(Ayrıntılı bilgi için haberin sonundaki videoyu izleyebilirsiniz)

Psikolojik Danışman Hakkı Eken, yaşanan son olayın tesadüfi değil, yıllardır biriken yapısal sorunların sonucu olduğunu söyledi. Eken, çocuklarda şiddetin bir anda ortaya çıkmadığını, aileden okula, toplumsal yapıdan eğitim sistemine kadar birçok etkenin bu süreci hazırladığını vurguladı.

Son yaşanan şiddet vakasını “yanardağın patlaması” metaforuyla değerlendiren Eken, bu tür olayların anlık ya da nedensiz biçimde ortaya çıkmadığını vurguladı. Eken, “Çocuğun uzun süre maruz kaldığı öfke, dışlanma, değersizlik algısı ve fark edilmediğine ilişkin duygular zaman içinde birikerek yoğun bir psikolojik baskıya dönüşür. Müdahale edilmeyen bu birikim, belirli bir noktadan sonra kontrolsüz biçimde dışa vurulabilir. Bu süreçte çocuk, bastırdığı öfkeyi davranışa dökerken aynı zamanda çevresine ‘Ben de varım, beni görün’ mesajı vermeye çalışır” ifadelerini kullandı.

“Mesele sadece çocuk değil, toplumun aynası”

Hakkı Eken’e göre yaşananlar yalnızca bireysel bir problem değil. Şiddetin arkasında toplumsal çözülme, aile içi iletişim eksikliği, ekonomik baskılar ve eğitim sistemindeki yetersizlikler bulunuyor.

Eken, “Çocuğu sadece fail olarak görmek büyük hata olur. Çocuk yaşadığı çevrenin, gördüğü davranışların ve maruz kaldığı ihmallerin yansımasını ortaya koyuyor. Eğer evde sevgi, ilgi, sınır ve sağlıklı iletişim yoksa; okulda anlaşılmıyor, akran zorbalığına uğruyor ya da kendini değersiz hissediyorsa, bu öfke farklı biçimlerde dışa vurulabilir” ifadelerini kullandı.

Aileler hangi işaretlere dikkat etmeli?

Uzman isim, ailelerin bazı davranış değişikliklerini mutlaka “kırmızı alarm” olarak değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Buna göre çocuklarda;

  • Ani öfke patlamaları
  • İçe kapanma ve yalnızlaşma
  • Sürekli mutsuzluk hali
  • Okula gitmek istememe
  • Şiddet içerikli söylem ve davranışlarda artış
  • Arkadaş ilişkilerinde bozulma
  • Kendine ya da çevresine zarar verme eğilimi
  • Dijital ortamda saldırgan içeriklere yönelme

gibi işaretler erken müdahale gerektiriyor.

Eken, “Birçok aile bu sinyalleri ergenlik dönemi diyerek geçiştiriyor. Oysa çocuk yardım çağrısı yapıyor olabilir. Onu yargılamadan dinlemek, duygularını anlamaya çalışmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak çok önemli” dedi.

“500 öğrenciye bir uzman düşüyor”

Okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliğine de dikkat çeken Eken, mevcut tabloyla sorunların çözülmesinin zor olduğunu belirtti.

“Bugün birçok okulda bir PDR uzmanı yüzlerce öğrenciye bakmak zorunda kalıyor. Ortalama 500 öğrenciye bir uzman düştüğü yerler var. Bu kadar kalabalıkta öğrenciyi tanımak, riskleri erken fark etmek, birebir görüşmeler yapmak ve önleyici çalışmalar yürütmek mümkün değil. Öğretmenler de sınıf yoğunluğu ve akademik baskı nedeniyle çocukların psikolojik dünyasına yeterince temas edemiyor” diye konuştu.

Çözüm ne?

Hakkı Eken, kalıcı çözüm için yalnızca ceza odaklı yaklaşımların yeterli olmayacağını ifade ederek şu önerileri sıraladı:

  • Okullarda daha fazla PDR uzmanı görevlendirilmesi
  • Sınıf mevcutlarının azaltılması
  • Ailelere yönelik bilinçlendirme eğitimleri verilmesi
  • Akran zorbalığına karşı sistematik programlar uygulanması
  • Öğretmenlere psikososyal destek ve kriz yönetimi eğitimi verilmesi
  • Çocukların sanat, spor ve sosyal alanlara yönlendirilmesi
  • Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması

“Bu olay neden değil, sonuçtur”

Son yaşanan şiddet olayının tek başına ele alınamayacağını vurgulayan Eken, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu münferit bir olay değil, toplumsal bir sorundur. Ortaya çıkan tablo bir neden değil, sonuçtur. Eğer çocuklarımızı gerçekten korumak istiyorsak, yalnızca yaşanan olaya değil, o çocuğu o noktaya getiren sürece bakmalıyız.”

ESKİ'de soruşturma: Sorumlular hesap verecek
ESKİ'de soruşturma: Sorumlular hesap verecek
İçeriği Görüntüle