Açıklamada, “Yaptığı bir haber nedeniyle ev hapsinde olan gazetecinin, bu defa yapmadığı bir haber nedeniyle tutuklanması kabul edilemez” denilerek tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesi ve yeterli hukuki gerekçe bulunmaması halinde Ağırel'in tahliye edilmesi istendi.

Eskişehir Barosu, gazeteci Murat Ağırel hakkında verilen tutuklama kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Baro, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri devam eden Ağırel'in farklı bir soruşturma kapsamında tutuklanmasının kişi özgürlüğü, güvenliği ve basın özgürlüğü açısından ciddi hukuki kaygılar doğurduğunu belirtti.

Açıklamada, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğu hatırlatılarak, gazetecilik faaliyetlerinin tek başına suçluluk gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

“Tutuklama peşinen cezalandırma aracına dönüştürülemez”

Eskişehir Barosu, Anayasa'nın 19. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 ve 101. maddelerine dikkat çekerek tutuklama kararlarının somut delillere, kanuni tutuklama nedenlerine ve ölçülülük ilkesine dayanması gerektiğini ifade etti.

Baronun açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Suçlamanın varlığı veya ağırlığı, tek başına özgürlükten yoksun bırakmanın gerekçesi olamaz. Tutuklama, peşinen cezalandırma aracına dönüştürülemez.”

Ayşe Ünlüce TBB’de ilk toplantısını yönetti
Ayşe Ünlüce TBB’de ilk toplantısını yönetti
İçeriği Görüntüle

“Ev hapsi neden yetersiz kaldı?”

Ağırel hakkında daha önce uygulanan konutu terk etmeme tedbirine de değinilen açıklamada, kişinin zaten özgürlüğünü önemli ölçüde sınırlandıran bir tedbir altında bulunduğu hatırlatıldı.

Baro, farklı bir soruşturma kapsamında tutuklama kararı verilse bile mevcut kısıtlamanın dikkate alınması gerektiğini savundu.

Açıklamada, “Kaçma veya delillere müdahale tehlikesinin hangi somut olgulara dayandığı ve mevcut tedbirin neden yetersiz kaldığı açıkça ortaya konulmalıdır.” denildi.

“Yaptığı haber nedeniyle ev hapsi, yapmadığı haber nedeniyle tutuklama”

Eskişehir Barosu, gazetecilerin haber hazırlama süreçlerinin de basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bir gazetecinin kendisine ulaştırılan iddiaları araştırmak amacıyla ilgili kişilerle görüşmesinin tek başına suç faaliyetine katıldığı anlamına gelmeyeceği ifade edildi.

Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“Bir haberin yayımlanmamış olması da tek başına suçun veya hukuka aykırı bir ilişkinin delili sayılamaz. Mesleki faaliyet ile suç teşkil ettiği ileri sürülen eylem arasındaki ayrım, varsayımlarla değil, kişiselleştirilmiş somut delillerle ortaya konulmalıdır.”

Baro, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Halihazırda yaptığı bir haber nedeniyle ev hapsinde olan Gazeteci Murat Ağırel'in bu defa da yapmadığı bir haber nedeniyle tutuklanması hukuk, adalet ve toplum vicdanı nezdinde izaha muhtaç bir ironi halidir, kabul edilemez.”

Eskişehir Barosu'ndan tahliye çağrısı

Gazetecilik faaliyetlerinin suçluluk varsayımına dayanak yapılamayacağını vurgulayan Eskişehir Barosu, gazetecilik sıfatının da kişilere ceza sorumluluğundan bağışıklık sağlamadığının altını çizdi.

Açıklamada, soruşturmaların masumiyet karinesi, savunma hakkı ve temel haklara ilişkin güvenceler çerçevesinde yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Eskişehir Barosu, çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

“Murat Ağırel hakkındaki tutuklama tedbirinin bu ilkeler doğrultusunda gecikmeksizin yeniden değerlendirilmesini; mevcut adli kontrol tedbirlerine rağmen tutuklamanın zorunluluğunu ortaya koyan somut ve yeterli gerekçeler bulunmadığı takdirde derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz.”

Baro, kişi özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğini de bildirdi.