Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, savunma sanayii işçilerinin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, 2027 Kamu Çerçeve Protokolü'nün bu konuda tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Atak, savunma sanayiinde görev yapan işçilerin yalnızca ücret artışı değil, emeklerinin ve stratejik rollerinin karşılığını istediklerini vurguladı.
Hasan Atak, Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi olarak uzun süredir savunma sanayii işçilerinin ortak taleplerini kamuoyuna duyurmak için mücadele ettiklerini belirtti. Savunma sanayii çalışanlarının savaş uçaklarından helikopterlere, zırhlı araçlardan mühimmata, deniz platformlarından elektronik sistemlere kadar Türkiye'nin stratejik üretiminde kritik görev üstlendiğini ifade eden Atak, yerli ve milli savunma sanayiindeki başarıların arkasında bu emekçilerin bulunduğunu söyledi.
"Mücadelemiz yalnızca bir prim meselesi değil"
Savunma sanayiinin stratejik öneminin her platformda dile getirildiğini ancak aynı hassasiyetin çalışanların ekonomik ve sosyal haklarına yansımadığını kaydeden Atak, geçmiş yıllarda yapılan birçok ücret düzenlemesinde savunma sanayii işçilerinin ya kapsam dışında bırakıldığını ya da diğer kamu işçilerine göre daha sınırlı iyileştirmeler aldığını ifade etti.
Verimliliği Teşvik Primi'nin yıllık izinlerde de ödenmesine yönelik çalışmaların olumlu olduğunu ancak bunun tek başına beklentileri karşılamayacağını belirten Atak, "Bizim mücadelemiz yalnızca bir prim kaleminin ödenmesi değildir. Mücadelemiz emeğin gerçek değerini bulması, ücret adaletinin sağlanması ve savunma sanayii işçilerinin hak ettikleri ekonomik ve sosyal statüye kavuşmasıdır." dedi.
"2027 Kamu Çerçeve Protokolü tarihi bir fırsat"
2027 yılında imzalanacak Kamu Çerçeve Protokolü'nün yıllardır biriken sorunların çözümü açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Atak, sürecin yalnızca ücret zamlarının belirlendiği bir toplu pazarlık olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Savunma sanayiinde yetişmiş nitelikli personelin düşük ücretler nedeniyle farklı sektörlere yöneldiğine dikkat çeken Atak, bunun yalnızca çalışanlar açısından değil, Türkiye'nin savunma kapasitesi açısından da önemli bir risk oluşturduğunu belirtti. Atak, savunma sanayiinde sürdürülebilir başarının ancak yetişmiş insan kaynağının korunmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
10 maddelik talep listesi
Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, 2027 Kamu Çerçeve Protokolü'nde yer almasını istediği talepleri ise şöyle sıraladı:
-
Savunma sanayiinin stratejik işkolu olarak değerlendirilmesi,
-
Stratejik Üretim Tazminatı uygulamasının hayata geçirilmesi,
-
Nitelikli iş gücünü kamuda tutacak ücret politikalarının oluşturulması,
-
Verimliliği Teşvik Primi başta olmak üzere tüm primlerin ücretin ayrılmaz parçası kabul edilmesi,
-
Teknik mesleklerde çalışanlara ilave ücret ve kariyer sistemi getirilmesi,
-
Refah payının kalıcı hale getirilmesi,
-
Vergi kaynaklı ücret kayıplarının önlenmesi,
-
Sosyal yardım kalemlerinin günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmesi,
-
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesi,
-
Kamu Çerçeve Protokolü'nde savunma sanayiine özgü düzenlemelere yer verilmesi.
"Bu imzalar ortak iradenin belgesidir"
Başta Türk-İş Konfederasyonu olmak üzere Türk Harb-İş Genel Merkezi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunan Atak, yürüttükleri imza kampanyasında binlerce üyenin destek verdiğini belirtti.
Toplanan imzaların yalnızca bugüne yönelik talepleri değil, 2027 Kamu Çerçeve Protokolü sürecine ilişkin güçlü beklentiyi de ortaya koyduğunu ifade eden Atak, "Bu imzalar emeğe saygının, adalet arayışının, eşitlik talebinin, güçlü savunma sanayii vizyonunun ve ülkesine bağlı savunma sanayii emekçilerinin ortak iradesinin belgesidir." dedi.
Hasan Atak, açıklamasını "Güçlü savunma sanayii, güçlü, kalifiyeli ve mutlu çalışanlarla mümkündür. Savunma sanayiinin gerçek gücü, o üretimi gerçekleştiren emekçilerdir. Hak ettiğimiz değeri görene ve ücret ile sosyal haklarımızda adalet sağlanana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." sözleriyle tamamladı.




