banner639

Atamızın Evi Selanikteyim

İşte o şehirlerden biri daha. Hani şu “çok da görecek bir şey yok, birkaç saatinizi ayırsanız yeter” diye hakkında dedikodu çıkmış şehirler vardır ya, onlardan bahsediyorum...

Atamızın Evi Selanikteyim

Kaynak: Manşet Gazetesi

İşte o şehirlerden biri daha. Hani şu “çok da görecek bir şey yok, birkaç saatinizi ayırsanız yeter” diye hakkında dedikodu çıkmış şehirler vardır ya, onlardan bahsediyorum . Bir ile konuşursunuz, daha önce Selanik’e gitmiştir ve ısrarla size orası için kısa bir süre ayırmanızı, şehrin İzmir’den farklı olmadığını  söyler durur ve bütün hevesinizi kaçırır. Getirin o arkadaşı buraya! Ben onunla bi’ konuşayım , nereden uydurmuş bunları bi’ öğrenelim, ondan sonra geçelim bu ayki gezi yazımıza …

Ve işte Selanik

Tamam şimdi size biraz Selanik’ten bahsetmek istiyorum.Evet, küçük bir şehir, evet İzmir’in amca oğlu, yer yer bayağı andırıyor, Atamız orada doğmuş, bu bilgiler hali hazırda hepimizde mevcut. Doğruya doğru, öyle ilk görüşte aşk yaşayacağınız şehirlerden de değil hani, görsel olarak büyük bir albenisi yok, inceden bir beton yığını havası hakim, yalnızca denize çıkan sokaklar bu durumu telafi edebiliyor. Ancak tüm bunların yanında hafta içi ya da hafta sonu fark etmeksizin her daim canlı olan, acayip sıcakkanlı insanların bulunduğu, şahane yemekler yiyebileceğiniz, yakınında birçok noktada denize girebileceğiniz çok tatlı bir şehirden bahsediyorum. Kışın gitseniz bile fark etmez, müzeyse müze, gece hayatıysa gece hayatı, keyif alacağınız mekanlar arıyorsanız en alası, hepsi mevcut. Üstelik buraya ulaşmak tipik bir İstanbul gününde Avrupa yakasından Anadolu yakasına ulaşma sürenizden çok daha kısa sürüyor; 1 saat kadar. Hal böyle olunca zaten Selanik’i sevmek bir anda kolaylaşıveriyor ve eminiz ki siz de gittiğinizde “abi ben nasıl bu güne kadar buraya gelmemişim” diyeceksiniz.

Karşınızda Selanik Gezi Rehberi !

Selanik’e Ne Zaman Gidilir?

“Burnunuzun dibindeki yer kardeşim, aklınıza ne zaman estiyse o zaman gidin!” demeyi çok isterdik, ama neticede gelip buradan öneri almayı bekliyorsunuz diye aşağıda bu konuyu biraz detaylandıracağım . Ama asıl düşüncemi ilk cümlemde belirtmiş oldum , çünkü hiçbir zaman kıyamet gibi soğuk olmayacak bir şehir olduğu için aslında Selanik’e canınız ne zaman isterse ya da ne zaman ucuz uçak bileti kaparsanız gidebilirsiniz. Genel olarak Ege bölgesinin güneyinde kalan şehirlerin hava durumunu göz önünde bulundurursanız, aslında Selanik’te aşağı yukarı nasıl bir havayla karşılaşabileceğinizi gitmeden önce de anlayabilirsiniz.                                                                                          

Selanik’te Yaz: Şayet denize girmek, Selanik’i bir üs olarak kullanıp Halkidiki ve civarındaki bölgelere geçmek gibi bir niyetiniz yoksa, aslında Selanik’i yazın ziyaret etme işini bir kenara koyabilirsiniz. Neden? Çünkü 25+ derecelerde şehirde dolaşmak sinirlerinizi bozabilir. Ancak bu dönem aynı zamanda şehrin gece hayatı açısından aktif olduğu, insanların sokaklara döküldüğü eğlenceli bir dönem olduğunu da kabul etmek gerek. Yine de kışın bile capcanlı bir şehir olduğunu göz önünde bulunduracak olursak bu konunun özeti şu: Sıcağa dayanıklıysanız ve güneş tepenizde sokaklarda dolanmaktan yılmayacaksanız şehre yazın da gidebilirsiniz.

Selanik’te Kış: Selanik hiçbir zaman çok soğuk bir şehir olmuyor. Öyle karla buzla cebelleşeceğiniz bir durum yok, ılıman bir iklim hakim. Üstelik Yunan halkı da tıpkı bizim gibi yaz kış fark etmeksizin kendini sokaklara attığı için kış aylarında bile içerilere kapanma ya da mekanların boş kalma durumları olmuyor. Dolayısıyla Selanik’e bir kış gezisi planlamaktan kesinlikle çekinmeyin.

Selanik’te Bahar Ayları: Çoğu şehir için favori dönemi olan bahar ayları tabii ki Selanik için de en ideal dönemlerden. Çok sıcak değil, çok yoğun değil ve fiyatlar yaz aylarına kıyasla bir tık daha düşük, çünkü yılın en turistik döneminde denk gelmemiş oluyorsunuz.

Selanik’e Ulaşım

Selanik’e ulaşım için iki seçeneğiniz var; Uçak ya da araba. Bildiğiniz üzere uçak ile işler çok kolay, çünkü İstanbul’dan Selanik’e ulaşmak 1 saat kadar sürüyor.  Ancak şayet arabayla gidecek olursanız onun da birçok artısı olabiliyor. Yürüme sevdalısı (normalde değil, gezilerde)  tabii ki şehirde arabayla dolanmanızı önermeyeceğim ama, Selanik yakınlarındaki yerlere geçerken arabanızın olması size bayağı kolaylık sağlayabilir.

Selanik Pahalı Mı?

Selanik ile ilgili, hatta Yunanistan genelinde küçük çaplı bir sorun var, o da yaşanan krizin vergi artışına etkisi. KDV oranı %24’e kadar çıktığı için, çok turistik bir şehir olmamasına rağmen Selanik’te de fiyatlar biraz fırlamış durumda. Fırlamış dediysek, öyle İskandinav ülkeleri kadar çılgın düşünmeyin tabii ama, inceden bir Milano standartlarına yaklaşmış olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki halk da, turistler de bu durumdan bayağı şikayetçi. O yüzden küçük şehre gidiyorum, burası kesin çok ucuzdur diye düşünmemekte fayda var.

Selanik’te Konaklama

Selanik’in küçük bir şehir olmasının en büyük avantajı, nerede kalırsanız kalın herhangi bir yere uzak hissetmeyecek olmanız. Dolayısıyla kalacağınız noktayı aslında tamamen bütçenize göre seçebilirsiniz.

Selanik Gezilecek Yerler

Selanik’te gezilecek yerler listesi pek çok büyük şehre kıyasla kısa bir liste olabilir. Ancak tabii ki bu şehirde günlerinizi geçiremeyeceğiniz ve bundan bayağı keyif almayacağınız anlamına gelmiyor. Aslına bakarsanız bu tam da benim  sevdiğim gezi tiplerinden! Şehirde çok fazla gününüz olmasa bile hem gezecek görecek yeriniz mevcut, hem de şehrin sokaklarında kaybolacak, restoranlarını, kafelerini deneyecek, insanlarını tanıyacak vaktiniz oluyor. Şimdi gelin Selanik’te gezilecek görülecek yerlere bi’ göz atalım:

White Tower (Beyaz Kule)

Beyaz Kule tam anlamıyla Selanik’in simgesi. Nerede bir Selanik fotoğrafı, nerede Selanik’le ilgili bir broşür, orada Beyaz Kule. Kulenin tarihi 15. yy’a kadar dayanıyor ve Selanik’in meşhur sahil şeridinde tüm heybetiyle yer alıyor. Tam olarak hangi tarihte yapıldığı konusunda uzlaşılamadığı gibi, bazılarına göre kulenin Mimar Sinan tarafından yapıldığı gibi bir düşünce bile var, kim bilir…Bir zamanlar hapishane olarak da kullanılan kule aynı zamanda “Kanlı Kule” adıyla da biliniyormuş, onu da yerlisinden duyduk.

Atatürk’ün Evi

6-7 yaşlarından itibaren Selanik’in varlığından haberdar oluşumuzun temel sebebi cümleyi tabii ki siz de hatırlıyorsunuzdur: “Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik’te doğdu”. Evet Atamız Selanik’te doğdu ve günümüzde evi hala ziyaret edilebiliyor. Apostolou Pavlou Sokağı, 17 numarada bulunan ev üç kattan oluşuyor ve her katını ücretsiz olarak gezebilme şansınız var. Her bir katta Atatürk’ün hayatına ve yaptıklarına dair bilgi edinebileceğiniz açıklamalar ve video çalışmaları bulunuyor. Bunu yanı sıra giriş katında o dönemdeki koşullar baz alınarak eskiden evin içinin aşağı yukarı nasıl göründüğüne dair bir maket de oluşturulmuş. Üst kata çıktığınızda Atatürk’ün bir balmumu heykelini görebilmeniz de mümkün. Hemen karşısında ise doğduğu oda yer alıyor.

Atatürk’ün Evi ile ilgili birçok kişinin şikayet ettiği bir durum var, o da içindeki eşyaların bir süre önce kaldırılmış olması. Hazır orada konsolosluk çalışanlarından Muhammet Bey ile tanışmışken kendisine onu da sormadan geçmek istemedim. Kendisi önceden var olan eşyaların da Atatürk’e ya da ailesine ait olmadığını, sadece o dönemin koşulları göz önünde bulundurularak yerleştirilmiş eşyalar olduğunu, bu sebeple evin içini Atatürk’e dair daha çok bilgi verebilecekleri şekilde yeniden düzenlediklerini ve günümüzdeki halini aldığını söyledi.

Selanik Arkeoloji Müzesi

Yunanistan topraklarında yer alan herhangi bir şehirde arkeoloji namına bir şey görmemek mümkün mü? Tabii ki Selanik’te de bir arkeoloji müzesi mevcut. Müze, Kuzey Yunanistan’da yapılan kazılardan ortaya çıkan eserleri kapsıyor ve “Tarih Öncesi Dönem”, “Şehirlerin Doğuşuna Doğru” gibi farklı temalara ayrılıyor. Çok büyük bir müze olmamasına rağmen gayet başarılı bir müze oluşturmuşlar, bizce en az 1 saatinizi buraya ayırabilirsiniz. Ayrıca müzede her şeyin İngilizce açıklaması mevcut olduğu için öyle “çanak çömleğe boş boş bakıyormuş gibi” hissetmiyorsunuz, bayağı verimli oluyor. Bu arada giriş kısmındaki 6 dakikalık video çalışmasını izlemeyi es geçmeyin, adeta 1000 yılı özet geçiyor ve ardından müzeyi gezmek çok daha anlamlı oluyor.

-Giriş ücreti 8 Euro. Öğrenciler için 4 Euro. Öğrenci kimliği şart.

-Her gün 8:00 – 20:00 arası açık.

-Adres: 6 Manoli Andrikou Street

Selanik Arkeoloji Müzesi- Aristotelous Meydanı

Her yeri Türkiye’den bir noktaya benzetmezse ölecek hastalığına yakalanmış ülkenin insanları olarak bu meydanı tabii ki oraların Taksim Meydanı şeklinde tarif edeceğim. Şehrin tam anlamıyla göbeği olan ve Yunaninstan’ın en büyük meydanlarından biri olarak kabul edilen Aristotelous Meydanı, aynı zamanda görsel olarak muhteşem çekici olmayan Selanik’in en güzel yerlerinden biri de sayılabilir. Kendinizi bu meydandan aşağı saldınız mı zaten denize ulaşıyorsunuz, ki bizce bu Selanik’in en güzel yönü, her yol denize çıkıyor!

Meydanın en ünlü noktalarından biri Hotel Electra. Şayet burada konaklayacak olursanız tepesinde havuz var-mış. Yok kardeş ona para vereceğime başka şey yaparım diyorsanız en azından terasında kahvaltı yapabilir ya da bir çay, kahvelik oturabilirsiniz, manzara şahane.

Saint Dimitrios Kilisesi

Hagios Demetrios adıyla da duyabileceğiniz bu kilise, Selanik’in en önemli kilisesi. Bizans döneminde yapıldığı için o dönemin mimarisini yansıtan kilise uzun yıllardır ayakta olması sebebiyle birçok doğal afet, yangın vb. olay atlatmış ve günümüze kadar gelmeyi başarmış. Osmanlı döneminde bizimkiler gidip kiliseyi yağmalamaya ve içine etmeye çalışsa da çok şükür onu da atlatmış. Şu anda ücretsiz olarak gezilebiliyor ve ibadete açık. Yalnız giderken üstünüze başınıza biraz dikkat etseniz iyi olur, aksi takdirde kolunuz bacağınız çok açıksa içeri alınmayabilirsiniz.

Her gün 8:00 – 22:00 arası açık.

Ladadika Bölgesi

Selanik’teyken gerçekten Yunanistan’da olduğunuz hissetmek, sağdan soldan Fedon terk parçalar duymak, mezenin dibine vurmak ve inceden turistik bir ortama düşmek isterseniz gitmeniz gereken tek bir nokta var: Ladadika Bölgesi. Selanik Osmanlı egemenliğindeyken bir pazar alanı olarak bilinen Ladadika, aslında Selanik’in eskiden nasıl göründüğünü en iyi şekilde yansıtan yerlerden biri.  Aristotoleus Meydanı’ndan 5-6 dakika uzaklıktaki bu bölgede kafe, restoran, taverna, allah ne verdiyse hepsini bir arada göreceksiniz. Üstelik bazı noktaları trafiğe kapalı olduğu ve özellikle akşam saatlerinde acayip canlı olduğu için buralarda dolanmak bayağı keyifli oluyor. Bu bölgedeki restoranları turistik olarak değerlendirip oturmadan geçmeyin, çünkü lokaller bile buraya bayılıyor ve bu bölgede bol bol vakit geçiriyorken buraya “turist tuzağı bölgesi” damgası vurmak bize düşmüyor efenim, hiç de öyle bir şey yok!

Şehrin en popüler caddeleri başta Tsimiski olmak üzer Egnatia, Ermou, Mitropoleos şeklinde listelenebilir. Bu caddeler birbirlerine yakın, birçok popüler mağaza, restoran, kafe, bar benzeri mekanı görebileceğiniz caddeler ve şehrin en işlek noktaları. İsteseniz de istemeseniz de buralara yolunuz düşecektir ya, ben  yine de kendilerinden bahsetmeden geçmeyeyim dedim .

Biz Selanik’teki Modern Sanat Müzesi ve Çağdaş Sanat Müzesi’ni kendilerinden haberdar olmamıza rağmen ziyaret etmedik. Bizi biraz tanıyanlar konuya olan ilgimizi biliyordur, ancak bu konuda fikirlerine güvendiğimiz insanlardan ve lokallerden “henüz pek iyi durumda değiller, bizce vakit ayırmanıza gerek yok” benzeri çok fazla cümle duyunca buraları es geçerek başka noktalara vakit ayırma kararı aldık. Özellikle sevgili Emre Eminoğlu’nun “halk eğitim merkezi sergisinden hallice” yorumunu duyunca ipler koptu diyebiliriz.

Yine tercihen gitmediğimi ve ilginizi çekebilecek müzeler kontenjanından iki tanesinden bahsetmeden de geçmeyeyim, varlığından haberdar olduktan sonra gidip gitmeme kararı sizde: Museum of Byzantine Culture ve Jewish Museum of Thessaloniki.

100 yaşını görmüş ünlü Yunan sanatçı Giorgos Zogolopoulos tarafından tasarlanmış  “Umbrellas” adlı eseri görmeyi unutmayın! Sahil şeridinde yer alan ve gözden kaçırmanızın imkansız olduğu Umbrellas, 46. Venedik Bienali kapsamında da sergilenmiş ve tahmin ettiğiniz üzere öyle sağda solda sokağın üzerine koydukları renkli şemsiye akımıyla ilişkisiz bir sanat eseri. Yerlisi tarafından da pek seviliyor olmalı ki şehrin sembollerinden biri haline gelmiş.

Selanik’te Sokak Sanatı

Selanik bir günlük şehir değil, burada yapacak çok şey var diyorum da boşuna demiyorum. Özellikle farklı ilgi alanlarınız varsa, bir şehri görmeyi yalnızca şehrin 3-5 sokağından geçip birkaç tarihi yapısını görerek sağda solda check in yapmaktan ibaret saymıyorsanız bence  siz gerçek bir gezginsiniz! E o zaman bu kısım gerçek gezginler için gelsin.

Beni  Instagram’dan da takip ediyorsanız zaten sokak sanatına olan ilgimden haberdarsınızdır. Selanik’e gitmeden önce küçük bir araştırmaya girişince şehirde enteresan mural çalışmalarının yer aldığını fark ettik ve tabii ki onları görmeden şehirden ayrılmama kararı aldım. Özellikle komşuda yaşanan krizden ve sorunlardan sonra insanlar yaşadıklarını dışa vurmanın yeni yöntemlerini aramaya başlamışlardı ve sokak sanatı da bu yöntemlerden biriydi. Zaten şehrin sokaklarında kaybolduğunuz süre boyunca etrafta PAOK taraftarlarının saçma sapan karalamaları dışında göreceğiniz çoğu yazı politik içerikli. Fakat bunlar dışında bayağı iyi çalışmalara da rast gelebiliyorsunuz.

Selanik Sokak Sanatı

Bu noktada şanslı insanlar olarak sevgili Roza ile tanıştım ve sayesinde şehrin en iyi sokak sanatı örneklerini onun rehberliğinde beraber keşfetme fırsatı yakaladım. Roza acayip bir kız, ciddi anlamda “çok yönlü” bir insan. Marketing bölümünden mezun olmuş, event organizasyonları yapıyor, müzik etkinlikleri düzenliyor, çeşitli sanatçılarla çalışıyor ve tüm bunların yanında Selanik’te sokak sanatı etkinlikleri organize etmekle kalmayıp, konuyla ilgili kimseleri sokak sanatı turlarına çıkarıyor. Buna sadece sokak sanatı turu olarak bakmamak lazım, zira Roza bizim Selanik’e tekrar gidince mutlaka görüşeceğimiz bir dostum haline geldiği gibi, bana şehirle ilgili birçok bilgi de verdi, bayağı şahane bir turdu. O olmasa üniversitenin içine girebileceğimi ya da birçok noktaya uğramayı akıl edeceğimizi bile sanmıyorum.Şayet ilgilenirseniz sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Orada hem görebileceğiniz sokak sanatı örnekleri mevcut, hem de tur için rezervasyon yapabilirsiniz.

Selanik turunu burada noktalıyor, ve başka yerler için yola çıkıyorum... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner1002

banner877

banner995