Son iki yıldır ‘tur’larla gezi yapmaya başladım.  Bireysel olarak 4-5 il’e gitmeye kalksam, konaklama, en azından günde iki öğün yemek, o illerdeki tarihsel, kültürel ve doğasını gezmeye çalışsam bütçem buna yetmez.

Yazı: Şaban Bağcı

Fotoğraflar: Ezgi Karakaya

İyi bir turla ve iyi bir rehberle gittiğiniz tur’da inanın gördüklerinizde öğreneceğiz çok şey oluyor. İnanın bölgesel bilgiler bile sizi farklı yerlere götürecek. Örneğin otobüsle geçtiğin yerde, köyde veya ilde yaşadığı ünlüleri öğreniyorsunuz. Çağla Seyahat Acentası’nın Karadeniz Turu ile çok şeyler öğrendim, anımsadıklarım oldu… Bu geziyi güzelleştiren rehberimiz Barış Yılmaz, stajerimiz Murat  Yolaçan, acenta sahiplerinden Hatice Eryürük, Karadenizin o yollarında bize güven sağlayan kaptanımız Tuncer Atagüven’e teşekkür ediyorum.

7-16

Karadeniz Turu’na Amasya ile başladık. Sembol olarak yapılmış Ferhat ile Şirin Anıtı’nı ziyaret ettik. Kazılan su kanallarının içinde dolaşarak Ferhat ile Şirin’i andık. II. Hüsrev'in, tarihî kaynaklarda pek az değinilen sevgilisi Şirin ile arasındaki aşk macerası, İran ve Türk edebiyatında gerek Hüsrev ü Şirin gerek Ferhat ile Şirin adıyla pek çok edebiyatçı tarafından mesnevi biçiminde yazılmış, bir yandan mesnevi konusu olmaya devam ederken, bir yandan adlı anonim bir halk hikayesine dönüşüp geniş bir coğrafyada anlatıla gelmiştir.

1-76

Tabi Arkeoloji Müzesi’ni gezdik, bilgilendik. Ordu, Aybastı-Perşembe Yaylası’na giderken dağın tepesine otobüsle tırmanmak hele hele sis bulutu içinde gitmek heyecanı doruğa çıkarıyor.

Trabzon’da Atatürk Köşkü, Ayasofya Cami(önceden kilise olarak yapılmış),  Sümela Manastarı’nın gezdik.. Uzungöl, Trabzon ilinde yer alan bir heyelan set gölü. Çaykara ilçesinin Uzungöl Mahallesi'nde bulunur. Yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş. Buralarda Arap turistlerin ilgisi yoğun. Doğal olarak onların paralarının değerine yönelik fiyatlar bizlere çok pahalı geldi. Onların para değeri bizim liraya göre yüksek olunca bizim de Uzungöl’de alışveriş yapma olanağımız olamadı.

Ayder yaylası özellikle yaz aylarında turist akına uğruyor. Rize’de gezilecek yerlerin başında gelen Ayder 1300 metrelik bir rakıma sahip. Ayder Yaylasına gittik ve bir gece yaylada konakladık. Kaldığımız otelde tanıdık bir yüz çıktı. Bir çok Eskişehirlinin tanıyacağı isim: Ercan Saybaş.

Şair Fuzuli Caddesi’ne yıllarca hizmet vermiş, şimdi kapanmış bir fırın var. Hemşin Fırın’ın ortaklarından olan Ercan Saybaş  Ayder Yaylasında Zafran Otel’i ile hizmet veriyor. Yemekleri de eşi ile birlikte yapan Saybaş harika bir otel yapmış. Bireysel olarak Ayder Yaylası’na gideceklere öneririm Zafran Otel’i.. Ayder Yaylası çevresi adeta villalar, işyerleri ile donatılmış. Hatta Toki bile inşaata başlamış tepkiler yoğun.

2-45

Şenyuva Köprüsü (Lazca: Çinçiva Köprüsü), Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan 40 metre uzunluğunda olan bir kemer köprüdür. Bu köprü bir çok dizi çekiminde ev sahipliği yapmıştır.

Karadeniz Bölgesinin cenneti olarak adlandırılan Karagöl, Artvin iline ait olan Borçka ilçesinde bulunmaktadır. İçerisinde bulunduğu bölge ise tabiat parkı ilan edilmiştir.

Ağaçlardan ve bitki örtüsünden toprağı ve taşı göremediğimiz Artvin yoluna ilerlerken, rehberimiz Barış Yılmaz, Karadeniz’in Şair ceketli sanatçısı Kazım Koyuncu’nun köyünü gösterdi. Doğduğu köy olan Pançol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında defnedilen Koyuncu’yu selamladık.

Karadeniz müziği ile rock müziği sentezleyerek kendi tarzını oluşturan Laz kökenli Kazım Koyuncu, Lazca, Gürcüce ve Hemşince anonim şarkılar ve Laz sanatçı Hasan Xelimişi'nin eserlerini söyledi. Çağdaş Oyuncular'ın sahneye koyduğu ''Faşizmin Korku ve Sefaleti'' adlı oyunun müziklerini yaptı. Kanal D'de yayınlanacak olan Gülbeyaz adlı Karadeniz dizisinin müziklerini çoğu kendi olmakla beraber Gökhan Birben ile birlikte yapan Kazım Koyuncu, kanser hastalığına karşı direncini yitirmeden büyük bir mücadele verirken etrafındaki sevgi çemberiyle bu zor günlerin geçeceğine, olan inancını hiç kaybetmedi. Kazım müziğinden ve direncinden vazgeçmedi.

3-48

Koyuncu’yu; son günlerinde yazdığı ve tüm zorluklarına rağmen kendisinin seslendirdiği son şarkısı “İşte gidiyorum” eşliğinde hüzün ile andık:

"İşte gidiyorum, birşey demeden/Arkamı dönmeden, şikayet etmeden/Hiçbir şey almadan, birşey vermeden/Yol ayrılmış, görmeden, gidiyorum/Ne küslük var ne, pişmanlık kalbimde/

Yürüyorum sanki, senin yanında/Sesin uzaklaşır, her bir adımda/Ayak izim, kalmadan, gidiyorum/Gerdiğin tel, kalbimde kırılmadı/Gönülkuşu, şarkıdan yorulmadı/Bana kimse sen, gibi sarılmadı/Işığımız, sönmeden, gidiyorum"…

Artvin’i gezerken ünlü sanatçı, yazar-gazeteci Zülfü Livaneli’den söz etmemek mümkün değil.

Çünkü; yıllar önce Artvin kentinin çevresinin adı Artvin değil, Ligani ve Livani'ydi. Çok eskilerden gelen Nigali, Ligani ve Livani adının Osmanlı döneminde Livane ve Livana’ya dönüşmüş, Osmanlı kayıtlarında da Livana olarak yer almıştır.

4-47

Gürcü kökenli bir aileden gelmekte olan Zülfü Livaneli'nin babasının büyükbabası Ömer Bey, Kanuni döneminde Erzurum Beylerbeyi Dulkadirli Mehmet Han'ın (1536-1537) seferinde Artvin'in de içinde bulunduğu bölgeyi ele geçirmesiyle kurulan Livane Sancağı'nın yerel bir yöneticisi olan Yusuf Ağa'nın oğludur.

Zülfü Livaneli'nin babasının babası olan Zülfikar Bey; iriyarı, heybetli, sert olduğu kadar sevecen bir hâkim, Soyadı kanunu çıktığında Livaneli Sancağı'na dayanarak Livaneli soyadını alır.

Ordu, Fatsa’yı gezdik ve Fatsa’da konakladık. Fatsa’nın efsane belediye başkanı “Terzi Fikri’yi anmamak mümkün mü? Tabi gezinin içinde Batum’da vardı, gezdik, gördük.

Burası Eskişehir! Burası Eskişehir!

Samsun’da Bandırma Vapuru’nu, Kurtuluş Müzesi’ni gezdik. Müze’de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen’in heykellerini görmek bizi daha da mutlu etti.

5-43

Sinop Kalesini, Arkeoloji Müzesi’ni gezdik. Ünlü Sinop Cezaevi’ni onarım ve bakım nedeniyle içeriye giremedik.

Dört duvar insana neler yazdırabilir? İnsan çaresizliğini dizelere nasıl aktarabilir? Birçok sanatçı tarafından seslendirilen “Aldırma gönül” isimli bu şarkının söz yazarı Sabahattin Ali, şiirinin ilk dizelerini Sinop cezaevinde yazmıştır.Tarihi Sinop Cezaevi, Sabahattin Ali dışında dönemin birçok muhalif yazar ve şairini bünyesinde barındırmıştır.

6-39

"Başın öne eğilmesin/Aldırma gönül, aldırma!/Ağladığın duyulmasın/

Aldırma gönül, aldırma!"

Karadeniz Gezisi’ni kısa notlarla anlatmaya çalıştık. Nice gezilerde görüşmek ve anlatmak dileği ile…

9-18