Konya Şehir Hastanesi’nde çalışan Dr. Ekrem Karakaya’nın uğradığı menfur saldırı sonucunda yaşamını yitirmesinin ardından, Eskişehir’deki sağlık meslek örgütleri tarafından ortak basın açıklaması düzenlendi. 

4-43
Türkiye’deki sağlık meslek örgütleri tarafından eş zamanlı yapılan açıklamaya; Eskişehir’den Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Hekimler Birliği katıldı. Meslek örgütlerinin katıldığı ortak eylemde; sağlıkçılar, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası önünden Eskişehir Sağlık İl Müdürlüğü’ne kadar yürüdü. Müdürlük önüne siyah çelenk bırakılmasının ardından dün yaşanan şiddet olayları alkışlarla protesto edildi. Burada acıkama yapan, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Muharrem Şenel, “6 Temmuz 2022 tarihinde Konya Şehir Hastanesi’nde, görev yaptığı esnada hasta yakını tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucunda katledilen Dr. Ekrem Karakaya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü ve aynı zamanda öfkesi içindeyiz.” diyerek sözlerine başladı. Şenel, meslek örgütleri olarak şiddetin artmasına karşılık siyasi iktidarı defalarca uyardıklarını, sağlıkta şiddetin toplumsal ve politik bir sorun olduğunu söyledi. 

Karın germe ameliyatından sonra korse kullanmak zorunlu mudur? Karın germe ameliyatından sonra korse kullanmak zorunlu mudur?

UYARILARIMIZ GÖRMEZDEN GELİNDİ
Şenel, sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıların artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifi önerileri getirdiklerini hatırlatarak, “Uyarılarımız görmezden gelindi, bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi. Sorumlular bu durumu arada bir kınamak dışında bir adım atmadı.” dedi. 
EN UFAK ZARARA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK
Muharrem Şenel, “Ülkede artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır.” diyerek tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğunun hekim ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkıldığını sağlık alanında yürütülen politikaların hekimlere şiddet, ölüm, çaresizlik ve umutsuzluk olarak geri döndüğünü ifade etti.  Şenel, “Bugün yeniden ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz: Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Yaşananları protesto etmek için, bugün ve yarın ülke genelinde iş bırakıyoruz!” dedi.
SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİREMEYENLER İSTİFA ETSİN
Şiddetin öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorun olduğunu, güvenli çalışma alanı sağlamanın siyasal iktidarın sorumluluğunda olduğunu Şenel; “Sağlık Bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir.” diyerek tepkilerini dile getirdi. Başkan Muharrem Şenel son olarak Dr. Ekrem Karakaya’nın ailesine taziyelerini iletti ve şiddet karşısındaki taleplerine kulak tıkayanlardan, söylemleri ve politikalarıyla şiddeti teşvik edenlerden mücadelelerini yükselterek hesap soracaklarını söyledi. 
HEKİMLER YASTA
Hekim Birliği Sendikası İl Temsilcisi Eren Kıran ise, açıklamasında şunları söyledi: “Bugün bir arkadaşımız toprağa verilecek. Bu şiddet sarmalında sağlıkta şiddete yönelik çıkarılan yasaların koruyuculuğunu görebiliyoruz. Yaklaşık 2 hafta içerisinde Şanlıurfa’da bir linç olayı gerçekleşti. Hekim arkadaşımıza 8 kişinin linci sonucunda tutuksuz yargılanmalar meydana geldi. Daha sonrasında durum değişerek tutuklu yargılanmalar devam etti. Bu son olmuyor. En son dün bir hekim arkadaşımızı daha kaybettik. Bu konuda yaslıyız. Başımız sağolsun.”
ÖLÜMLER KABUL EDİLEBİLİR Mİ?
Eren Kıran’ın ardından mikrofonu alan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şube Başkanı Birtürk Özkavak, doktorlar gibi hemşirelerin, laborant çalışanlarının, diyetisyenlerin, psikologların da her gün şiddet gördüğünün altını çizdi. Özkavak, “Bizler sizlerin gecesini gündüzüne katan evlatları, hekimleri olarak; bütün bir pandemi döneminde, yüzlerce yıldır bu mesleği öğrendiğimiz günden beri halkımıza hizmet ediyoruz. Halkımızın sağlığını her şeyin üstünde tutuyoruz. Çocuklarımızdan, evlerimizden geri kalıyoruz. Peki karşımıza çıkarılan bu sistem sonucunda her gün birilerimizin ölmesi kabul edilebilir mi, her gün birimizin şiddet görmesi kabul edilebilir mi?” ifadelerini kullandı. 
SAĞLIKTA ŞİDDETİN SORUMLUSU BİZİ YÖNETENLER
Özkavak, yönetenlerin bütün sorunları sağlık çalışanlarına yıkarak her gün şiddet görmelerinde payı olduğunu vurgularken, halkı da sağlık çalışanlarıyla karşı karşıya getirdiklerinin altını çizdi. Özkavak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizler bizi yönetenler güzel binalar yaparak her yeri beton yığınına çevirerek sağlık hizmeti verdiğinizi mi sanıyorsunuz? Peki onların içinde çalışan hekimler hemşireler nasıl yaşıyor nasıl bir iş günü geçiriyor biliyor musunuz? Bugün bütün Eskişehir bizimle, bizler onların evlatlarıyız. Ama artık ölmek istemiyoruz. Hiçbir kardeşimizi toprağa vermek istemiyoruz. Artık yeter diyoruz. Sizin şatafatlı binalarınızdan yorulduk. Biz mesleğimizle işlerimizi en güzel şekilde yapmak istiyoruz. SES olarak hepinizle birlikte mücadele etmekten yan yana olmaktan son derece mutluyuz. Birlikte yan yana durduğumuz için yasımız çok daha büyük mücadelelere dönecek. Bütün kardeşlerimin ruhu şad olsun,  mücadelemizde anılarla bizlerle yaşayacaklar. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız.”