YENİ Parti Tarımdan Sorumlu Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Eskişehir’de ÇİDEM’in açılışında Türkiye’nin tarım politikalarını eleştirdi. Çiftçiye sürekli “üret” denildiğini ancak üreticinin para kazanamadığını söyleyen Solakoğlu, “Ürete ürete batıyoruz” dedi. Tarımda eğitim, verimlilik, pazarlama ve markalaşmanın birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Solakoğlu, “Şu anda yaşadığımız buhrandan bizi çıkartacak şeyin tarım olduğuna inanıyorum. Ama verimli tarım” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Tarımdan Sorumlu Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Eskişehir'de Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi'nin (ÇİDEM) açılışında tarım politikalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de tarımsal eğitimin yeterince önemsenmediğini savunan Solakoğlu, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin sahada çiftçinin yanında daha aktif olması gerektiğini söyledi.

“Ürete ürete batıyoruz”

Çiftçiye sürekli daha fazla üretmesinin tavsiye edildiğini ancak üretimin tek başına yeterli olmadığını belirten Solakoğlu, “Herkes bize ‘Üret, üret, üret’ diyor. Ya tamam da biz ürete ürete batıyoruz” dedi.

Eskişehir'de sağanak yağış: Sıcaklık 14 derece
Eskişehir'de sağanak yağış: Sıcaklık 14 derece
İçeriği Görüntüle

Üretilen ürünün işlenmesi ve katma değerli hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Solakoğlu, çiftçinin yalnızca çok çalışarak ekonomik olarak güçlenemeyeceğini söyledi.

Solakoğlu, “Akıllı çalışmak, çalışmanın aynı zamanda verimli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Buğday fiyatı üzerinden örnek verdi

Çiftçinin ürününü hangi fiyattan ve kime satacağını daha ekim aşamasında bilmesi gerektiğini savunan Solakoğlu, buğday üzerinden örnek verdi.

TMO'nun bu yıl 16,5 lira fiyat açıkladığını söyleyen Solakoğlu, farklı bölgelerde çiftçilerin buğdaylarını 12,5 liradan satmak zorunda kaldığını ileri sürdü.

Üreticinin öngörülebilir bir sisteme ihtiyacı olduğunu belirten Solakoğlu, “Daha ekmeden önce fiyatın ne olacağını, kime satılacağını bildiğimiz bir sisteme geçmemiz lazım” dedi.

“Çam balının yüzde 92’sini üretiyoruz ama markamız yok”

Türkiye'nin tarım ürünlerini uluslararası pazarda yeterince katma değerli hale getiremediğini savunan Solakoğlu, çam balını örnek gösterdi.

Dünyadaki çam balının yüzde 92'sinin Türkiye'de üretildiğini ifade eden Solakoğlu, buna rağmen uluslararası pazarda güçlü bir Türk markası bulunmadığını belirterek, “Dökme yapıyoruz, dökme satıyoruz. Bütün cefasına katlanıp sefasını süremiyoruz” diye konuştu.

“Tarım Bakanlığı sahadan çekildi”

Tarım ve Orman Bakanlığının son 20 yılda sahadaki eğitim faaliyetlerinden uzaklaştığını savunan Solakoğlu, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin büro işlerine yöneldiğini söyledi. Solakoğlu, çiftçinin yeni teknolojileri, üretim yöntemlerini ve bilimsel gelişmeleri öğrenebilmesi için tarımsal eğitimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Her şeyi ithal ederek yerli ve millî üretim olmaz”

Türkiye tarımının ithal girdilere bağımlılığına da değinen Solakoğlu; gübre hammaddesinden mazota, tohumdan traktöre, hayvancılık ve teknolojik ekipmanlara kadar birçok alanda dışa bağımlılık bulunduğunu ifade etti. “Her şeyi ithal ederek burada yerli ve millî bir üretim yapma iddiasından bir an önce kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Solakoğlu, Türkiye'nin özellikle tarımsal ıslah çalışmalarına yatırım yapması gerektiğini savundu.

“Türkiye’yi bu buhrandan tarım çıkarabilir”

Tarımın Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Solakoğlu, üreticinin yalnızca geçinmesini değil, üretimden para kazanarak ekonomik olarak güçlenmesini sağlayacak bir model kurulması gerektiğini söyledi. Solakoğlu, “Verimlilik, doğru pazarlama, markalaşmak, kıt kanaat geçinmek değil, üretip zenginleşmek önemli” dedi. Türkiye'nin ekonomik sorunlarının aşılmasında tarımın önemli bir rol oynayabileceğini savunan Solakoğlu, “Şu anda yaşadığımız buhrandan da bizi çıkartacak şeyin tarım olduğuna inanıyorum. Ama verimli tarım” ifadelerini kullandı.

ÇİDEM’i “minyatür Köy Enstitüsü”ne benzetti

ÇİDEM'in üreticilere yalnızca üretimi değil, üretilen ürünün nasıl işlenip katma değerli hale getirileceğini de öğretmesi gerektiğini belirten Solakoğlu, merkezi “minyatür bir Köy Enstitüsü” anlayışına benzetti. Çiftçilere ÇİDEM'den yararlanmaları çağrısında bulunan Solakoğlu, “Tarlalarınızı deney olarak kullanmayın. Gelip teknolojiyle, yeni cins tohumlarla, yeni ekiliş şekilleriyle, toprak ıslahıyla burada tanışın” dedi. Gençlerin de merkeze gelmesini isteyen Solakoğlu, ÇİDEM'in yeni kuşaklarda yeniden üretime yönelme motivasyonu oluşturmasını umduğunu söyledi.