Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı Hasan Arduç haftalık basın açıklamasında şunları söyledi;

Her geçen gün daha da fakirleşiyoruz Her geçen gün daha da fakirleşiyoruz

 “Şehrimizde geçtiğimiz hafta önemli gelişmeler yaşandı. Eskişehir Ticaret Odası organ üyeliği seçimleri gerçekleştirildi. Yeni dönem için seçilerek göreve getirilen organ üyelerini tebrik ediyorum. Kendilerine başarılar diliyorum. İnşaAllah şehrimizin ticari kalkınmasında alacakları kararlar ile katkı sağlarlar. Zira geride bıraktığımız birkaç yılda esnafımız, tacirimiz ve sanayicimiz çok yoruldu. Buna paralel olarak işçilerimiz de maddi ve manevi olarak çok yıprandı. Oda seçimleri süreci devam ediyor. Bu bağlamda seçilen ve seçilecek olanları ciddi sorumluluklar düşüyor. Allah yardımcıları olsun. SAADET PARTİSİ olarak şehrimizin kalkınması adına atılacak tüm adımları sonuna kadar destekliyoruz. Bu bağlamda müşterek çalışmaya hazır olduğumuzu buradan bir kez daha söylüyoruz.

Bir diğer önemli gelişme ise URAYSİM projesi için açılan iptal davası sonuçlandı. Bilindiği üzere proje "Demiryolu Araçları için Test Yollarının inşası" projesidir. Esasen mahiyeti itibariyle oldukça önemli ve yararlı bir projedir. Ancak projenin inşa edilmesi için düşünülen Alpu-Bozan, Odunpazarı-Karahüyük, Tepebaşı-Gündüzler, Tepebaşı-Margi, Tepebaşı-Sepetçi, Tepebaşı-Yakakayı da bulunan yaklaşık 6.000.000 m2 alandaki taşınmazların tarım arazisi vasfından çıkarılması öngörüldü. Bizim karşı çıktığımız husus işte buydu. Tarımın ve hayvancılığın önemli olduğu zamanlardan geçiyoruz. İktidar bile tarım arazilerini korumak için çalışmalar yürütmeye başladı. Böyle bir zamanda koca memlekette yer kalmamış gibi Alpu Ovasını talan etmenin ne anlamı var. Çok şükür Mahkeme bu yanlıştan döndü. Gerekçeli kararda “Dava konusu kamu yararı alınarak kamulaştırma işlemi ile bu işleme dayanılarak tesis edilen tapuya şerh verilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiş, işlemlerin iptaline karar verilmiştir” denilerek yüreğimize su serpilmiştir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen bu hukuk mücadelesinde ötürü kendilerine teşekkür ediyoruz.

Son olarak Muş Spor futbolcularının çirkin tahrikini şiddetle kınıyorum. Şehrimize geldiniz sizleri misafir ettik. Bir mücadele sonunda da galip gelerek istediğinizi öyle veya böyle aldınız. Bu çirkin tahrike ne gerek vardı? Bu spor ahlakına yakışıyor mu? Bir sporcu olarak gönlünüzde Trabzonspor yatıyor olabilir. Ancak siz Muşsporlusunuz. Bu çirkin hareketle evvela giydiğiniz formaya saygısızlık ettiğinizin farkında mısınız? Transfer sezonu geldiğinde gider Trabzonspor’un kapısında yatarsınız onlar da sizi alır veya almaz. Sırf kulübe yaranmak için Eskişehirsporumuzun nasırına basmak, yarasına tuz basmak çok kötü bir harekettir. Belki sizler bir gün Eskişehirspor forması giymek için mücadele edeceksiniz. Yüzünüz hiç kızarmayacak mı? Gerek var mıydı buna? Spor mücadeledir ve sahada yapılır. Saha dışında ise artık sporcunun vazifesi bitmiştir. İşi idman yapmaktır. Kalkıp bir kulübün yumuşak karnından vurmak değildir. Bir camiayı üzecek tavır ve tutumlardan kaçmak hepimizin vazifesidir. Hafif nüktelere hepimiz güleriz. Ancak yaşanan çirkin tahrike nükteydi, şakaydı, dokundurmaydı deyip geçemeyiz. Kendilerinden bir özür bekliyoruz. Elbette işi bir kan davasına dönüştürecek değiliz. Mesele bir bakıma Eskişehirsporumuza yapılanın ötesinde sporun bu çirkinliklerle anılacak olmasıdır. “