Akıllarda kalan ve yürek yakan bir röportajını hatırlatan Yer, “Sokak röportajında yaş almış bir teyzemiz Ramazan pidesinin kokusunu çok canının çektiğini ama alamadığını söyleyerek borç aldığı 100 lira ile ilaç almaya gittiğini ve ayakta zor durmasına rağmen bu yaşta bulaşık yıkamak için iş arıyorum diye söylemişti.” ifadelerini kullandı. Bu görüntülerin vicdanı olan herkesin vicdanını sızlattığını belirten Yer, “Toplum olarak öylesi bir duruma geldik ki mağduriyetlerin, muhtaçların, ihtiyaç sahiplerinin oldukça artması ve maalesef buna karşı sorumluluk sahiplerinin bunu görmemesi, seslere kulaklarını kapatması bizi çok ama çok rahatsız etmektedir.” şeklinde konuştu.

Yaklaşık 16 bin 500 kişilik bir asli kitle olan aileleriyle nüfusun yarıya yakın oranına karşı gelen emeklilerin bu dönem dışında hiçbir zaman ötelenmemiş, görmezden gelinmemiş ve dikkate alınmadığı bir dönem olmadığını vurgulayan Gürol Yer, şöyle konuştu: “31 Mart yerel seçimlerine çok kısa bir süre kalması sebebiyle ve oy korkusuyla toplumun en mağdur kitlesi olan emekliler üzerinde yine hesaplar yapıldığı ve sözde müjdeler ile bir şeyler verileceği konuşulmakta. Popülist olarak verilecek günü kurtaracak hiçbir rakam ve oran mağduriyet yaşanan emeklilerimizi rahatlatmayacaktır. Yüzde elli arttırdık denilen bayram ikramiyesi çare değildir. Hakkaniyeti zedeleyen maaş artışları yetersiz ve anlamsızdır.”

İYİ Parti olarak hükümete seslenen Yer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emeklilere en azından 11.000 TL bir seyyanen zam verilmeli, Bayram ikramiyesini en az 7.000 TL yapın, en düşük emekli, dul ve yetim maaşını asgari ücret seviyesine getirilmelidir. 2008 Yılında iktidarın yaptığı düzenlemeyle bozulan emekli maaş bağlama oranı yeniden gözden geçirilmelidir. 22.000 TL açlık sınırı, 57.000 TL yoksulluk sınırı olan bir ortamda talep edilen rakamların bile düşünülmesi gerektiği görülmektedir. Yoksa 31 Mart Pazar günü emeklilerin hesap sorma günü olacaktır. Buradan tüm emeklilerimiz ve vatandaşlarımıza sesleniyoruz. Bir hafta sonra Pazar günü yapılacak seçimde vatandaşı görmeyen, derdiyle dertlenmeyen, ben yaptım, ben bilirim kibirlinde olan siyasal iktidara yaşadığınız mağduriyetin esas sorumlusu olduğunu hatırlatacak ve kendilerine gelmelerini sağlayacak ya da en azından düşünmelerine sebep olacak bir ikazın verilmesi elzem olmuştur.”

                                                                              

Editör: şenay Yıldırım