Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Akar, eğitim camiasının beklentilerine ve sorunlarına ışık tuttu.

WhatsApp-Image-2022-03-17-at-10.30

Söyleşi Şenay Yıldırım 

Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Akar, eğitim camiasının beklentilerine ve sorunlarına ışık tuttu.

Bir dönem Çamlıca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde Okul Müdürü ve Eğitim Bir Sen 1 No’lu Şube Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüten ve 14 aydır Şube Başkanı olarak çalışmalarını sürdüren Eğitim Bir Sen Şube Başkanı İbrahim Akar, Manşet ve Esgazete’nin sorularını yanıtladı.

Sendikacılık hayatınız ne zaman nasıl başladı?

2006 yılından bu yana eğitim hayatındayım. Mesleğe ilk başladığımda sözleşmeli öğretmen olduğum için o dönemde sendikaya üye olma hakkımız yoktu. 2008 yılında sendika üyeliğim ve aktif olarak sendikal çalışmalarıma da adım atmış oldum. İlk olarak Aydın’da görev yaparken sendikada görev aldım. Sonrasında Eskişehir’e geldim. Burada ilk olarak işyeri temsilciliği ardından da Genç Memur-Sen İl Temsilciği görevlerinde bulundum. 2018 Kasım ayında Eğitim-Bir-Sen Şube yönetimine dahil oldum. Şube başkan yardımcılığı görevimin ardından ise Ocak 2021’den bu yana da Eğitim Bir Sen 1 No’lu Şube Başkanlığı görevini sürdürüyorum.

Eskişehir’de sendikalaşma oranı nedir?

Gözden kaçırmayın

Kadınlar ve gençler için umut olabilen kazanacak Kadınlar ve gençler için umut olabilen kazanacak

Bizim şu anda Eskişehir’de 4500’e yakın üyemiz bulunuyor ve kentte eğitim alanında yetkili sendika biziz. Milli Eğitim personelinin yüzde 65 civarı sendika üyesi ve bu üyelerin yarıdan fazlası da bizim sendikamıza üye durumundalar. En son Ağustos ayında yapılan toplu iş sözleşmesi kararı gereğince, sendikalı kamu çalışanlarına 3’aydan 3 aya ödenen toplu sözleşme tazminatı 500 liraya ulaştı. Bu da kamu çalışanlarının sendikalı olmasını özendirici bir unsur oldu…

ibrahim-akar

Toplu İş Sözleşmesi’nin başka nasıl kazanımları ne oldu?

6. Dönem Toplu sözleşmesinde eğitim öğretim hizmet kolunda 21 maddelik kazanım elde ettik. Bunlar sadece maaş zamları değil, 3600 ek gösterge artırımı da oldu. Bu madde sayesinde çalışanlar emekli olduğunda ikramiyelerine artı bir kazanç sağlayacak. Bu madde hayata geçerse, emekli olmayı bekleyen çok sayıda öğretmenin emekliye ayrılmasını, onlar yerine ilçelerdeki öğretmenlerin il merkezlerine tayin edilmesini ve ilçelerde boşalan kadrolar yerine de atama bekleyen öğretmenlerin atamalarının gerçekleşmesini sağlayacak. Bizim talebimiz bu maddenin eğitim alanında çalışan tüm kamu çalışanlarını kapsamasıdır. Bu madde emeklilik toplu ikramiyesinde ortalama yüzde 30 oranında bir artış kazanımı sağlıyor. Diğer bir kazanımımız da sözleşmeli personellerin kadroya geçirilmesi. Pek çok kamu çalışanımız için farklı alanlarda çeşitli kazanımlar elde ettik.

ESKİŞEHİR’DE NORM FAZLASI ÖĞRETMEN VAR

Eskişehir’de görevli öğretmen sayısı kaç, öğretmen açığımız var mı?

Türkiye’de aktif 1 milyon 200 bin öğretmen görev alıyor. Eskişehir merkezde yaklaşık 1400 norm fazlası öğretmen var. Merkezde öğretmen açığımız yok. Eskişehir eğitim şehri. Çok ciddi sayıda Eskişehir’e talep var. Bunun yanı sıra eş durumundan Eskişehir’e atanan öğretmenlerimiz var. En fazla norm fazlası öğretmen sınıf öğretmenliği, ardından İngilizce öğretmenliği branşlarında.  Bu fazlalıktan dolayı Eskişehir, ilk defa yapılan öğretmen atamalarına kapalı çünkü ihtiyaç yok.

Öğretmen adaylarının ve öğretmenlerin beklentileri, acil çözüm bekleyen sorunları nelerdir?

Türkiye’de öğretmen açığı çok var ve atama bekleyen öğretmen de var. Bakanlığın da bir an evvel bu açığın kapatılması için atamaları yapması gerekiyor. Ücretli öğretmenlik yöntemi ile bu açık karşılanıyor şu anda, ücretli öğretmen; derse girdiği saat kadar ücret alabiliyor, başka hiçbir geliri ya da hakkı bulunmuyor. Haftada en fazla 30 saat derse girebilme hakları var ve aylık kazançları bugün bir asgari ücret kadar bile etmiyor. Sigorta olarak da 13-14 günlük sigorta yapılıyor. Biz hiçbir zaman ücretli öğretmenliği bir istihdam modeli olarak kabul etmiyoruz. Ancak eğer bakanlığın bunun uygulanmasında bir mecburiyeti varsa, bu arkadaşlarımızın ücretlerinde bir iyileştirmeye gidilmesi, 30 gün tam dönem sigortalılığı yapılması gerekiyor. Ücretli öğretmenler okul nöbeti tutamıyor ve belletmenlik görevi alamıyor. Bu haklar da tanınmalı. Sınav komisyonlarında görev alamıyorlar, bu ve benzeri haklarının düzeltilmesi lazım.

DSC_0553

“KANUNDA DAĞ FARE DOĞURDU”

Öğretmenlik Meslek Kanunu geçti meclisten. Siz Öğretmenlik Meslek Kanunu’na “Destek Kanunu olarak baktığınızı ifade ediyordunuz, bu kanuna ilişkin beklentileriniz vardı. Sonuçta çıkan kanun sizin beklentilerinizi karşıladı mı? Eksikler var mıydı?

Öğretmenlik Meslek Kanunu ilk gündeme geldiğinde o zaman bu konuda Bakanlığa görüşlerimizi ve taleplerimizi sunduk. Dedik ki; öğretmenlik meslek kanunu öğretmene destek kanunu olmalıdır. Öğretmenin yetiştirilmesinden, istihdamına, emekli olana kadar görev yaptığı süre boyunca her açıdan, kendisini güvence altında hissedebileceği destek veren bir kanun olmalı. Kanunun hayata geçtiği şekline baktığımızda sanki dağ fare doğurdu. En başta öğretmene uygulanan şiddetin hiçbir şekilde kanunda yer almaması büyük bir eksiklik. Hala meslek kanununda sözleşmeli öğretmen terimi geçmeye devam ediyor. Bizim birinci önceliğimiz kadrolu öğretmenliktir. Ücretli öğretmenlikle alakalı hiçbir iyileştirme yapılmadığını görüyoruz. Taleplerimizden biri de okul müdürlerinin ve müdür yardımcılarının bu görevlerinin öğretmenlik mesleğinin yanında ikinci bir görev olmaktan çıkarılarak buna göre bir kadro düzenlemesi yapılmasıydı, ancak bununla alakalı da hiçbir madde kanunda yer almıyor. Bir diğer eksiklik de, dezavantajlı bölgelere öğretmen ataması yapılırken bu kişilere özendirici teşvik şeklinde iyileştirmeler yapılmasıydı. Ama böyle bir çalışma da yapılmadı. Temel eksiklerimiz bu şekilde. Uzman ve başöğretmen statüleri getirildi ve bu kıdem artışı ile her iki alanda öğretmenlerin gelirlerinde ciddi artışlar yaşanacak. Ancak uzman öğretmenlikten başöğretmenliğe geçiş için uygulanan ilk şart olan 10 yıllık aktif hizmet yılı çok uzun bir zaman. Ayrıca sınavda baraj not olarak belirlenen 70 puan da çok yüksek bir puan. Diğer yandan da her 10 yılını tamamlayan öğretmen uzman ve sonrasında başöğretmen olabilmeli. Sınav yapılmasına gerek duyulmamalı. Biz bunun gibi pek çok talebimizi dile getirmeye devam edeceğiz.

Diğer sendikalarla bu noktada ortak hareket edebiliyor musunuz?

Şimdi her sendikanın bu kanuna bakışı ve içeriği hakkındaki görüşü farklılık gösteriyor. Örneğin biz uzman ve başöğretmen statülerinin getirilmesinin, meslek içinde kariyer anlamında olumlu görüyoruz. Ama bu konuda farklı görüşler var. Biz kendi görüşlerimizi bakanlığa sendikamız adına sunduk, diğer eğitim sendikaları da kendi çalışmalarını yürütüyor.

Okullara verilen ödeneklerin yetersiz olmasından dolayı okul giderlerinin ailelerden temin edilmeye çalışılmasına velilerden büyük tepkiler var. Siz bu ödenek limitlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sene başında bu konuda konuşulan konu okullarda temizlik personeli ihtiyacının karşılanamaması oldu. Bu ihtiyaç önceleri İŞKUR’un Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında karşılanmaya çalışılıyordu. Ancak bu yıl İŞKUR tarafından okullara verilen temizlik personeli sayısı 3’te 2 oranında azaldı. Ve üstelik pandemiyle iç içe eğitim yapıldığı bir dönemde bu sorunun yaşanması ayrı bir problem yaratıyor. Bu yetersiz temizlik eleman sorunu karşısında da okullar okul aile birlikleri ile bunu çözmeye çalıştı ama okul aile birlikleri de ailelerin okula verdiği destekle ayakta duruyorlar. Benim görüşüm şu; Bakanlık çocukların eğitim aldığı alanların hijyeni ve onların sağlığı için bu personelin istihdamını sağlamalı. Bununla alakalı da girişimlerimiz oldu, önerilerimizi sunduk, sorunu gündeme taşıdık. Şu anda hala eksiklikler devam ediyor, sorunun çözülmesi için yeterli çalışmalar yapılmadı.

ESKİŞEHİR GERÇEK BİR EĞİTİM KENTİ

Son olarak Eskişehir için hep eğitim kenti olduğu söylenir, geldiğimiz noktada Eskişehir bu durumdan uzaklaştı mı?

Kentimiz, 3 köklü üniversitesiyle, çok sayıda özel eğitim kurumuyla ve okullarımızla, mesleki eğitim sağlayan okullarımızla, orta öğretimdeki başarılarıyla bir eğitim şehri. Eskişehir eğitimin ön planda olduğu bir şehirdir. Açıkçası ben bu çizginin devam ettiği kanısındayım. Gerek ilkokul, gerek ortaokul seviyesindeki okullarımız velilerimizin çocuklarını kayıt ettirmek istedikleri eğitimi kaliteli okullar. Özel okullardaki eğitim ile devlet okullarındaki eğitim kalitesinde Eskişehir’de çok fazla fark olduğunu söyleyemeyiz. İnisiyatif velilere kalmış bir durum. Yeni gelen İl Milli Eğitim Müdürümüz ile de tanıştık. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz. Kendisinin başarılı olması kentin eğitim kalitesinin artmasında da büyük katkı sağlayacaktır. Biz de eğitimin paydaşlarından biriyiz ve amacımız her zaman eğitimin daha iyi koşullarda sürdürülebilirliğini sağlamak ve üyelerimizin haklarını korumak ve destek olmak.