DSP Genel Başkan Yardımcısı Dilara Tambova, 10 ocak gazeteciler günü nedeniyle şu açıklamayı yaptı; “İnsanların, başka insanlar ve konular hakkında; belli bir fikir, tutum, kanaat, düşünce ve eylem gerçekleştirmesinde; öncelikli kural, olaylardan haberdar olmaktır. Herhangi bir konuda tutum belirlemek ve fikir beyan edebilmek için, olayın derinlemesine bilinmesi ve başka konularla da kıyaslanabilmesi için, sahip olunması gereken en önemli değer bilgidir.

Bilgiye ulaşmamıza; sadece ülkemizi ve çevremizi değil, dünyayı da tanımamıza vesile olan ve sahip olduğumuz bilgilerle kanat oluşturabilmemize zemin hazırlayan haberleşme özgürlüğü ve bu haberlere ulaşmamızın yegâne aracı basındır. İletişimin olmadığı bir toplumsal yaşam düşünülemeyeceği gibi, haberleşmenin olmadığı gelişmiş bir ülke de düşünülemez. Basının, vazgeçilmez öğesi ve temel taşını oluşturan gazetecilerimizin; her türlü koşulda çalışıp, emeğinin karşılığını alamıyor olması ve bizzat, adına çalıştığı basın kuruluşları tarafından emek sömürüsüne maruz bırakılmaları da akıl ve vicdan dışı olmanın da ötesinde; sömürü düzenin, kurumların her türlüsüne sirayet etmiş olduğunun da açık bir göstergesidir.

10 Ocak gününün, mahiyeti itibariyle bir hak mücadelesi sonucunda belirlendiği ve geçmişten günümüze, bir farkındalık yaratma çabası olduğunu unutmamak gerekir.  Sosyal ve yasal haklarını düzenleyen ilgili yasaya rağmen; emek hakkını hiçe sayan patronaj sistem ve gazete sahiplerinin, o günkü olumsuz yaklaşımı ise ne yazık ki basın ayıbımız olarak tarihimizde yerini almıştır.

Basın emekçilerimizin; bitmeyen sorunları ve emeklerinin karşılığını alamadan icra ettikleri gazetecilik mesleğinin, önemine haiz olmamak ise toplumsal bir kabahatimizdir. Sosyal bilincin artması; siyasetten sanata, spordan magazine, aktüelden bilim ve sağlığa kadar her türlü bilgiyi anında evlerimize taşıyan ve bizlere tercih yapma ayrıcalığını sağlayan haberler, basın emekçilerimizin ürünüdür.

Özellikle, siyaset ve basın bir birinden ayrılmaz bir bütündür ve topluma, birlikte yön vermektedirler. Her iki yapının da etik değerler üzerinden hareket etmeleri, toplumun pozitif yönde gelişimi açısından hayati önem arz etmektedir. 10 yılı aşan profesyonel siyasi yaşamımda, Eskişehir basının güzide temsilcileri ile çok yakın ve yapıcı bir mesai sürecimiz oldu. Fikir ve eylemlerimizi, insanlara ifade edebilmemize büyük katkıları olan, öncelikle yerel basınımıza ve tüm basın emekçilerimize partim adına teşekkür eder; 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutlarım”