Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde geliştirilen yeni soğuk plazma teknolojisi, gıda saklama yöntemlerinde önemli bir dönüşümün kapısını aralayabilir. Prof. Dr. Tamer Akan ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, Journal of Food Process Engineering’de yayımlandı.
Araştırmada, yalnızca birkaç dakikalık soğuk plazma uygulamasıyla çilek, domates ve peynir gibi kısa sürede bozulan gıdalarda küf oluşumunun büyük ölçüde engellendiği ortaya konuldu. Çalışmanın sonuçlarına göre çileklerde küf oluşumu yüzde 90’dan fazla azaltılırken, domatesler 21 gün boyunca küflenmeden kaldı. Peynir örneklerinde ise 10 gün boyunca sararma ve küf oluşumu görülmedi.
Geliştirilen sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri, kimyasal kullanılmadan ve ısıl işlem uygulanmadan çalışması oldu. Atmosfer basıncında yalnızca havanın düşük enerjiyle plazmasını üreten sistem, havadaki molekülleri aktif hale getirerek küf ve bakterilerin hücre yapılarını bozuyor.
Prof. Dr. Tamer Akan, teknolojinin klasik gıda saklama anlayışını değiştirebileceğini belirterek, “Bugün milyonlarca insan sağlıklı gıdaya erişmekte zorlanıyor. Çünkü gıdaların saklanması büyük bir problem. Geliştirdiğimiz sistemle kimyasal kullanmadan, gıdaların ömrünü uzatmak mümkün olabilir. Bu teknoloji gelecekte ev tipi gıda koruma sistemlerinin temelini oluşturabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Çalışmada çilekler üzerinde yapılan deneylerde, işlem uygulanmayan ürünlerin kısa sürede yoğun şekilde küflendiği, 5 dakika plazma uygulanan çileklerde ise 5. gün sonunda bile küf oluşumunun çok düşük seviyede kaldığı gözlendi. Domateslerde ise normal koşullarda yaklaşık iki hafta içinde bozulma belirtileri görülürken, plazma uygulanan domateslerin 21 gün boyunca küfsüz kaldığı belirtildi.
Soğuk plazma teknolojisinin yalnızca ev kullanımı için değil; marketler, lojistik depoları, ihracat zincirleri ve büyük gıda üretim tesisleri için de önemli bir potansiyel taşıdığı ifade edildi. Sistemin konveyör bantlı üretim hatlarına entegre edilebilecek şekilde tasarlanması, teknolojinin endüstriyel ölçekte kullanılabilme ihtimalini güçlendiriyor.
Araştırmada, teknolojinin pestisit kalıntılarının azaltılmasında da etkili olabileceği vurgulandı. Bu yönüyle soğuk plazma; daha güvenli gıda, daha az kimyasal kullanım, daha düşük gıda israfı ve daha uzun raf ömrü hedeflerini aynı anda destekleyen çevreci bir çözüm olarak değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Tamer Akan’ın 30 yılı aşan akademik kariyeri boyunca plazma fiziği, biyoplazma ve sağlık teknolojileri alanlarında çalışmalarıyla öne çıktığı belirtilirken, geliştirilen bu teknolojinin Türkiye’nin ileri teknoloji tabanlı tarım ve gıda çözümlerinde küresel ölçekte söz sahibi olabileceğini gösterdiği kaydedildi.





