Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nda, Türkiye’de iletişim eğitiminin geleceğine ilişkin hazırlanan raporu sundu. Adıgüzel, medya okuryazarlığı dersinin tüm eğitim kademelerinde zorunlu hale getirilmesini önerdi.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla Ankara’da düzenlenen 2. İletişim Şûrası’na katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başlayan ve iki gün süren şûranın ikinci gününde konuşmacı olarak yer alan Adıgüzel, “Türkiye’de İletişim Eğitimi Çalışma Grubu” tarafından hazırlanan raporu katılımcılarla paylaştı.
İletişim sektörünün paydaşları bir araya geldi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen şûrada kamu kurumları, üniversiteler, medya kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve özel sektör paydaşları bir araya geldi.
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen programda, iletişim alanında yaşanan güncel gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi. Türkiye’nin stratejik iletişim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik politika önerileri ele alındı.
ATO Congresium’da gerçekleştirilen açılış programının ardından şûranın ikinci günündeki panel oturumları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda yapıldı.
Şûranın hazırlık sürecinde 16 çalışma grubunda görev alan 425 akademisyen, uzman ve sektör temsilcisi, yaklaşık bir buçuk yıl boyunca iletişim alanındaki gelişmeleri ve sorunları değerlendirdi. Hazırlanan rapor ve tebliğler, şûranın ikinci gününde kamuoyuyla paylaşıldı.
Dijitalleşme ve yapay zekâ vurgusu
Şûranın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iletişim ekosisteminin dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni medya araçlarıyla önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtti.
İletişimin yalnızca teknolojik bir unsur olmadığını ifade eden Erdoğan, doğru bilginin topluma ulaştırılması, hakikatin korunması ve güçlü bir dijital iletişim altyapısının oluşturulmasının stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise iletişim alanının yapay zekâ, algoritmik yönlendirme, dijital egemenlik ve dezenformasyon gibi yeni sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Duran, çalışma grupları tarafından hazırlanan raporların, şûranın sonuç bildirgesiyle birlikte Türkiye’nin iletişim politikalarına yönelik somut bir yol haritasına dönüşmesinin amaçlandığını kaydetti.
Raporlar dört ana başlıkta değerlendirildi
Şûranın ikinci günündeki panel oturumlarında hazırlanan raporlar dört ana başlık altında ele alındı.
“Stratejik, Siyasal ve Kamu Odaklı İletişim” başlıklı oturumda stratejik iletişim, kamu diplomasisi, Türkiye markasının güçlendirilmesi ve dijital siyasal iletişim konuları değerlendirildi.
Dezenformasyonla mücadelenin yalnızca iletişim alanını değil, ulusal güvenliği de ilgilendiren önemli bir konu olduğu vurgulandı. Yapay zekâ destekli iletişim uygulamaları, veri odaklı karar alma süreçleri ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun geliştirilmesine yönelik öneriler paylaşıldı.
“Medya, Habercilik ve Yayıncılık” başlıklı oturumda ise dijitalleşmenin medya sektörüne etkileri, etik habercilik, yerel medyanın güçlendirilmesi, yayıncılık politikaları ve medya okuryazarlığı konuları ele alındı.
Haber üretim süreçlerinde doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi, güvenilir kaynak kullanımının yaygınlaştırılması ve medya okuryazarlığı çalışmalarının dijital çağın ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
Medya okuryazarlığı zorunlu ders olsun önerisi
Şûranın “Kurumsal Yapılar, Eğitim ve Çalışma Hayatı” başlıklı oturumunda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, “Türkiye’de İletişim Eğitimi Çalışma Grubu” adına hazırlanan raporun sunumunu yaptı.
Çalışma grubunun öncelikli önerilerinden birinin medya okuryazarlığı eğitiminin güçlendirilmesi olduğunu belirten Adıgüzel, medya okuryazarlığı dersinin ilköğretimden üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinde zorunlu hale getirilmesini önerdiklerini söyledi.
Mevcut seçmeli ders uygulamasının günümüzün iletişim ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ifade eden Adıgüzel, ders içeriklerinin dijital dönüşüme göre sürekli güncellenmesi gerektiğini belirtti.
Adıgüzel, medya okuryazarlığı eğitiminin eleştirel düşünme becerileri, doğru bilgiye ulaşma ve bilgi doğrulama yöntemlerini kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmasının önemine dikkat çekti.
İletişim hukuku ve çalışma hayatı değerlendirildi
Aynı oturumda iletişim hukuku, yasal düzenlemeler, iletişim sektöründe çalışma hayatı, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim konularında hazırlanan raporlar da katılımcılarla paylaşıldı.
Dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki gelişmelere uyum sağlayacak hukuki düzenlemelerin yapılması, afet ve kriz iletişiminin kurumsallaştırılması ve yapay zekâ uygulamalarında etik ve insan odaklı yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulandı.
Şûranın son oturumunda ise dijitalleşmenin toplum üzerindeki etkileri, film ve sinema sektörü, afet ve kriz iletişimi, dijital platformlar ve yapay zekâ başlıkları ele alındı.
İki gün süren programın sonunda çalışma gruplarınca hazırlanan raporlar ve tebliğler kamuoyuyla paylaşılırken, şûranın sonuç bildirgesinin Türkiye’nin iletişim politikalarına katkı sunması hedeflendi.




