Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, otoyol, köprü ve kamu varlıklarının özelleştirilmesine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Eskişehir’de daha önce özelleştirme kapsamına alınan sağlık kuruluşlarına ait arazileri de hatırlatan Demir, kamu varlıklarının kamuda kalması için imza kampanyası başlattıklarını açıkladı. Demir, ekonomik tablo üzerinden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in politikalarını da eleştirdi.

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Türkiye’deki özelleştirme politikaları ve ekonomik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan otoyol, köprü ve diğer kamu varlıklarına dikkat çeken Demir, söz konusu varlıkların uzun süreli işletme hakkı devrine karşı olduklarını söyledi.

Yaklaşık 6 ay önce kamuoyuna yansıyan otoyol ve köprülerle ilgili fizibilite çalışmasını hatırlatan Demir, o dönemde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin haberlerle ilgili açıklama yaptığını belirtti.

Demir, “Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda” dedi.

“13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıkları”

Son kararnameyle ilgili değerlendirmede bulunan Demir, 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi.

Demir, “Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“29,34 trilyon lira vergi toplandı”

Türkiye’de vatandaşlardan toplanan vergilere de dikkat çeken Demir, yaklaşık üç yıllık dönemde 29,34 trilyon lira vergi toplandığını ifade etti.

Demir, buna karşın esnaf, işçi ve emeklilerin ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirterek mevcut maliye politikalarının özellikle esnaf üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ileri sürdü.

Esnafın hesaplarının bloke edildiğini ve çalışma imkânlarının sınırlandırıldığını savunan Demir, zaman zaman getirilen düzenlemelerin ise kamuoyuna “af” olarak sunulduğunu söyledi.

“Türkiye üretimden uzaklaştırılıyor”

2002 yılından bu yana geçen 24 yıllık süreçte Türkiye’nin üretimden giderek uzaklaştırıldığını öne süren Demir, bunun ülkeyi dışa daha bağımlı hale getirdiğini savundu.

Ekonomik sorunların sosyal yardımlarla çözülemeyeceğini belirten Demir, ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını iddia ederek, bunun sürdürülebilir bir ekonomik model olmadığını söyledi.

Öğretmenin kıyafeti değil, sorunlar konuşulmalı
Öğretmenin kıyafeti değil, sorunlar konuşulmalı
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’deki sağlık arazilerini hatırlattı

Demir, yaklaşık iki ay önce Eskişehir’de bazı sağlık kuruluşlarına ait arazilerin özelleştirme kapsamına alınmasının gündeme geldiğini, daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu kararların iptal edildiğini hatırlattı.

Bu durumu eleştiren Demir, “Vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi imza kampanyası başlattı

Kamu varlıklarının kamuda kalması amacıyla Zafer Partisi olarak imza kampanyası başlattıklarını açıklayan Demir, kampanyanın başta kamu iktisadi teşekkülleri olmak üzere köprüler, otoyollar ve diğer kamu varlıklarını kapsayacağını söyledi.

Toplanan imzaların önce valilere, ardından ilgili devlet makamlarına sunulacağını belirten Demir, vatandaşları kampanyaya destek vermeye çağırdı.

“Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor” diyen Demir, Zafer Partisi olarak özelleştirme sürecine karşı mücadele edeceklerini belirtti.

Demir açıklamasının sonunda, “Artık yeter” mesajı verirken, önlerine konulacak ilk sandıkta vatandaşların yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmesini ortaya koyacağına inandığını söyledi.

Demir, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden yapılandırılması için çalışacağını ifade ederek açıklamasını, “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” sözleriyle tamamladı.