BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir'de bir otelde partisinin İl Kadın Kolları tarafından düzenlenen 'Kadın Buluşmaları' programına katıldı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başörtüsü konusundaki teklifini eleştirerek, "Biz CHP'yi tanıyoruz ama bakalım İYİ Parti ne yapacak? Sayın Meral Akşener ne yapacak? Bu hususta da CHP'nin yanında mı duracak? Yoksa inanç hürriyetinin yanında mı duracak? 6'lı masanın yanında mı duracak? Başörtüsü serbestliğinin yanında mı duracak? Sadece o değil sayın Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu ne yapacak? Bunları da bir bir göreceğiz. Bizim anayasa değişikliği teklifimiz hazırlanıyor. En kısa zamanda meclise gelecek. Orada da kim ne yapacak göreceğiz. O zaman şapka herkesin önüne düşecek ve kel görünecek" dedi.

Başkan Acar’dan 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü mesajı Başkan Acar’dan 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü mesajı

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir'de bir otelde partisinin İl Kadın Kolları tarafından düzenlenen 'Kadın Buluşmaları' programına katıldı. Destici, programa davet edilen şehit yakınları ile engelli bireylerin masalarını tek tek gezerek, çiçek hediye etti.  Programda konuşan Destici, Türkiye'nin terörle mücadeleye 1 trilyon dolardan fazla para harcadığını belirterek, "Ülkemiz 40 yıla yakın bir süredir terör belasıyla mücadele ediyor. Bu mücadelede binlerce şehit verdik. On binlerce insanımızı kaybettik. Sadece can vermedik. Sadece kan vermedik. Terörle mücadeleye 1 trilyon dolardan fazla para harcadık. Peki ülkemizin iç, dış, özel kamu borcu ne kadar? 490 milyar dolar. Yani iki katından fazla parayı biz terörle mücadeleye harcadık.

Şayet bu para, terörle mücadeleye değil de vatandaşa, üretime, istihdama harcanmış olsaydı bugün işsizlik azalsa da yüzde 10 düzeyinde, hala Türkiye'de işsizliğimiz var. İşte işsizliğin belki de sıfır olduğu bir ülke olacaktı. Kişi başına milli gelirin 8-9 bin dolarlarla değil, 20-25 bin dolarlarda olduğu bir Türkiye olacaktık. İşte bugün yaşadığımız hayat pahalılığını yaşamayacaktık. Bugün yaşadığımız yüksek enflasyonu yaşamayacaktık. Bugün yaşadığımız gıda fiyatlarındaki bu derece yüksek artışla karşı karşıya kalmayacaktık. Terör öyle bir bela ki sadece canımızı değil malımızı da, geleceğimizi de kararttı. Onun için terörle ve tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele etmeliyiz. Devletimiz, hükümet, Cumhur İttifakı şu anda bu mücadeleyi veriyor ve vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'TÜRK AİLE YAPISI BOZULMAYA ÇALIŞILIYOR'

Türk aile yapısı ve dolayısıyla da Türk toplumunun bozulmaya çalışıldığını ifade eden Destici, "Biz eğer bugün güçlü bir devletsek, biz eğer bugün büyük bir milletsek bunu güçlü aile yapımıza borçluyuz. Bizim aile yapımızın da iki temel taşı vardır. Biri kadındır, biri erkektir. Bunu kimsenin bozmasına müsaade etmemeliyiz. Maalesef şu anda Türkiye'ye dışarıdan güya medeniyet adı altında, güya çağdaşlık adı altında bir takım bizim aile hayatımıza uymayan, bizim toplum hayatımıza uymayan, bizim inancımıza uymayan, bizim ahlakımıza uymayan yaşam tarzları dayatılmaya çalışılmaktadır. Gençlerimiz bunlarla maalesef tanıştırılmaya çalışılmaktadır Gençlerimiz bunların etkisi altına alınarak Türk aile yapısı ve dolayısıyla da Türk toplumu bozulmaya çalışılmaktadır. Buna fırsat vermedik ve vermeyeceğiz. Burada tabii ki en büyük görev yine anneye, babaya ve daha çok da evlatla birebir daha fazla muhatap olduğu için anneye düşmektedir. Eğer bugün toplumumuz bu şekilde güçlü kalmışsa, aile yapımız bu şekilde güçlü kalmışsa bunu da siz kıymetli annelerimize, bacılarımıza, teyzelerimize, kadınlarımıza borçluyuz" dedi.

'SAMİMİYSEN GEL ANAYASAYI DEĞİŞTİRELİM'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olabilmek ve aday olduğu takdirde de seçimi kazanabilmek için başörtüsüyle ilgili bir yasa değişikliği teklifini gündeme getirdiğini söyleyen Destici, şöyle konuştu:

"Son günlerin tartışılan konularından bir tanesi nedir? Başörtüsü meselesi. Bu ülkenin geçmişte maalesef çok ciddi anlamda hatta zulme varan boyutta başörtüsü problemi olmuştur. Peki bunun müsebbibi kimdir? Maalesef 28 Şubat süreçlerinde, 12 Eylül darbe süreçlerinde bunun müsebbibi ya darbeciler olmuştur ya da Türkiye'deki her darbeye alkış tutan CHP ve onun zihniyeti olmuştur. Maalesef böyle olmuştur. Bugün de CHP'nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanlığına aday olabilmek için eğer aday olabilirse de seçimi kazanabilmek için önce başörtüsüyle ilgili bir yasa değişikliği teklifi gündeme getirmiştir.

O da biliyor ki yasalar mecliste en az yeterlilik sayısıyla kabul edilir. Bugün bir parti gelir bir yasa çıkarır, öbür gün bir parti gelir o yasayı iptal eder. Başka bir yasa çıkartır. Bunun üzerine biz Cumhur İttifakı olarak biz dedik ki Cumhurbaşkanımız, Sayın Bahçeli, ben 'Ey Kılıçdaroğlu eğer samimiysen bırak yasa değişikliğini gel anayasayı değiştirelim ve bu meseleyi kökten çözelim. İsteyen başını örtsün, isteyen de istediği gibi açık olarak hayatına devam etsin' dedik. Önce durakladılar. Daha sonra neymiş bunun yanına aile hayatını da garantiye alacak düzenlemeler getirirmişiz. Bundan niye rahatsız oluyorsun? Ailenin korunmasından, ailenin çocuklarımızın, genç kızlarımızın, genç erkeklerimizin sapkın birtakım davranışlardan, devlet tarafından korunmaya alınmasından niye rahatsız oluyorsunuz? Aileler bundan muzdarip. Aileler çocuğunun uyuşturucu kullanmasını istemiyor. Aileler çocuğunun sapkın hayatlar yaşamasını istemiyor. Aileler hatta çocuğunun sigara bile içmesini istemiyor. Aileler çocuklarının boş vakit geçirmesini istemiyorlar. Toplumumuzun yüzde 100'e yakını ahlaklı bir toplum istiyor. Ahlaklı evlatlar istiyor. Okuyan evlatlar, bilimle tanışan evlatlar istiyor. İnançlı insanlar istiyor. Bir elinde Kur'an-ı Kerim bir elinde bilgisayar olan bir gençlik istiyor. Hal böyleyken siz ne oluyor da hala sapkın hareketlerin Türkiye'de neşvü nema bulması için gayret ediyorsunuz ya da onlara sahip çıkıyorsunuz.

 İşte buradan yüzlerce kadının önünden bir kez daha CHP'ye ve onun şu anda ABD'de bulunan Genel Başkanına sesleniyorum. Eğer yine 8 saatlik bir kayıpta değilse elbette bizi dinliyor ya da daha sonra bu kendisine aktarılacaktır. Diyorum ki 'Gel eğer sen inanç hürriyeti konusunda samimiysen, başörtüsü serbestliği konusunda samimiysen gel hep birlikte anayasayı değiştirelim ve bu meseleyi kökünden çözelim' diyorum. Ama göreceksiniz yapmayacaklar. Çünkü 2008'de yine AK Parti, MHP, BBP anayasayı değiştirdi ama Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin Grup Başkanvekili olarak Anayasa Mahkemesi'ne gitti ve bunu iptal ettirdi. Biz CHP'yi tanıyoruz ama şu anda bakalım İYİ Parti ne yapacak? Sayın Meral Akşener ne yapacak? Bu hususta da CHP'nin yanında mı duracak? Yoksa inanç hürriyetinin yanında mı duracak? 6'lı masanın yanında mı duracak? Başörtüsü serbestliğinin yanında mı duracak? Sadece o değil sayın Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu ne yapacak? Bunları da bir bir göreceğiz. Bizim anayasa değişikliği teklifimiz hazırlanıyor. En kısa zamanda meclise gelecek. Orada da kim ne yapacak göreceğiz. O zaman şapka herkesin önüne düşecek ve kel görünecek"