CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, TBMM Genel Kurulu’nda ele alınan “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin 4. maddesine ilişkin eleştirilerde bulundu. Süllü, düzenlemenin mağdur yatırımcıların kayıplarını karşılayacak yeterli güvenceyi içermediğini savundu.
Ödeme güvencesi eleştirisi
Basın bürosundan gönderilen açıklamaya göre Süllü; net yatırım tutarı, ara ödeme, nihai ödeme, geri kazanım hesabı ve olağanüstü kazançların isteğe bağlı iadesine ilişkin hükümlerde belirsizlikler bulunduğunu söyledi.
Ödemelerin yeterli kaynak oluşmasına bağlandığını belirten Süllü, geri ödemelerin fonların mal varlıkları, gönüllü iadeler ve el konulan varlıklardan sağlanacak kaynaklarla sınırlı kalacağını ifade etti. Küçük yatırımcılara öncelik tanınmasının, yatırılan paranın tamamının geri alınacağı anlamına gelmediğini savundu.
Bir milyon liralık açıklamaya tepki
Süllü, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in bir milyon liraya kadar herkese ödeme yapılacağı yönündeki açıklamasını eleştirdi. Düzenlemenin, bir milyon liranın altındaki yatırımlar için de mağduriyeti karşılayacak güvence sunmadığını ileri sürdü.
Tasfiye sürecinin ve ödemelerin ne zaman tamamlanacağının belirsiz olduğunu söyleyen Süllü, bekleme süresinde yatırımcıların ikinci bir kayba uğramaması için enflasyonun hesaba katılması gerektiğini dile getirdi.
Haksız kazançların zorunlu iadesini istedi
Olağanüstü kazançların iadesinin gönüllülük esasına bırakılmasına karşı çıkan Süllü, haksız kazançların makul hesaplamalarla belirlenerek fona iadesinin zorunlu tutulmasını istedi. Mevcut yaklaşımın, haksız kazanç elde edenler için yeni bir avantaj yaratabileceğini savundu.
Sermaye Piyasası Kuruluna tanınan yetkileri de eleştiren Süllü, denetim sorumluluğunu sorguladığı kuruma kazançların tespitinde geniş takdir alanı bırakıldığını belirterek “Kurda kuzu emanet ediliyor” ifadesini kullandı.
Meclis araştırması çağrısı
Süllü, yatırımcıların sorunlarına ortak akılla çözüm bulunması için Meclis araştırması komisyonu kurulmasını önerdi. Düzenlemedeki belirsizliklerin giderilmesi ve mağdurların haklarının güvenceye alınması gerektiğini söyledi.




