İkisi de birbirinden beceriksiz İkisi de birbirinden beceriksiz

 
Soğuk havanın etkisini sürdürdüğü Eskişehir’de semt pazarı esnafı, soğuğa rağmen ekmek parası kazanmak için çalışmaya devam ediyor. Özellikle marul, maydanoz, kıvırcık, dere otu, roka gibi yeşillik ürünleri temiz suyla yıkayıp tezgâha çıkaran bazı pazarcılar soğuk havaya karşı ayrı bir mücadele veriyor. Kalın montlar ve ayakkabılar giyerek, çay içerek önlem aldıklarını ifade eden pazarcılar hava sıcaklığı eksi derecelere düştüğünde pazara çıkmadıklarını belirtti.

“Gerek ateş yakıyoruz gerek kalın giyiniyoruz”
Pazarcı esnafı Uğur Diker, soğuk kış günlerinden tezgâh çevresinde ateş yakarak ve sıkı giyinerek korunduklarını belirtti. Hasta olmamak için bu şekilde önlem aldıklarını söyleyen Diker, “Havalar soğudu biz de mecbur önlemimizi almaya çalışıyoruz. Gerek ateş yakıyoruz gerek kalın giyiniyoruz. Ama malum Eskişehir’in soğuğunda haliyle önlemimizi alarak müşterilerimize güzel ürünler tedarik etmeye çalışıyoruz. Kendimizi de korumaya çalışıyoruz. Ateş yaktığımız zaman esnaf arkadaşlar olsun müşteriler olsun üşüdüklerinde gelip ısınıyorlar. Hem pazarcı esnafını hem kendimizi hem müşterilerimizi ve mallarımızı korumak amacıyla yakıyoruz. Bunu tabi önlem olarak düşünüyoruz. Sadece açık pazara özgü bir şey. Soğuk hava zorlamaz olur mu? Eskişehir’de eksi 20, 25’leri görüyoruz. Kendimizi de korumak, hasta olmamak açısından böyle önlemler alıyoruz” dedi.

“Soğuğa karşı direniyoruz”
45 yıldır pazarcılıkla uğraşan Recep Tatlıcak, soğuk havanın kendilerini zorladığına vurgu yaparak, çeşitli şekillerde ısınmaya çalıştıklarını dile getirdi. Ellerinde soğuk nedneiyle çatlak oluştuğundan bahseden Tatlıcak, “Kan dolaşımını hızlandırarak ısınıyoruz. Başka türlü yok. Kışın sabah saat 8 buçuk gibi işe başlıyoruz akşam 6 buçukta bitiyor. Yazın bu saatler daha geç oluyor. Ellerimi ovuşturarak ısınmaya çalışıyorum. Soğuk bizi zorluyor. Kıraathanelere, pazarda 10-15 dakikada çay içerek aynı şekilde ısınıyorum. Ellerimde çatlama oluyor. Bunu doğal kremlerle önlemeye çalışıyorum. Gerektiğinde eldiven kullanıyorum. Ekmek parası için çalışıyoruz. Soğuğa karşı direniyoruz” dedi.

“Ayağımıza su geçirmeyecek botlar alıyoruz, üstümüze kaban giyiyoruz”
Veli Bozkuş isimli başka bir pazarcı ise çok soğuk havada pazara malın çıkarmanın sıkıntıya neden olduğuna değinerek, ısınma yöntemleri ile ilgili şunları söyledi:
“Çok soğuklarda pazara çıkmıyoruz. Mesela eksi sıcaklıklarda mallar donuyor. Müşteriye karşı sıkıntı oluyor. Malımızın donmasını nasıl önlüyorsak kendimiz de öyleyiz. Ayağımıza su geçirmeyecek botlar alıyoruz, üstümüze kaban giyiyoruz. Kendimizi sıcak tutuyoruz. Ateş yakmak sıkıntılı. Çoğu insan plastiği yakıyor. Yakıldığı zaman zehir yayılıyor. Genellikle çay içiyoruz. Çok soğuklarda zaten ısınma şansı yok. Ateş de yaksan yok. Ama bu havalarda çıkıyoruz. Gerçekten çok soğuk havalarda çıkmıyoruz. Çıkan arkadaşlar oluyor. Malını muhafaza edemiyor, donduruyor.”

“Çaycımız yanımızda, çay içiyoruz”
20 yıldır pazarcı olan Süleyman Yılmaz da, “Isınma yok, mecbur çalışmaya devam ediyoruz. Isınacağız diye bir şey yok. Ona göre giyiniyoruz, ona göre çalışıyoruz. Kendimize bakacağız, giyineceğiz. Mallarımızı temizliyoruz, halkın karşısında güzel olarak çıkartıyoruz. Pazar kapalı olsa iyi olur ama yapacak bir şey yok. Yazın iyi de kışın zorluğu var. Çok soğuklarda pazara çıkmıyoruz. Yeşillik ürünler donuyor. Mecbur çay içiyoruz. Çaycımız yanımızda. Devamlı çay içiyoruz. Soğuklarda ateş yakıyoruz. Ateş yakmaya daha başlamadık ama yakacağız. Çünkü mal donuyor mecbur yakıyoruz” şeklinde konuştu.

Editör: Mustafa YILDIRIM