Konuşmayı videodan izleyebilirsiniz

Yenilik Partisi Eskişehir İl Başkanlığı Ofisi açılışında Öztürk Yılmaz’dan dikkat çeken sözler!

Yenilik Partisi Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanlığı adayı Öztürk Yılmaz’ın katılımıyla Yenilik Partisi Eskişehir il ofisi açılışı yapıldı.

Flört şiddeti eğitici eğitimi verildi Flört şiddeti eğitici eğitimi verildi

Yenilik Partisi Eskişehir il ofisi açılışı çok sayıda teşkilat üyesi ile Yenilik Partisi Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanlığı adayı Öztürk Yılmaz’ın katılımıyla açılışı gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Yenilik Partisi Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanlığı adayı Öztürk Yılmaz açılışa gelen herkese teşekkür etti. Ayrıca Yılmaz konuşmasında, “Bizim Yenilik Partisinin siyasi hayata girmesinden sonra olaylar değişti. Ben Türkiye'de olup bitene itiraz eden bir insanım. Çünkü olup bitenin doğru olduğunu düşünmüyorum ve mücadele vermeye çalışıyorum. Türkiye'de bu baskı rejimini, bu insanları aşağılayan tek adam yönetiminin çok büyük tahribat yarattığını görüyorum ve bundan bir an önce Türkçeyi kurtarmak istiyorum. Benim siyaseten olmamın yegane gayesi budur.” dedi.

BİZ BİR ŞAHSIN REJİMİNİ İSTEMİYORUZ

Öztürk Yılmaz açıklamalarının devamında, “Bu rejimi yıkmak ve yerine adil bir düzen, üretken bir düzen, özgür bir düzen kurabilmek için çalışıyorum. Bu rejimin adını koyalım, bu rejimin adı; Recep Tayyip Erdoğan Cumhuriyeti’dir. Biz ise bunu yıkmak, Türkiye cumhuriyetini kurmak istiyoruz. Tabii biz Türkiye Cumhuriyeti istiyoruz. Biz bir şahsın rejimini istemiyoruz.” İfadelerini kullandı.

BÖYLE BİR SEÇİM ORTAMI OLAMAZ

Yenilik Partisi Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanlığı adayı Öztürk Yılmaz’ın açıklamalarının devamı şöyle:

Türkiye'de millet aç, işsiz ve yoksuldur. Kredi kartı borçları, bankalara olan borçlar insanları artık yaşayamaz hale getirdi. Yani millet bugün tek adam diktatörlüğünün esaretinde yaşıyor. Bir buna şakşakçılık edenler var ve ne yaparsa yapsın oh iyi oldu diyenler var. Bir de buna itiraz edenler var. Biz itiraz edenlerleyiz. Biz hiçbir zaman adalet duygusunu kaybetmiş insanlar değiliz.

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir seçim ortamı olamaz. Böyle bir şey olamaz. Böyle bir muhalefet olamaz. Böyle iktidar hiç olamaz. Bakın buraya demin geldik. Ben saldırıya uğramış bir kişiyim. Yani boynunun kesilerek öldürülmek istendi ama gelirken escort var mıydı? Verildi mi escort? Lütfen görevlere soruyorum, escort verildi mi? Hayır. Peki, siz bizim bu vergilerimizi kimler için kullanıyorsunuz? Yani benim otobüsüm geliyor. Seçim otobüsüne bir tane eskort verilmiyor. Bakınız. Doğru, dürüst koruma sağlanmıyor ve bu şartlarda bizim seçime girip yarış yapmamız bekleniyor.

ERDOĞAN MEŞRUİYETİNİ KAYBETMİŞTİR

Mafya grupları, terör grupları birilerinin eli altından bize parmak sallıyorlar diyorlar ki, “İleri giderseniz bak böyle yaparız, ileri gitmeyin” ama şunu söyleyeyim. Böyle yönetim olmaz. Bir zamanlar Esad meşruiyetini kaybetmiştir diyordu. Erdoğan, şimdi kendisi halk nezdinde meşruiyetini tamamen kaybetmiştir. Artık Erdoğan'ın hiçbir meşruiyeti kalmamıştır ve bizimle olan arasındaki bu kin davasının köküne inelim. Erdoğan gücü bırakmak istemiyor.

Bizim diğer siyasi partilerden farkımız olayları görüyoruz. Türkiye'de ne oynanmak isteniyorsa onun altında yatan asıl hedefi görüyorum. Ben bunu farkındayım. Ben bunu görüyorum.

'SİYASİ PARTİ BAŞKANLARINA MEKTUP GÖNDERECEĞİM'

Ben bugün buraya bacağımda 20'nin üzerinde dikişle özellikle geldim. Bıkmıyoruz, korkmuyoruz, yılmıyoruz. Muhalefete benim önerilerim var. Gelen hiçbir yasaya bir şey yapamıyorsunuz. 'Kabul edenler', 'etmeyenler' diyor yasa geçiyor. Başınızı yardırdınız, gözünüzü kaybedeceksiniz. Sopalanıyorsunuz, aşağılanıyorsunuz. O Meclis'in hiçbir yetkisi yok. Denetim yapamıyorsunuz. Ne yapacağız? Biz bu Meclis'te durmayacağız. Bizi halk seçti, benim o Meclis'ten çekilmem ve halka gitmem lazım. Eğer düzenden yanaysanız, düzenin devam etmesini istiyorsanız, o zaman diyecek bir şeyim yok. Meclis'ten milletvekili ve muhalefetin kesinlikle çekilmesi lazım. Bir ders vermemiz lazım. İkincisi bir güvenlik toplantısı yapmamız lazım. Bu nedir arkadaş? Böyle bir ortamda siyaset yapılabilir mi? Bütün muhalefetle bir güvenlik zirvesi yapmamız lazım. Üçüncüsü ise daha önemli. Ben pazartesi günü bu süreci başlatmak için bütün siyasi parti başkanlarına bir mektup göndereceğim ama beni arayanlara göndereceğim. Bakın, bugün 8'inci gün. Daha tek bir satır kınama yok, bir açıklama yok

ÖZTÜRK YILMAZ’DAN 6’LI MASAYA ÇAĞRI

6’lı masaya da çağrıda bulunan Yılmaz, “6'lı masaya da bir çağrım var. Neredeyse 1 yıl oldu. O ona gidiyor, bu buna gidiyor, yoruldular. Arkadaşlar siz şu anda boş bir hedef için uğraşıyorsunuz. Gelin, beni dinleyin. Pazartesi günü size göndereceğim, parlamento dışındaki gruplara da göndereceğim mektuba, çağrıya kulak verin. Olayları yaşayan bir insanım. İlk defa bedel ödemedim ki. Ben muhalefet yapmayı kanımla canımla ödüyorum. Musul'da da aynı şekilde ödedim. Bu benim kaçıncı mağduriyetim? Musul'da mağdur oldum. Geldim, CHP'den ihraç oldum, mağdur oldum. Bu defa öldürülmek istendim, mağdur oldum ama can bu bedenden çıkmayınca huy da çıkmıyor"

ÖZTÜRK YILMAZ’IN 3 ÖNERİSİ

 Türkiye’de milletvekillerine 3 öneri sunan Yenilik Partisi Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanlığı adayı Öztürk Yılmaz’ın açıklaması şöyle:

“Türkiye’de sağlıklı ve demokratik bir şekilde siyaset yapmak için 3 önerim var. İlk önerim milletvekilliklerinden istifa etmeden acil bir şekilde muhalefetin ve milletvekillerinin  AKP'nin barbarlığına cevap vermek ve AKP'ye daha fazla meşruiyet sağlamamaları için Meclis genel kuruluna katılmamaları gerekiyor.

İkinci olarak AKP’nin getireceği hiçbir anayasa teklifinin kabul edilmemesi ve reddedilmesi gerekiyor.

Üçüncüsü de seçim atmosferinde bu güvensizlik ortamında herkes risk altında ve kimsenin can güvenliği bulunmuyor. Acilen can güvenliğiyle ilgili muhalefetin bir toplantı yapması gerekiyor ve ben pazartesi bunun için Mecliste grubu bulunan siyasi parti başkanlarına ve milletvekillerine bir mektup göndereceğim.” dedi.