Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Es Gazete Yazı İşleri Müdürü Şenay Bilik Yıldırım’a konuştu. Belediyeye yönelik soruşturma sürecinin siyasi amaç taşıdığını savunan Ataç, “Dimdik belediyemin başındayım. Her şeyimiz açık, saklayacak hiçbir şeyimiz yok” dedi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Esgazete Yazı İşleri Müdürü Şenay Bilik Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik soruşturma süreci, tutuklu personelin durumu, belediye meclisinde yaşanan tartışmalar ve kamuoyundan gelen yansımalarla ilgili açıklamalarda bulunan Ataç, sürecin siyasi boyut taşıdığını savundu. 2024 yerel seçimlerinin ardından Tepebaşı Belediyesi’nin hedef haline getirildiğini belirten Ataç, “Yıllardır bükemedikleri bu konuyu şimdi siyasi oyunlarla çözmeye çalışıyorlar. Tepebaşı Belediyesi’ni bir siyasi kazanım uğruna yok etmeye çalışıyorlar” dedi.


Bu sürecin siyasi boyutu olduğunu düşünüyorum. 2024 seçimlerinden sonra Tepebaşı’nın siyasi bir hedef haline getirildiğini görüyoruz. Yıllardır bükemedikleri bu konuyu siyasi oyunlarla halletmeye çalışıyorlar. Böyle bir zamanı yaşamak kolay değil ama ben seçim kaybetmeyi de bilirim, kazanmayı da bilirim. Bunlar da geçecek. Dünyada son sözü söyleyen hiçbir şey yok. Devran elbette dönecek.

“Her şeyimiz açık, bir şeyden kaçmadık”


Mevcut süreç yaklaşık üç yıldır devam eden bir süreç. Telefonlarımız dinlendi, bizden evrak istediler, gönderdik. Arkadaşlarımız gidip bilgi verdi. Biz bir şeyden kaçmadık. Her şeyimiz açık. Benim banka hesaplarıma da bakabilirler. Saklayacak hiçbir şeyimiz yok.

Tepebaşı Belediyesi’ni bir siyasi kazanım uğruna yok etmeye çalışıyorlar. Bu da onların yüz karasıdır. Arkadaşlarımız artık adalete teslim olmuş durumda. Bu konuda herkesin yorum yapmasını doğru bulmuyorum. Bir başka şey söyleyeceklerse söylesinler ama bu konuyla ilgili yorum yapılmasını doğru bulmuyorum. Bunu şiddetle kınıyor ve eleştiriyorum.

“Dimdik belediyemin başındayım”


Şu anda ben dimdik belediyemin başındayım. Arkamda 2 bin çalışanımla işlerimize bakıyoruz. Eğer beni almak isteselerdi ilk önce beni alırlardı. Demek ki herhangi bir şey bulunmamış.

Ben her zaman söylüyorum; her şeyimiz açık. Bir şeyden kaçmam yok. Buradayım, çağırırlarsa giderim. Şuradan delikli kuruş geçmedi. 20 küsur senedir Eskişehir’de benim bir yolsuzluğum konuşulmuş mudur? Benim en güvenilir tarafım dürüstlüğümdür.

“Süreç bir itirafçıyla başladı”


Düğün salonunu çalıştıran bir müşterimiz itirafçı oluyor, onlara yetiyor. İstanbul’dan tutun, Ekrem Başkan’dan tutun, birçok belediye başkanında hep itirafçılarla süreç yürüdü. Sonra bazı itirafçılar “yalan söyledik” dediler. Bizim itirafçımız da bir gün bunu yapacak herhalde.

“15 tutuklunun 12’si belediye personeli”


15 tutuklunun 12’si belediye personeli. Tutuklular arasında 5 kadın, 10 erkek var. Arkadaşlarımızı ziyaret ettim. Özellikle kadın arkadaşlarımız ilk günlerde çok zorlandılar.

Bir arkadaşımızın üniversiteye giden bir kızı, ilkokula giden bir kızı ve yaklaşık 75 yaşında annesi var. Eşinden ayrılmış. Anneanne çocuklara bakıyor. Arkadaşımız, “Annem bununla baş edemez, çocuklarım mağdur olacak” diyordu. Çok ciddi sıkıntılar yaşadı. “Başkanım benim suçum yok, niye ben buradayım?” diyordu. İkinci ziyaretimde daha iyi buldum. Koşullara alışıyorlar. Biz de onları yalnız bırakmıyoruz.

Emniyet ve savcılığa teşekkür


Bizim şansımız Eskişehir Emniyeti’nin ve savcılığın bu operasyonu yapması. Başka türlü çok daha farklı şeyler yaşanabilirdi. Eskişehir Kapalı Cezaevi’nde değil de Silivri’de olsalardı aileleriyle görüşmeleri büyük sorun olurdu.

Burada emniyetle, savcılıkla yüz yüze baktığımız insanlar var. Onlar da nezaket içinde davrandılar. Arkadaşlarımızın onurları kırılmadı. Bu açıdan her iki kuruma da teşekkür ediyorum.

“Meclis salonu yargılama alanı değildir”

26altı26 genç yaratıcılar programı lansmanı gerçekleştirildi
26altı26 genç yaratıcılar programı lansmanı gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle


AK Parti meclis üyesi sanki savcı gibi, hâkim gibi yargılama yapıyor. Konuşmasını sabırla dinledim. En sonunda hakaret içeren kelimeler oldu, ondan sonra konuşmasını kestim. Bir daha da söz vermedim. Çünkü meclis salonu bir yargılama alanı değil.

Kalkıp istifa istiyor. Sen kimsin benim istifamı istiyorsun? Bu hadsizliktir. Meclis salonu yargılama yeri değildir.

“Demokrasi, hukuk, liyakat ağızlarına hiç yakışmıyor”


Demokrasi, hukuk, liyakat ağızlarına hiç yakışmıyor. Bu ülkede en son konuşacak insanlar onlar. Başka sözüm yok.

Liyakat eleştirileri kapsamında geçmişte yargı süreci yaşamış bir kişiyi yeniden gündeme getiriyorlar. 2019’da seçilmiş bir nedenle yargılanmış, ceza almış ama mahkumiyeti yok, hükmün açıklanmasının ertelenmesi var. Bunu tekrar niye taşıyorlar anlamıyorum. Bu bitmiş bir süreçtir. Yargıtay’dan da her yerden bitmiştir.


Mavi Radyo’daki bir konuşmamdan cımbızla bir bölüm alıp broşür haline getirdiler. Hasan Tuç’un aday olduğu dönemde sabah erken saatlerde küçük çocuklara cami önlerinde broşür dağıttılar. Neymiş, ben PKK’lıymışım, HDP’liymişim.

Bugün HDP ile ya da onun bugünkü uzantısıyla kol kola giren, Abdullah Öcalan’ı Meclis’e getirmeye çalışan zihniyetin içinde HÜDA PAR var. Laikliği istemeyen, Atatürk’ü sevmeyen, anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek isteyen bir partiyle kimlerin birlikte olduğunu vatandaşımıza açıklıyorum.

Ne olduğunu bilmeden konuşuyorlar. Bizde “eşek üstünden tüfek atıyor” derler; aynı o şekilde.

Ferdi Zeyrek’i andı


Sevgili Ferdi’yi sevgiyle, saygıyla anıyorum. Çok değerli bir kardeşimizdi. Onun adına bir salon açtık, ismini verdik. Çok üzülüyorum. Cenaze töreninde inanılmaz bir sevgi vardı. Çok acıydı, gencecikti. Allah rahmet eylesin. Ailesinin ve Genel Başkanımızın başı sağ olsun.

“Vatandaşın desteği bana güç veriyor”


Pazar günleri köylere gidiyordum. Vatandaş beni nereye oturtacağını şaşırıyor. Böyle bir ilgi bugüne kadar olmadı. Bir şey söyleyemiyorlar ama dokunmalarıyla, sarılmalarıyla çok şey ifade ediyorlar.

Geçen hafta iki köyümüze gittim. Biri Yukarı Kartal, diğeri Akköy. Böyle bir ilgi, böyle bir sevgi var. Dışarı çıktığımda da aynı şey, buraya gelen insanlarda da aynı şey. Yüzlerce insan geliyor. “Başkanım geçer, üzülme sakın” diyorlar. Müthiş bir destek var. Vatandaşlarımızın sevgisi ve desteği bana güç veriyor.

“Yine hep beraber devam edeceğiz”


Buradan Eskişehir halkına, Tepebaşı halkına çok teşekkür ediyorum. Siz de üzülmeyin, ben de üzülmeyeyim. Bundan sonra yolumuz açık olsun. Yine hep beraber devam edeceğiz.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, soruşturma sürecine ilişkin açıklamalarını bu sözlerle tamamlarken, belediyenin çalışmalarına devam ettiğini ve süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.