İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten: “Öncelik merkezdeki riskli yapıların dönüşümü olmalı”
İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten, kentte artan ruhsat sayıları, kentsel dönüşüm çalışmaları ve yeni imar alanları tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gökten, ruhsat artışının tek başına kentsel dönüşüm anlamına gelmediğini belirterek, önceliğin merkezdeki riskli yapıların yenilenmesi olması gerektiğini vurguladı.
“Kentsel büyüme ile kentsel dönüşüm karıştırılmamalı”
Dünyada ve Türkiye’de ekonomik büyüme ve daralma dönemlerinin yaşandığını hatırlatan Gökten, inşaat sektörünün de bu dalgalanmalardan doğrudan etkilendiğini söyledi. Ruhsat artışının doğru okunması gerektiğini ifade eden Gökten, “Eski binalar yıkılıp yerlerine yenileri yapılıyorsa bu kentsel dönüşümdür. Ancak boş arsaların yapılaşmaya açılması kentsel dönüşüm değil, kentsel büyümedir. Bu ayrımı net yapmak zorundayız” dedi.
“İnşaat, ekonomiyi birçok sektörde hareketlendirir”
Artan maliyetlere rağmen müteahhitlerin üretim çabası içinde olduğunu belirten Gökten, Türkiye’de ekonomik krizlerden çıkışın çoğu zaman inşaat sektörü üzerinden arandığını söyledi. İnşaat sektöründeki hareketliliğin mutfak dolabından aydınlatmaya kadar birçok alt sektörü etkilediğini ifade eden Gökten, “Ancak ruhsat kesilmesi tek başına yeterli değildir. Hangi projelerin gerçekten başladığı ve tamamlanabileceği analiz edilmelidir” diye konuştu.
“1999 öncesi binaların dönüşümü teşvik edilmeli”
Özellikle 1999 öncesi inşa edilmiş yapıların dönüşümünün teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Gökten, gerçek bir kentsel dönüşüm sürecinin belediyeler, merkezi yönetim ve tüm ilgili kurumların iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Yapı stokunun doğru şekilde yenilenmesi gerekir. Bunun iki önemli sonucu olur: Binalar depreme karşı daha dayanıklı hale gelir, aynı zamanda istihdam ve ekonomik hareketlilik sağlanır” dedi.
“Finansman en büyük engel”
Eskişehir’de kentsel dönüşümün belirli bir ivme kazandığını ancak sürecin önündeki en büyük engelin finansman olduğunu belirten Gökten, merkezi yönetimin destekleyici ve sübvanse edici adımlar atması gerektiğini dile getirdi. Belediyelerin ise imar planları ve yapılaşma koşullarında kolaylaştırıcı düzenlemeleri hızla hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.
“Merkezi ve değerli bölgeler dönüşmeli”
Gökten, Eskişehir’in depreme hazırlanabilmesi için özellikle Yunus Emre Caddesi, Atatürk Caddesi ve Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi gibi merkezi bölgelerin dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Bu alanlarda oluşacak değer artışının adil biçimde dağıtılabileceği projelere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Yeni imar alanları açıldığında merkezdeki dönüşümün zorlaştığını kaydeden Gökten, özellikle Söğütönü bölgesinde yüksek fiyatlı konut satışlarının müteahhitleri yeni ve cazip alanlara yönlendirdiğini söyledi. Bu durumun merkezi ve riskli bölgelerin dönüşümünü yavaşlattığını dile getirdi.
“52 bin binanın 6 bini acil dönüşüm bekliyor”
Yapılan incelemelerde 52 bin binanın değerlendirildiğini ve bunların 6 bininin acil dönüşüme ihtiyaç duyduğunun tespit edildiğini açıklayan Gökten, “Olası bir depremde bu 6 bin bina ya yıkılacak ya da ağır hasar alacak durumda. Bu çok ciddi bir tespit” dedi.
Bu sürecin yalnızca belediyeler ya da kanun koyucular tarafından çözülemeyeceğini vurgulayan Gökten, vatandaşın da fedakârlık yapması gerektiğini ifade etti.
“120 metrekarelik eski bir daire yerine 100–110 metrekarelik, daha güvenli ve teknolojik bir eve geçmenin uzun vadede daha doğru bir tercih olduğunu kabul etmeliyiz. Tüm paydaşların yapıcı ve sorumlu davranması gerekiyor” diye konuştu.
Gökten, şu aşamada önceliğin yeni imar alanları açmak değil, mevcut ve riskli bölgelerde imar revizyonlarını yaparak merkezdeki dönüşümü hızlandırmak olması gerektiğini sözlerine ekledi.