Han, eski yıllarda vasıtalı, vasıtasız yabandan gelen yolcuların barınacağı, hayvanlarla insanların geceleyebileceği yapılardır. Tarih ve kültür bakımından çok zengin olan ilçemizde eskiden ticaret merkezi olması sebebiyle birçok han bulunmaktayken, günümüzde birçoğu yıkılmış iki tanesi ayakta kalmayı başarabilmiş ise de bakımsızlık ve ilgisizlik nedeni ile virane haline gelmişlerdir.

Ayakta kalmayı başarabilen ve son olarak ‘Onbirlerin Han’ diye anılan hana, büyük bir kapıdan girildiğinde dikdörtgen bir avlu, sol zemin katta yolcuların istirahat ettiği çay ocaklı mekân, tüm avluyu kuşatan zemin katta ahırlar ve bir nalbant dükkânı, birinci katta önü revaklı uzayan mekâna açılan odalar bulunmaktadır. İçinde su kuyusu, tuvaletleri ve hamamı bulunan geçmiş tarihimize ışık tutan bu yapı her ne kadar korumaya alınmış ise de kaderine terk edilmiş ve yıkılmaya yüz tutmuştur.

Tarihin derinliklerinde Sivrihisar ve köylerinde yaşayan, yolu bu merkezden geçen yabancı binlerce kişiye ev sahipliği yapan, içinde onlarca sevinçlerin, acıların, hüzünlerin, hasretlerin yaşandığı bu tarihi yapıların içler acısı hali vicdanlarımızı sızlatmaktadır. Son yıllarda tarih ve kültür turizmine açılan ve ziyaretçi akınına uğrayan ilçemizdeki bu tarihi yapıların bir an evvel Sivrihisar Belediyesi olarak alınıp, tarihi dokuya uygun restore edilerek müze haline dönüştürülmesi ile han kültürünün gelecek nesillere ve ilçemize gelen ziyaretçilere aktarılmasının ilçe turizmi açısından faydalı olacağına inanıyorum.

Tüm Bel- Sen en yüksek promosyonu istiyor Tüm Bel- Sen en yüksek promosyonu istiyor

Gelecek nesillere Türk tarihini, kültürünü anlatmak ve unutulmaması için bu tarihi yapılara sahip çıkmak hem tarihi hem milli bir görevimiz olup atalarımıza da olan saygının gereğidir…”    

                                                            

Editör: Mustafa YILDIRIM