Söyleşi: Selma Güder

Nazan Hanım, Hoş Geldiniz!

Selma Hanım ve Kıymetli Dostlar, Merhaba.

Yüreğinizin gözü ile dünya bakışınıza dair yaşanmış hikâyelerinizi dinlemeyi özledim. Eminim ki, okurlarımız da aynı düşüncededir.

Eskişehir Mevlevihane’si Kültür Derneği Tasavvuf Müziği Topluluğu’ndaki koro şefi ve keman sanatçısı olarak gönüllü çalışmalarınızın devam ettiğini biliyorum. Size ve tüm ekip üyelerinize başarılar diliyorum hocam.

Sağ olun, var olun Selma hanım.

Bugün siz değerli okurlarımı; Yunanistan’a, M.Ö. 400’lü yıllara götürmek istiyorum. 

İlaç üretimi yapan Elealı Zenon’un başından bir olay geçer. Zenon’un bütün çalışmaları ve ilaç tarifleri bir gemi kazasında yok olur.

Kendi canını zor kurtaran Zenon; bu olaya üzülmek yerine, bunun bir işaret olduğunu, başka bir amacı olması gerektiğini düşünerek, kendi felsefi akımını oluşturur.

O’na göre; irademiz dışında gelişen olaylara kaygılanmayı terk etmek, ancak iyi işler yaparak, yani iyiliğin içinde sağlanabilecektir. “Tüm kötü koşullara rağmen hayata asılmak için nedenler bulmalıyız. Bu da, iyilikle mümkün olacaktır” demiş ünlü filozof.

Nazan hocam; yaşamının ilerleyen yıllarında, İzmir’in Foça ilçesine yerleşen Zenon mücadeleci bir ruha da sahipmiş…

Evet. “Bunları neden anlattın Nazan” diye sorarsanız, benzer bir durumu ben de yaşadım. Sizler de mutlaka yaşamışsınızdır veya yaşıyorsunuz. Hayatımın bütün maddi birikimlerini kaybettiğim, kendimi çaresiz, mutsuz, adeta kuyunun dibinde hissettiğim günlerde, tam da Zenon’un dediği gibi…

Hayata tutunacak amacımı, iyiliğin içinde bularak kurtuldum. 

Sizi hayata bağlayan bu iyilik hikâyenizi nerede yaşadınız Nazan Hanım?

Bir yetiştirme yurdunda. 6-12 yaş grubu çocuklarımla.

Çalışmalarınız musiki üzerine miydi?

Oradaki gönüllü vazifem, aylarca süren bir tiyatro çalışmasıydı Selma Hanım. 

Peki,  gözlemlediğiniz kadarıyla çocuklar ve sizin adınıza nasıl geçiyordu?

Onların arasında kendi derdimi unutup, onların dertleriyle dertlendim. Her gün, onlara deva olmak amacıyla gittiğim yerden, kendimin deva bulduğumu hissederek, adeta hafiflemiş olarak çıktığımı fark ettim.

Karanlıkta Komedi isimli oyunu sahnelediler Karanlıkta Komedi isimli oyunu sahnelediler

Yaşadığım olumsuzluklar sonrası yetiştirme yurdundaki çocuklar amacım oldu ve beni hayata bağladılar.

Çalışmalarımız çok zor geçiyordu, günlerce hiçbir çalışma yapmadığım oluyordu. Çok yaramazlardı. Beni dinlemiyorlardı. Replikleri de ezberletemiyordum.

Nazan hocam, anlatımınızı, yaklaşımınızı, öğretme yönteminizi SOMET Zihinsel Gelişim Derneği’nde bizzat gördüğüm için biliyorum.  Bu yurttaki çocuklarda sizce neden böyle bir durum yaşandı? 

Sevgisizlik!

Sevgisizlik, hafızalarına zarar vermiş. Bu nedeni öğrendiğimde çok ama çok üzüldüm. O anda kendi sorunlarınız, o kadar küçülüyor ki!

O,  sizi kuyunun dibine götüren sorunlara şükreder hale geliyorsunuz.

“Zahmetsiz rahmet olmaz derler” ya hocam, tiyatro oyunu çalışmalarınız sırasında çift taraflı zorlu bir yolculuk yaşanmış. Sahnelenmesine kadarki süreçte hiç unutamadığınız bir zaman diliminiz var mı?

Olmaz mı? Çok! Ancak biri var ki, hemen paylaşayım sizlerle.

Bir gün, ben onlar için üzülürken “Üzülme hocam, biz seni çok seviyoruz” dediler.

Aylarca verdiğim emek, karşılık bulmuştu o canım yüreklerinde!

Kıymetli Hocam;  çocukların öğrenme güçlüğü nedenine “Sevgisizlik” dediğinizde aklıma hemen, Emel Sayın’ın “Sevgisiz Yaşayamam” şarkısı geldi.

“Bu hayatın yükünü, kalbimde taşıyamam. Ömrümün bir gününü sevgisiz yaşayamam…”

Ve SAHNE!  

O güzel çocukların sahnedeki performanslarını okurlarımızla paylaşır mısınız Nazan Hanım?

O günü onlar için unutulmaz yapmak istemiştim. Öyle de oldu. Her biri masal kahramanıydı.  Sahnedeki piyano;  Tuna Dalgaları Valsi’ni çalarken, canlarım, Pamuk Prenses’lerim, Sindirella’m, Rapunzel’im dans ediyordu.

Bense; içimde sonsuz huzurla bütün dertlerimden arınmış olarak, onları gururla seyrediyordum.

Yüreğinize, emeğinize sağlık Nazan hocam.

“Sevginin adı vardır, başka bir tadı vardır, özlenen yanı vardır sevgisiz yaşayamam” cümleleri ile son sözü size bırakmak isterim. 

Değerli Es Gazete Okurlarım; Hadi, ne duruyorsunuz. Siz de içinizdeki iyiliği keşfedin. Hayatı sevmek için bir amaca tutunun ve bu iyilik olsun!

Sağlıkla ve sevgiyle kalın!

Editör: şenay Yıldırım