakat metnine dair görüşlerimizi de kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Siyasette semboller önemlidir. Sembollerin kullanımı kadar kullanılmaması da önemlidir, mesajdır. Bu nedenle mutabakat metninin 28 Şubat’ta açıklanmış olması tesadüf diye kabul edilemez, yarına dair şifreler olduğu düşünülmelidir. Açıklanan mutabakat metni Türkiye’nin mevcut sorunlarını bir kez daha dile getirmekte, “ceğiz cağız” ifadeleri ile yarına dair vaat sunmaktadır. Bir restorasyon metni”

TOPLUMSAL MUTABAKAT METNİ DEĞİLDİR
Bugün AKP’ye karşı, muhalefet eden tüm siyasi partiler aşağı yukarı benzer görüşlere sahiptir. Birkaç eleştirimizi paylaşmak istiyoruz. Öncelikle bu metin bir genel başkanlar mutabakatıdır. Toplumsal  mutabakat metni değildir. Çünkü metnin hazırlanmasında toplum yoktur, STK’lar yoktur, meslek örgütleri yoktur. Bu metinde kötünün iyisi mantığıyla 1921 Anayasası’na atıf yapılması Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş anayasası ve 1961 Anayasası’nın yok sayılması en büyük eksikliktir. Yanlıştır, doğru değildir.

BU METİNDE LAİKLİK YOKTUR EKSİKTİR
Mevcut iktidarın anayasamızın  “Laiklik İlkesi” ile sorunu vardır. Burada ki sorun, eğitim ve  yargıda en önemli etkilerini göstermekteyken, bu metinde laiklik yoktur. Eksiktir. Türkiye’nin yarınından bahsedilen bu metinde, yeni sistemde cumhurbaşkanının nasıl seçileceği belirtilmemiştir. Oysa aynı metinde “cumhurbaşkanı partisiz olacak, 7 yıl için seçilecek, görevi bittiğinde bir daha siyaset yapamayacak” gibi köşeli ifadeler kullanılmasına karşın, mutabakat metninden siyasi partiler yasasının değişimine ve neler yapılacağına dair vaatler olmasına karşın, yarına dair mutabakat metninin bir güven metnine dönüşmesine dair bir vaat yoktur. Parti içi demokrasi, eşit temsiliyet ve ön seçim nerede?

PARTİ İÇİ DEMOKRASİ EKSİKSE ÜLKEYE DEMOKRASİ GELİR Mİ?
O beğenmediğimiz 1982 Anayasası milletvekili seçimlerinde ön seçim şartı getirmişken, yarının Türkiye’si vaadinde parti içi demokrasi eksikse ülkeye demokrasi gelir mi? Atanmış milletvekilleri ile, yarına derman gelir mi? Genel Başkanlar ne isterse o mu olur? Son söz kadınlara dair. Mutabakat metninin en çok alkış alan kısımları içinde kadın olan bölümlerdi. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” adına yapılacaklardı. Biz de soralım. İstanbul Sözleşmesi’ni bu metine kim koymadı? Önümüzdeki genel seçimlerde kadınların eşit temsiliyeti konusunda ne yapacaksınız?