Gündem

Eskişehir’de kadına flört şiddeti gerçeği

KCDP Eskişehir Temsilcisi Esra Doğan, Esgazete’ye konuştu: Eskişehir’de “modern kent” algısı şiddeti görünmez kılabiliyor...

Loading...

Abone Ol

Söyleşi: Şenay Bilik Yıldırım

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Eskişehir Temsilcisi Esra Doğan, Esgazete’ye konuştu: Eskişehir’de “modern kent” algısının şiddeti görünmez kılabildiğini belirten Doğan, özellikle üniversite kenti olan şehirde flört şiddetinin yaygınlığına dikkat çekti. “Kıskançlık sevgi değildir. Şiddet sadece cinayet değildir; kadının sözünün kısılması da, yoksulluk da, karar mekanizmalarından dışlanması da şiddettir” dedi.


Doğan, “Şiddet sadece cinayet değildir. Kadının sözünün kısılması da, yoksulluk da, karar mekanizmalarından dışlanması da şiddettir. Biz Eskişehir’de kadınların hem hayatın hem siyasetin öznesi olması için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Önce en başa dönelim… Bu platform neden kuruldu? Sizi harekete geçiren kırılma noktası neydi?

2010 yılında, Münevver Karabulut cinayetinin ardından kuruldu platform. O dönem toplum olarak çok büyük bir travma yaşadık. Ama dikkat edin, o zamanlar “kadın cinayeti” kavramı yoktu. “Töre cinayeti”, “cinnet geçirdi” gibi ifadeler kullanılıyordu.

Oysa mesele çok netti: Bir kadın, kadın olduğu için öldürülmüştü ve bu önlenebilirdi. Bizim çıkış noktamız, bunun adını koymaktı. “Kadın cinayeti” demekti. Çünkü adını koyamadığınız şeyi değiştiremezsiniz.

İsminiz çok net: “Kadın cinayetlerini durduracağız.” Peki gerçekten sadece cinayetlerle mi ilgileniyorsunuz?

Hayır, tam tersine. Cinayet şiddetin en son noktası. Eğer o noktaya gelmesini beklersek zaten çok geç kalmış oluyoruz.

Biz hem dava takibi yapıyoruz hem de önleyici çalışmalar yürütüyoruz. 6284 sayılı kanunun yazım sürecine katkı sunan kurumlardan biriyiz. Politika önerileri geliştiriyoruz. Kadınlar bize başvurduğunda sadece cinayet dosyalarını değil, her türlü şiddet dosyasını takip ediyoruz.

Ama en çok önemsediğimiz şey şu: Kadın güçlenirse şiddet azalır.

“Şiddet” dediğinizde tam olarak neyi kastediyorsunuz? Eskişehir gibi “modern” bir kentte şiddet görünür mü?

En zor soru bu aslında. Çünkü Eskişehir için “kadın dostu, modern kent” algısı var. Bu algı bazen şiddeti görünmez kılıyor.

Şiddet sadece cinayet ya da ağır fiziksel saldırı değildir. Kadının söz söyleyememesi şiddettir. Ekonomik olarak bağımlı bırakılması şiddettir. Toplumsal hayata katılamaması şiddettir.

Yoksulluk ve şiddet çok iç içe. Kadın karar alma mekanizmalarında yoksa bu da bir şiddet biçimi. Biz Eskişehir’de özellikle kadınların toplumsal ve siyasal katılımı üzerine çalışmayı seçtik. Bu, dava takibinden daha zor bir alan ama daha kalıcı bir mücadele.

Üniversite kenti Eskişehir’de genç kadınlara yönelik özel çalışmalarınız var mı?

Var ve çok önemsiyoruz. Flört şiddeti genç kadınlar arasında çok yaygın. “Beni çok kıskanıyor çünkü çok seviyor” algısı hâlâ güçlü.

Patriyarka bunu öğretiyor bize. Kıskançlığı sevgi gibi sunuyor. Oysa bu şiddetin başlangıcı olabiliyor.

5-6 haftalık flört şiddeti atölyeleri planlıyoruz. Genç kadınların şiddeti erken fark edebilmesi için bilinç yükseltme çalışmaları yapıyoruz.

Şiddete uğrayan ya da tehdit altında hisseden bir kadın size nasıl ulaşabilir?

Instagram ve X’te “Eskişehir KCDP” adıyla varız. DM kutularımız açık. Mesaj atıldığında sürecin nasıl işleyeceğini anlatıyoruz, hukuki ve sosyal destek yollarını paylaşıyoruz.

Ama bize ulaşmak için mutlaka şiddet mağduru olmak gerekmiyor. “Ben bu mücadelede yer almak istiyorum” diyen her kadına kapımız açık.

Belediyelerin kadınlara yönelik kurs ve halk evi çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok kıymetli buluyorum. Kadınların eve hapsolmasını engelliyor. Üretime katılmaları çok değerli.

Ama şunu da söylüyoruz: Keşke bu alanlarda 6284 atölyeleri de yapılsa. Çünkü 6284 sadece şiddet sonrası başvurulacak bir yasa değil, önleyici bir mekanizma. Kadını güçlendirmek için var.

Kadınlar haklarını ne kadar iyi bilirse o kadar güçlü olur.

Platformun kendi iç yapısı nasıl? Kararları nasıl alıyorsunuz?

Tamamen şeffaf ve yatay hiyerarşiyle çalışıyoruz. Geçtiğimiz pazar seçim yaptık. Üyelik süresi şartı koymadık. O gün gelen ve “Ben de varım” diyen herkes oy kullandı, aday oldu. Çarşaf listeyle seçim yaptık ve Eskişehir’de temsilci sayımızı 5’e çıkardık.

Koordinasyon ekibimiz çok renkli. Siyaset bilimi doktorası yapan da var, örgün eğitim almamış ama kendini yetiştirmiş bir kitap kurdu da var, 6 yaşında maskot üyemiz de var. Farklı kesimlerden kadınlar yan yana, rekabetsiz bir biçimde çalışıyoruz. Bu beni en çok mutlu eden şey.

Yeni katılımlar olacak mı?

Evet. 8 Mart’tan sonra “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yeni koordinasyon üyelerini arıyor” diye bir çağrı yapacağız.

“Benim bir sözüm var, bir projem var, üretmek istiyorum” diyen tüm kadınları davet edeceğiz. Kendine alan bulamayan kadınlarla yan yana gelmek istiyoruz.

8 Mart için çağrınızı da buradan yapalım…

8 Mart’ta saat 14.00’te Venedik Pastanesi önünde buluşuyoruz. Rengarenk bir kortej hayal ediyoruz.

Kadınlar kendi dövizleriyle gelebilir. Başka bir sivil toplum kuruluşunda gönüllüyseniz kurumunuzla birlikte katılabilirsiniz. Rekabet değil dayanışma istiyoruz. Yan yana durmak istiyoruz.

Son olarak… Bu mücadeleyi bir cümleyle nasıl özetlersiniz?

Kadın cinayetlerini gerçekten durdurmak istiyorsak, kadınları her alanda güçlendirmek zorundayız. Dayanışma büyüdükçe şiddet geriler. Yan yana olursak başarırız.