sunum için tıklayın 

Hatipoğlu şunları söyledi; Bugün, 11 ilimizin ve 14 milyon vatandaşımızın doğrudan etkilendiği, 10 binlerce binanın yıkıldığı, asrın felaketi diye adlandırdığımız 107.213 (yüz yedi bin iki yüz on üç) insanımızın yaralandığı ve 53.537 (elli üç bin beş yüz otuz yedi) İnsanımızın vefatının seneyi devriyesi.
Depremde hayatını kaybetmiş vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Aziz milletimizin de bir daha böylesi felaketleri yaşamamasını temenni ediyorum.
Elbette bu büyüklükte yaşanan depremlerin ilk anından itibaren Devletimiz / hükümetimiz tüm imkânlarıyla deprem bölgesinde seferber olarak vatandaşlarımızın yanında olmuş ve büyük yıkımın izlerini silmek, yeniden inşa ve ihya etmek için gece gündüz çalışmalarını sürdürmüştür/sürdürmektedir. Gelinen nokta da, 10 binlerce konut, işyeri yapılarak depremzedelerimize teslim edilmiş bu yıl içerisinde de tamamının teslimi hedeflenmektedir.
Eskişehir’imizde 1999 Gölcük depreminde dahi yıkım meydana gelmiş ve 33 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 20 Şubat 1956 yılında İlimizde 6.4 şiddetinde bir deprem meydana gelmiştir. Üzerinden fay geçen şehirlerden birisi olan İlimizin her an bu büyüklükte depremi yaşayabileceği ve hiç vakit kaybetmeden gerekli önlemlerin alınarak depreme dayanıklı yapı stokunun oluşturulması gerektiği Uzmanlarca defaten ifade edilmektedir.
Ancak Eskişehir’imiz için Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerinin geriye dönük 25 yılını değerlendirdiğimizde depreme yönelik Hükümetimizin İlimizde yapmış olduğu konutlar, kamu binaları, hastaneler, okullar, yeşil alanlar (millet bahçesi) ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile 6306 sayılı kanun kapsamında dönüşümünü sağladığı riskli yapılar dışında Belediyelerimizin gözle görülür bir çalışma yapmadığı aşikârdır. Hal böyleyken bırakın tedbir almayı yapmış olduğu revizyon imar planlarıyla merkezde bulunan yeşil alanları konut/ticarete çevirerek yoğunluğu arttırması olası bir depremde kayıpların artmasına neden olacaktır.
Aslında Ülkemizde meydana gelen her deprem sonrası Valiliğimizce ( Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) Belediyelere yönelik yapması gerekenler tekrar tekrar hatırlatılmasına rağmen belediyelerimiz böylesine hayati konuda duyarsız kalmışlardır. Ta ki 6 şubat depremleri sonrası alelacele mevcut yapıların durumuna yönelik, inşaat mühendisleri odasıyla protokol yaparak 25 yıl bu konuda hiçbir çalışma yapmadıklarını kamuoyuna göstermişlerdir.
Ancak günden güne Eskişehir’ de ve çevresinde oluşacak depremlere yaklaşırken halen afet riski karşısında nasıl bir strateji izleneceğine dair hiçbir çalışma yoktur. 100.000 nin üzerinde bağımsız konut biriminin 1999 öncesi olduğu ve dönüşüme ihtiyacının olduğu, sadece risk arz eden caddelerde 50.000’ e yakın hemşerimizin yaşadığı gözönüne alınarak acil çözümler üretilmelidir.
İlimiz merkezinde yer alan belediyelerin sorumluluğu altında kentsel dönüşüm alanları yer almakta olup, Büyükşehir Belediyesinin teklifi ile onaylanan Riskli Alan içerisinde, toplam bina sayısı 1206, toplam hane sayısı 4500, etkilenen nüfus 14351 kişidir. Odunpazarı Belediyesinin teklifi ile onaylanan Gündoğdu Riskli Alanı içinde Toplam bina sayısı 774 adet, Toplam hane sayısı 1.091 adet, Yaklaşık nüfus 4.364 kişidir. Yine Odunpazarı Belediye Başkanlığının teklifi ile onaylanan küçük sanayi riskli alanında Toplam işyeri sayısı 1800 adet, Toplam konut sayısı 440 adettir. Bunun yanında Belediye Kanunu kapsamında kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş olan Gündoğdu1, 2, 3 alanları yaklaşık 40 ha alan büyüklüğündedir.
Özetle İlimizde riskli alan ilan edilmiş yaklaşık 150 hektar alan, kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş 40 hektar alan olmak üzere 190 hektarlık (1900 dönüm) alanda bunca yıl geçmiş
olmasına rağmen günün sonunda, 25 yıllık belediyeciliğin sonunda epi topu 3 adet blok dikilmiştir.
Oysa Eskişehir’ de TOKİ eliyle depreme dayanıklı 13168 adet konutun tamamlananlar hak sahiplerine teslim edilmiş, devam edenlerin kuraları çekilmiştir. Ayrıca 2508 adet konut yapımı planlanmakta olup bunun yanında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2012 yılında çıkarmış olduğu 6306 sayılı Kanun kapsamında İl Müdürlüğünün katkı ve desteği ile (kira yardımı, kredi desteği, harç muafiyeti vb.) riskli 10212 konutun, 1183 işyerinin yer aldığı 5378 adet binanın dönüşümü sağlanmıştır. 

Ekran görüntüsü 2024-02-06 132439

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Ülkemizde depremler sonrası can ve mal kaybının yaşanmaması için Büyükşehir Belediyesi olarak tüm planlamalarımızı depreme dayanıklı, kimlikli, yatay mimariyi esas alan, hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyen herkesi kapsayan plan ve dönüşüm projeleriyle bir dakika dahi kaybetmeden 1 Nisan sabahı çalışmalara başlayacağımızı ve hiçbir an gündemden çıkarmadan vatandaşlarımızın istek ve beklentilerini merkezde tutan bir anlayışla şehrimizi güvenli hale getirinceye kadar var gücümüzle çalışacağıma buradan söz veriyorum."

Yalaz, Hatipoğlu’nun iddialarını tek tek yanıtladı Yalaz, Hatipoğlu’nun iddialarını tek tek yanıtladı

Editör: Mustafa YILDIRIM