Eskişehir’de yaşayan Yılmaz çifti yardımseverlerin desteğiyle pek az eşyası olan bir evde yaşam mücadelesi verirken, Şükran Yılmaz, kronik birçok hastalığı olan 50 yıldır birlikte yaşadığı eşine bakmak için canını dişine takıyor.
İstanbul’dan Eskişehir’e gelen Yılmaz çiftinin hayat mücadelesi iç sızlatıyor. Aslen Osmaniyeli olan ve bir süre İstanbul’da yaşayan Yılmaz çifti, Eskişehir’e geldiklerinde evsiz kaldılar. Bir süre parkta yattıktan sonra hayırseverler birisinin ayarladığı eve yerleşen 50 yıllık karı kocanın evinde sadece bir kanepe ve birkaç tane yer minderi var. Yıldıztepe Mahallesi Acarlar Sokak’ta bir bodrum katında yaşam mücadelesi veren Yılmaz çiftinin dramı bu kadarla da sınırlı değil. 73 yaşındaki Cemil Yılmaz’ın hastalıklarından dolayı ayakları tutmuyor ve birkaç ayak parmağı kesik. Ayrıca şeker hastalığından dolayı görme yetisini kaybeden Cemil Yılmaz, çalışabilecek durumda değil. 50 yıldır birlikte yaşadığı eşine bakmak için canını dişine takan Şükran Yılmaz ise çözüm yolu arıyor. Farklı şehirlerde yaşayan 3 çocuğunun da durumlarının çok kötü olduğunu belirten Şükran Yılmaz, çaresizlik içinde geçen hayatlarını gözyaşları içinde anlatıyor.

“Eşim soğuktan bağırıyor”
Evsiz kaldıkları için parkta yattıklarını ve bir hayırseverin kendilerine yardımcı olduğunu anlatan 62 yaşında Şükran Yılmaz, imkansızlıklar içinde yaşamaya çalıştıklarını belirtti. Doğalgaz bağlatmak için paralarının olmadığını söyleyen Yılmaz, engelli eşinin geceleri soğuktan bağırdığını fakat çaresiz kaldığını gözyaşları içinde anlattı. Eşinin tedavisini yaptıramadığını ve bakım için yıkayamadığını anlatan Şükran Yılmaz, “Açıkta kaldık ve iki gün parkta yattık. Parkta gören birisi bizi evine götürdü. Bir süre orada kaldık. Sonra bizim durumumuzu duyan birisi bize bu evi tuttu. İki gün burada yorgansız yattık. Sonra yan komşumuz bize yorgan getirdi. Ömrüm boyunca onların iyiliklerini unutmayacağım. Ben yerde yatıyorum. Yorganım yok oradaki battaniyeyi üzerime alıp yatıyorum. Doğalgaz var, ama açtıramam ki. Doğalgazı açtırmaya param yok. Geceleri çok üşüyoruz. Sabaha kadar üşüyoruz. Eşim soğuktan bağırıyor. Ben gene bir şekilde sabrediyorum. Eşim ufak tüpü getirip yakmamı söyledi ısınmak için. Küçük tüpü yaksam yemek yapamayacağım. Yemeğimizi küçük tüpte yapıyorum. O tüpü de bir başkası verdi. Sadece elektriğimiz var. Eşim 20-25 gündür suya değmiyor. Yaralı ayaklarını yıkayamıyorum. Doktoru her gün ayağının yıkanması gerektiğini söyledi. Ama yapamıyorum. Yaşlıyım yapamıyorum. Su yok sıcak su yok. Nasıl yapabilirim ki” dedi.

“Hayatımızda ev görmedik”
Daha önce yaşadıkları illerde de hiç evlerinin olmadığını anlatan Şükran Yılmaz, hayırsever sayesinde hayatta kaldıklarını söyledi. Hastalıktan dolayı eşinin görme yetisini kaybettiğini söyleyen Yılmaz, “İlaçlarını alamıyorum. Tedavi olması gerekiyor. Sabahlara kadar bağırıyor. Kolesterol, şeker, tansiyon rahatsızlıkları var. Gözleri görmüyor. Şeker gözlerine vurmuş. Evimiz yerimiz yok. Hayatımızda ev görmedik. Ev kim biz kim? Allah razı olsun, o yardımsever bizi bu eve sokmasaydı biz ölmüştük. Elimizden o tuttu. İşi gücü rast gelsin. Sonra da Hızır gibi kayboldu. Nereye gittiğini bilmiyorum”