banner639
banner1451

Su, serbest ekonomi ile çözülmemeli

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, Eskişehir Tunç Otel’de “Su ve Enerji Çalıştayı”nı gerçekleştirdi.

Su, serbest ekonomi ile çözülmemeli

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, Eskişehir Tunç Otel’de “Su ve Enerji Çalıştayı”nı gerçekleştirdi.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bülent Erkul, suyun canlıların biyolojik açıdan en temel gereksinmesi konumunda olduğunu anımsattı. Suyla birlikte elektrik, iletişim gibi diğer sektörlerinde devreye girdiğini belirten Erkul, “Artık ulusal düzeyde su; ekonomik büyümenin motoru olarak algılanırken kamu eliyle özel sektöre iş yaratma potansiyeli haline gelmiştir. Son aşamada ise; yeni liberal ekonomi uygulamaları doğrultusunda kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin önü açılmış, su politikalarında ve su alt yapı yatırımlarında korumacılıktan vaz geçilerek talepten çok, arza yönelik politikalar izlenilmeye başlanılmıştır” dedi.

Su kaynaklarının kimin yöneteceğinin her zaman her zeminde çok önemli olduğunu ifade eden Erkul konuşmasında şunları söyledi:

“Yerine başka bir şeyin konulamaması nedeniyle su bir mal gibi düşünülemez ve kullanılamaz. Her şeyden önce su; bir kamu malıdır. Hiç kimsenin, hiçbir kuruluşun, topluluğun, sınıfın ya da devletin; suyu kirletme ve sudan kar elde etme hakkı yoktur. Bu nedenle su; serbest ekonomi çözümlerine göre değil, ekolojik çözümlerin de güvence altına alındığı bir sistemle yönetilmelidir, diyoruz ve bunun böyle olmasını savunuyoruz.

Enerjiyi güvenilir, temiz, ucuz ve süreklilik oluşturabilecek şekilde elde etmek gerekmektedir. Bu bağlamda yenilenebilir bir kaynak olan sudan elektrik enerjisi elde edilmesinden dolayı Hidroelektrik Santraller temiz bir enerji türü olarak ele alınmaktadır. Ancak, HES’lerin inşaat ve işletme süreçlerinde doğaya ve insanlara yönelik çoğu zaman geri dönüşü mümkün olmayacak etkileri söz konusu olmaktadır. Ülkemizde hidroelektrik potansiyelin oldukça düşük bir kısmının değerlendirildiği düşünülürse, gelecek kuşakların daha temiz bir ekolojik sistemde yaşamaları için bu kaynaklara yatırım yapılmasının doğal bir gelişme olacağı ortadadır

İnşaat mühendisleri, su kaynaklarının planlanmasından işletmesine her aşamada tasarımcı, uygulamacı, denetimci, işletmeci, yönetici, karar verici olarak görev almaktadır. Dolayısıyla, su konusundaki tartışmaların sadece teknik konuları değil; ulusal/uluslararası su politikaları, yerel – merkezi yönetim etkileşimleri, havza yönetimi, çevresel/sosyal etkiler, su kaynakları kullanımında paydaşların sürece katılması konularını da içermesi kaçınılmazdır” dedi.

Çalıştaya katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, belediye olarak güneş enerji ile yaptıkları çalışmalar ile yenilenebilir enerji konusunda belediyenin yaptıklarını konuklarına anlattı.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe yaptığı konuşmada, İnşaat mühendisliğinin meslek oluğu kadar insana dokunan çalışmalar yaptığını belirterek “Biz ülkenin tarihi yapılarının korunması, ulaşım gibi kentlerin önündeki en büyük sorunu tartışıyoruz. İnşaat yönetimi tartışıyoruz, iş cinayetlerini tartışıyoruz. Su ve enerji; yapı yönetimi tartışıyoruz. Doğru bir yönetim göstereceksiniz birlikte olmak, kafaları yan yana getirmek birleştirmek olması lazımdır. Bu yapılmadığı sürece yetkililer u tür çalıştaylara seminerlere gelip konuşup giderler” dedi.

Su ve enerji konusunun insan odağının merkezi olduğunu ifade eden Gökçe, “Su artık alınıp satınan bir meta haline getirildi. Nüfus artışı ve göçler nedeniyle suya talip çoğaldı. Düyada 2 milyar aşkın insan temiz su bulmakta çok uzaktalar.  Türkiye su  konusunda zengin diye bilinir. Tam aksine bu konuda Türkiye’nin geleceği iç açıcı değil. Su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Devletin bu konuda önemli görevi vardır. Küresel ekonomik politikalarda suyu meta olarak görülür. Ülkenin su yönetimi uluslar arası şirketlere değil kamunun eline alması gerekir” diye konuştu.

Açılış oturumunda; DSİ Eski Genel Müdür yardımcısı İlker Özel, Porsuk’tan Karakaya’ya su mühendisliği konulu bir sunumu gerçekleştirdi. Porsuk Barajı’nın asıl yapıldığı örneklerle anlatan Özel, depremle suyla kavga edilmemesi gerektiğini vurgulayarak “Suyla kavga olmaz, suyun hapsetmeyin. Suyun akışını yönlendirebilirsiniz” şeklinde konuştu.

Birinci oturumda; Oturum’da “Türkiye ve Dünyada Su politikaları”, 2. Oturumda “Hes’ler ve Yenilenebilir Enerji”, 3. Oturumda “Kent özelinde su yapılarının durumu” tartışıldı. “Su ve Enerji Çalıştayı”  panel ve tartışma ile sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner877

banner1466