Köprübaşı'ndan Hamamyolu Yediler Parkı'na yürüyen gazeteciler ve vatandaşlar, tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve sansüre karşı ses yükseltti. Basın meslek örgütleri, “Artık yeter, nefes alamıyoruz! Bu düzene sessiz kalmayacağız” mesajı verdi.
Eskişehir'de gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve erişim engellerine karşı yüzlerce kişi yürüdü. “Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartı arkasında bir araya gelen gazeteciler ve vatandaşlar, Köprübaşı'ndan Hamamyolu Yediler Parkı'na yürüyerek basın özgürlüğü çağrısı yaptı. Basın meslek örgütleri, “Artık yeter, nefes alamıyoruz!” diyerek altı maddelik taleplerini açıkladı.
Eskişehir'de basın özgürlüğüne yönelik uygulamaları protesto etmek amacıyla gazeteciler ve vatandaşlar bir araya geldi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti (EGC) öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe yüzlerce kişi katıldı.
“Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartının arkasında Köprübaşı'nda toplanan kalabalık, sloganlar eşliğinde Hamamyolu Yediler Parkı'na yürüdü.
Yürüyüşe YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak destek verdi.
Eskişehir sokaklarında özgür basın sloganları
Gazetecilerin yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı yürüyüşte, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı vurgulandı.
Kalabalık, yürüyüş boyunca “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Kurtuluş yok ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Foncular dışarıda, gazeteci içeride” sloganları attı.
Gazetecilere yönelik adli işlemler, medya kuruluşlarına kayyım atanması, internet haber sitelerine getirilen erişim engelleri ve basın çalışanlarının ekonomik sorunları protestonun temel gündemini oluşturdu.
“Artık yeter! Nefes alamıyoruz!”
Yürüyüşün ardından Hamamyolu Yediler Parkı'nda basın açıklaması gerçekleştirildi.
ÇGD, TGS ve EGC Eskişehir örgütleri adına ortak açıklamayı ÇGD Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos okudu.
Lodos, gazeteciliğin temel görevinin iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil, halkın yanında olmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!”
Lodos, gazetecilik faaliyetlerinin baskı altında yürütüldüğünü savunarak açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız.”
“Gazetecilerin sosyal hakları da tırpanlanıyor”
Basın özgürlüğünün yalnızca gözaltı ve tutuklamalarla sınırlı bir sorun olmadığını vurgulayan Lodos, gazetecilerin çalışma koşullarına da dikkat çekti.
Televizyon kanallarına kayyım atanmasını, haber sitelerinin erişime engellenmesini ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasını eleştiren Lodos, gazetecilerin sosyal haklarının geriletilmesine de tepki gösterdi.
Lodos, gazetecilerin ağır çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmek zorunda bırakıldığını belirterek bu şartlarda gerçek anlamda basın özgürlüğünden söz edilemeyeceğini ifade etti.
“Gazetecilik siyasi iradenin ve sermayenin sesi olamaz”
Basın kuruluşlarının siyasi ve ekonomik güç odaklarından bağımsız olması gerektiğini belirten Lodos, gazeteciliğin evrensel meslek ilkelerine bağlı yürütülmesi çağrısında bulundu.
Lodos, “Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz!” diyerek gazeteciliğin iktidar ve sermaye ilişkilerinin bir parçası haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.
Basın meslek örgütlerinin temel talebinin gazetecilerin özgürce çalışabilmesi olduğunu vurgulayan Lodos, bütün gazetecileri ortak mücadeleye katılmaya davet etti.
“Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin sorunu değil”
Basın özgürlüğünün toplumun bütün kesimlerini ilgilendirdiğini belirten Lodos, halkın doğru ve güvenilir bilgiye ulaşabilmesi için gazetecilerin özgürce çalışabilmesi gerektiğini ifade etti.
Lodos, “Bir kez daha vurgulamak gerekir ki basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz” dedi.
Basın meslek örgütlerinden altı maddelik talep
Eskişehir'deki yürüyüşün ardından yapılan ortak açıklamada, basın özgürlüğünün güvence altına alınması için şu talepler sıralandı:
-
Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı.
-
Haber üzerindeki yargı baskısı sona erdirilmeli.
-
Medya kuruluşlarına kayyım atanması uygulamasına son verilmeli.
-
Hukuka aykırı erişim engelleri kaldırılmalı.
-
Kamu reklamları ve ilanları adil ve eşit biçimde dağıtılmalı.
-
Basın özgürlüğünü anayasal güvencelere rağmen ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilmeli.
Basın meslek örgütleri, gazetecilerin özgürce çalışabildiği ve halkın haber alma hakkının korunduğu bir medya ortamı için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.


