Mikroenjeksiyon tedavisi, bir erkekten özel olarak alınan sperm hücrelerinin  anne adayının rahmine bırakılması tedavisidir. Mikroenjeksiyon işleminde öncelikle fallop tüplerine erişen sperm sayısını en üst seviyeye çekmektir.  Ne kadar fazla sperm fallop tüplerine ulaşırsa döllenme başarısı da o kadar yüksek olur. 6-12 ay arasında cinsel ilişkiye rağmen hamilelik başlangıcı olmadığında kısırlık olduğu düşünülür. Bu durumda aşılama tedavisi masaya yatırılır. Özellikle erkeklerde sperm hareketliliği azsa bu yönteme başvurulabilir.

Bunun dışında anne adayının rahim ağzında salgılanan salgının baba adayının spermini hareket ettiremediği zamanlarda da aşılama tedavisi yapılabilir. Baba adayından özel yöntemlerle sperm hücreleri alınır. Daha sonra bu spermler anne adayının rahmine bırakılır. Uygulama sayesinde başarılı gebelik olasılığı yükselir.

Uygulamada rahim içine sperm transferinde özel enjektörler kullanılır. Aşılama tedavisi sonrasında özellikle tüp bebek tedavisinde yüksek başarı oranı sağlar. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerde aşılama tedavisi uygulanabilir.

Anne adayının fallop tüplerinde problem varsa aşılama tedavisi yapılamaz. Aynı zamanda pelvik enfeksiyonu bulunan kadınlarda da aşılama tedavisi yapılması önerilmez.  Çikolata kisti vakalarında da bu tedaviye başvurulmaz.

Bkz: Mikroenjeksiyon (ICSI) Nedir, Nasıl Yapılır?

Mikroenjeksiyon Tedavisi Hangi Durumlarda Yapılır?

Mikroenjeksiyon tedavisi içim bazı şartlar olması gerekiyor. Öncelikle düzenli cinsel ilişkiye rağmen çiftlerin başarılı bir gebelik oluşturamamış olması gerekiyor.  En fazla 12 aya kadar korunmasız bir şekilde cinsel ilişkiye girdiyseniz çocuk sahibi olamama durumunda alternatif bir tedavi yöntemi olarak uygulanabilir.

Mikroenjeksiyon tedavisi için hem anne adayının hem de baba adayının uygun olması gerekiyor. Bu yüzden iki taraf için de detaylı inceleme yapılır. Daha sonra aşılama yöntemine başvurulup vurulmayacağına karar verilir.

·        Anne ve baba adayında kısırlık nedeni belirlenemediğinde uygulanabilir.

·        Anne adayının rahminde sıvı problemleri olabilir. Bu problemler rahim üzerinde spermin kabul edilmemesi halinde de başvurulabilir.

·        Baba adayının cinsel ilişki sırasında boşalma problemleri yaşaması durumunda aşılama tedavisi ile sperm elde edilebilir.

·         Anne adayının rahim dokusu üzerinden daha önce döllenmeye bağlı yaralanmalar olabilir. Bu yaralanmalar sperm girişine izin vermezse aşılama prosedürleri uygulanabilir.

·        Erkeğin cinsel ilişki sırasında boşalma sorunları yaşaması durumlarında aşılama tedavisine başvurulabilir.

Mikroenjeksiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Mikroenjeksiyon tedavisinde öncelikle anne adayının adet süreci takip altında tutulmalıdır. Bu süreçte adet döneminin ikinci ve üçüncü gününde tedavi başlar.  Mikroenjeksiyon tedavisi için öncelikle kan tahlilleri ve fiziki muayene yapılır. Daha sonra elde edilen sonuçlar ışığında anne adayının yumurta büyütme ilaçları kullanması gerekir. 10-15 gün içinde yumurta büyütme tedavisi uygulanır ve yumurtanın gelişimi ultrason ile takip edilir.

Anne adayında yumurta yeterli boyuta geldiği anda yumurta çatlatma iğnesi uygulanır. Anne adayının yumurta çatlatma iğnesi olmasından 36 saat sonra yumurtlama süreci olur. Tam bu zamana denk gelecek şekilde baba adayından sperm örneği alınır. Sperm örneği  özel bir yöntem kullanılarak yıkanır ve aşılamaya hazır bekletilir.  Bu aşamada özel bir plastik kanül kullanılır. Daha sonra sperm anne adayının dölyatağına yerleştirilir.

Baba adayından alınan spermlerin işlemlerden sonra anne adayının rahmine yerleştirilmesi çok pratiktir. Bu anda anne adayında bir acı ve ağrı şikayeti olmaz. Baba adayından alınan en kaliteli, hareketli ve sağlıklı spermler seçildiği için tedavinin başarı oranı artar. Her aşamada doğru zaman tercih edildiği için gebelik olasılığı çok yüksek olur.

Mikroenjeksiyon Tedavisi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

Mikroenjeksiyon tedavisi için hem anne adayı hem de baba adayı açısından bazı şartlar uygun olmalıdır. Ön koşul anne adayının yumurtalık üretmesi, baba adayının da sperm üretmesidir. Bu yetenekler kaybedildiyse aşılama yapılsa da döllenme başarılı olmaz. Çiftin birinde veya ikisinde kısırlık varsa öncelikle kısırlık tedavisi yapılmalıdır.

Mikroenjeksiyon tedavisi çiftlerin kısırlık tedavisi tamamlanana kadar yapılmaz. Çünkü anne adayı veya baba adayında döllenmeye engel bir durum varsa süreç başarısız olur. Öncelikle detaylı bir araştırma yapılır. Anne ve baba adayının bir engeli yoksa hemen yumurtlama tedavisi planlanır.

Mikroenjeksiyon Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Senagal’de geçirdiği kazanın tedavisini Türkiye’de buldu Senagal’de geçirdiği kazanın tedavisini Türkiye’de buldu

Mikroenjeksiyon tedavisi için baba adayının bazı ödevleri vardır. Öncelikle baba adayından elde edilen spermlerin kaliteli olması için birkaç gün evvel alkole ara verilmelidir. Aynı zamanda baba adayı düzenli kullandığı ilaçları doktora bildirmelidir. Sperm sayısını ve kalitesini etkileyecek ilaçlara tedavi öncesi ara verilmelidir.

Baba adayında olduğu gibi anne adayı için de bazı ödevler vardır. Babadan alınan spermler rahme enjektörler ile başarılı bir şekilde aktarılması adına belirli noktalara dikkat edilmelidir. Anne adayı genital bölgesini tedavi boyunca koruma altına almalıdır. Özellikle de 2-3 gün öncesinde genital bölgeye zarar verecek krem ve losyonlara ara verilmelidir. Çünkü bu kremler sebebiyle bölgede enfeksiyon yaşanabilir.

Mikroenjeksiyon Tedavisi Kaç Kere Yapılır?

Mikroenjeksiyon tedavisinde ne kadar uygulama yapılırsa başarı oranı o şekilde artar. Yani çiftler için Mikroenjeksiyon tedavisinde bir sınır uygulanmaz. Özellikle yaşı genç olan çiftler için 6-8 kez denenebilir. Mikroenjeksiyon tedavisinde her başarısızlık çiftleri psikolojik olarak da etkiler. Bu yüzden birden fazla denenmeye uygun bir yöntem olsa da  psikolojik açıdan belirli bir sınırda bırakılması önerilir.

Mikroenjeksiyon Tedavisi Başarı Oranı Nedir?

Mikroenjeksiyon tedavisi çok yaygın bir kısırlık tedavisidir. Bu uygulamada başarı oranı kısırlık sebebine bağlı değişir. Aşılama tedavisi başarı oranı normal cinsel ilişkiye göre %30’lara çıkan bir avantaj sağlar. Çiftler ne kadar fazla denerlerse başarı oranı da o kadar artar. Çiftler uzun süre evli kaldıysa ve kısırlık süresi uzunsa tüp bebek ve mikroenjeksiyon gibi yöntemler önerilir. Çünkü bu durumlarda diğer yöntemler daha yüksek başarı sağlama potansiyeline sahiptir.

Kaynak: https://ivoxtupbebekmerkezi.com/