Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Tepebaşı Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan iki kadın öğretmenin bir veli tarafından tehdit edilmesine ve kapılarına tehdit notları bırakılmasına çok sert tepki gösterdi. Arslan, "Bu saldırı cumhuriyetin aydınlanmacı eğitim anlayışına yapılmıştır" dedi.
"Okullar Güvensizlik Ortamına Sürüklendi"
Yaşanan olayın okullardaki güvenlik zafiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Arslan, öğretmenlerin ders anlatmanın ötesinde itibarsızlaştırılan bir mesleğin yükünü taşımak zorunda bırakıldığını ifade etti. Arslan, "Yıllardır eğitim politikalarında kullanılan dil, öğretmeni korumak yerine suçlayan, değersizleştiren ve yalnız bırakan bir anlayışı beslemiştir. Bu saldırılar tesadüf değil, yaratılan iklimin bir sonucudur," değerlendirmesinde bulundu.
"Saldırganın Tutuklanması Sonuçtur Ancak Çözüm Değildir"
Saldırganın hukuk önünde tutuklanmış olmasının asıl sorunu çözmediğini vurgulayan Eğitim-İş Şube Başkanı, asıl sorumluluğun öğretmeni hedef haline getiren eğitim politikalarında olduğunu söyledi. Arslan, Milli Eğitim Bakanlığı’na ve yetkililere şu soruları yöneltti:
-
Öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak için daha kaç saldırı yaşanması gerekiyor?
-
Okullar ne zaman güvenli çalışma alanları haline getirilecek?
"Öğretmen Boyun Eğmez, Cumhuriyetin Aydınlığını Savunur"
Fadime Arslan, açıklamasını eğitim camiasına ve kamuoyuna yönelik şu kararlı mesajlarla tamamladı:"Eğitim-İş olarak ilan ediyoruz: Meslektaşlarımız yalnız değildir. Öğretmen yalvarmaz, boyun eğmez, el açmaz. Öğretmen cumhuriyetin aydınlığını savunur! Öğretmene uzanan el, cumhuriyetin geleceğine uzanmıştır ve buna asla izin vermeyeceğiz."




