Kültür sanat

Emirdağlılar Birlik Beraberlik Platformu/Emirdağ Federasyonu

Abone Ol

HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL - ESKİŞEHİR

‘Emirdağ İçin Bir Hizmet Yolculuğu: Aziziye’den Federasyona yolculuk’ Eskişehir’de yaşayan Emirdağlılar tarafından ilgi gördü.

Emirdağlılar Birlik Beraberlik Platformu / Emirdağ Federasyonu yöneticisi Figen Ayrancı yaptığı yazılı açıklamasında şunları söyledi:

Sene1994-1995. Bir türlü bir araya gelemeyen, yıllarca konuşulan bir vakfı hayata geçiremeyen hemşerilerimizin hikâyelerini dinleyerek büyüdük neredeyse. "O zaman bir deneyelim" dedik. Aziziye Vakfı'nı Emirdağlı sanatçı Mustafa Ertorun, o dönem henüz intörn doktor olan Ünal Ayrancı ve yüksek lisans öğrencisi olan ben Figen Emeksiz, cebimizde paramız, arkamızda büyük bir maddi güç ya da destek olmadan üç genç olarak kurduk.
Demek ki kurulmama sebebi imkânsızlıklar değilmiş dedik ve bizimle yürümeyi kabul eden eğitimcisi, öğrencisi, genci ve yaşlısıyla 30-40 kişilik bir ekiple tam hız koşmaya başladık. Vakfın yayın organı olarak Aziziye Dergisi'ni çıkarmaya başladık. Çıkarsız, samimi ve hizmet aşkıyla koşturan bu bir avuç genç; Eskişehir’de, Emirdağ’da, yurt içinde ve yurt dışında büyük kabul gördü. Aziziye (Emirdağ’ın eski ismidir).

Çok kıymetli isimler yanımızda oldu, çabamıza destek verdi. Ankara’da TRT’den Sayın Nevzat Ay ve iş insanı Alpaslan Güzle; Devlet Planlama Teşkilatı’ndan Sayın Uğur Emek; Meclis’te Sayın Cengiz Sağlam; İzmir’de o dönem Yaşar Holding’de yönetici olan ve Emirdağlıları bir araya toplayan Sayın Ömer Faruk Yaldızkaya; rahmetli albayım Sayın Halil Erenoğlu; İstanbul’da Türkiye ve dünyada özellikle karaciğer hastalıklarında duayen rahmetli Sayın Nijad Bilge; iş insanı Sayın Ruhi Çınar ve ismini sayamadığım pek çok Emirdağ aşığı hemşerimiz, bürokratımız bizlere destek oldu. 5000 den fazla ismi portföyümüze kaydettik, dergilerimizle kendilerine ulaştık, anılarını, yazılarını, şahit oldukları tarihimizi dergimizde yayınladık.
Neler mi yaptık?
30 küsur köyü bizzat ziyaret ederek dergimizde tanıttık.
8 kitap bastırdık.
Tez Köyü Şehitliği’ni yaptırdık.
Suvermez yolu ilk trafik ışıklandırmasını ve köylerde sağlık taramalarını gerçekleştirdik.
Onlarca etkinlik düzenledik. Emirdağ konulu şiir yarışmaları, konserler, tiyatro, defile...vs
Yurt dışında, Belçika Türk Federasyonu’nda Sayın Tuncer Sarı ve Sayın Metin Edeer öncülüğünde 30 kişilik ekiple "Çatallı Köy" oyununu sahneledik, Türk Haftasına katıldık konserler verdik.
Peki sonra hatta sürecimiz devam ederken ne mi oldu? Klasik engelleme ve karalama çalışmaları başladı. En son "Siz gençsiniz, vakfı bize verin" baskıları yapıldı. Sonunda 1997’de Emirdağ Vakfı kuruldu. "Olsun" dedik, hizmet hizmettir. Memlekete hizmet için yola çıkan herkes değerlidir dedik ve yolumuza devam ettik.
Zaman evrildi; Akademik kariyerlerimiz ve ailevi sorumluluklarımız nedeniyle vakfı bir süreliğine askıya aldık. Ama esas sebep, biraz da yorulmuş, bıktırılmış olmamızdı. Yine de Emirdağ için yapılan her çalışmada yer almaya gayret ettik. İmkân ve yol oluşunca "aktifleşelim" dedik; büyük beklenti ve amaçlarla Emirdağ Platformu’nun kuruluşunda yer aldık. Daha geniş katılımlı, yıllardır hüküm süren "yerli-köylü" ayrımını bitirecek bir oluşum hayal ettik. Yine olmadı; yine kişisellik öne çıktı, "biz" yerine "ben" denildi. Bu yüzden platformu kurucu dernek başkanlarının ortak kararıyla sonraki aşama olan federasyona çevirdik.
Bir kez daha bu da "Olsun" dedik. Vazgeçmedik. Bir sonraki planlı aşama federasyondu. Bu kez hayaller askıda kalmasın istedik. Bugünkü imkân ve tecrübemizle, 30 yıldır ispatladığımız o çıkarsız ve samimi duruşumuzla yola devam ettik. Bugün federasyonun kuruluş aşaması tamamlanmak üzere. Yüreği gerçek memleket sevdasıyla çarpan, sözde değil 'özde' Emirdağlıyım diyen, koltuk sevdası, güç zehirlenmesinden uzak çok değerli insanlar ve dernek başkanlarımızla Ahmet Eryürük başkanlığında yolumuza devam ediyoruz. Kişilerle, egolarla ve iftiralarla önümüzü kesmeye çalışanlarla, resmi zeminleri olmadan meydanlarda koşturan, afaki demeçlerle, temelsiz söylemlerle varlıklarını kabul ettirmeye çalışanlarla asla muhatap olmadan ilerliyoruz.
Farklı grupların, resmi olan ya da olmayan oluşumların olması hiç önemli değil. Birden fazla STK Emirdağ’a hizmet edebilir. Zaten hali hazırda birçok derneğimiz ve vakfımız var. Meşru zeminlerde çalışan herkesi destekliyoruz. Amaç hizmetse ve samimiyetse, bu yolda herkese yer var. Biz en başından beri olduğu gibi kimseyi dışlamıyor, karalamıyor, kişilerle değil olaylarla ilgilenerek amaca doğru ilerliyoruz Yolumuz ve duruşumuz net. Tarih sayfaları çok adil yazılır. Herkes niyetiyle, yaptıklarıyla yer alır o sayfalarda. Doğrusuyla, yanlışıyla...
Şahsım adına; Emirdağ’ın ilk vakfının, ilk platformunun ve ilk federasyonunun kuruluşunda yer almaktan ve Emirdağ adına hizmet yarışını her zaman tetikleyenlerden olmanın haklı gururunu yaşıyorum. İnşallah çok daha büyük, kalabalık ve herkesi kucaklayan oluşumları gerçekleştirir; memleketimizi ve hemşerilerimizi onurlandırmaya devam ederiz’’ dedi.