Sağlık Haberleri

Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar

1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi.

Abone Ol

1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi.

Kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinlik düzenlendi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen 'Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli', Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu'nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal üstlenirken; Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok önemli başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele aldı.

Kanserden korunmak için sağlıklı yaşam önemli

Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını belirten Prof. Haksal, 'Özellikle beslenme ve düzenli hareketçok önemli. Ortalama 1,5 ila 2 litre su tüketimi vücut için oldukça önemlidir. Bunun yanında lif açısından zengin gıdalarla beslenmek ve hayvansal ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Sedanter yaşam birçok hastalık için risk oluşturuyor' dedi.

Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı yöntem avantaj sağlıyor

Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Haksal, 'Bazı durumlarda hastalarda 'stoma' olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torbanın geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, daha erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5-7 günlere kadar düşebilmektedir. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor' ifadelerini kullandı.

Yaş sınırı 45'e çekildi

Kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını belirten Prof. Bilgiç, 'Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı erkene çekildi. Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramalar artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında eğer polip tespit edilirse büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor' şeklinde konuştu.

Rektum kanserinde ameliyat öncesi ışın tedavisi

Rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını belirten Doç. Altınok, 'Işın tedavisi tümörü küçültmek amacıyla uygulanıyor. Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriyoruz ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturuluyor. Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapi ile tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlama ile hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor.Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolereedebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor' dedi.

Kolon kanserinde erken evrede tedavi şansı yüksek

Kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Topçu, 'Hastalık dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle tarama yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebiliyor. Kolon kanseri erken evrede yakalandığında yalnızca cerrahi tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2'de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik akıllı ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmeleri gerekiyor' diye konuştu.

Pet tetkikleri tanıda yol gösterici olabilir

Kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Dr. Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak 'Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşüktür ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Eğer alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir' dedi. Gebelerde ise radyasyon konusunun çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çakır, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin dikkatle planlandığını ifade etti.