Burada ana başlıklar halinde hayata geçirmek istediği projeleri açıklayan Ayşe Ünlüce, tarım ve hayvancılık konusunda acil olarak yol haritası çizilmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar tarım ve hayvancılık konusunda 12 kırsal ilçede birçok projeye imza attığını söyleyen Ayşe Ünlüce, “Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda 8 bin özellikle son 3 yılda 6 bin çiftçimize birçok alanda destek verdi. Türkiye’de ilk defa biçerdöver desteğine Büyükşehir Belediyemiz başladı ve bu kapsamda 2 binin üstünde küçük çiftçiye hasat desteğinde bulundu” dedi.

Üreticilere “Gelin hep beraber tarım platformu altında toplanın” çağrısında bulunan Ayşe Ünlüce, “Kırsal kalkınmayı, tarım ve hayvancılığın daha iyi yerlerde olmasını, çiftçilerimizin gelişmesini ve daha iyi üretim yapmasını sağlamak için beraber çalışalım. Bu toplantıları sık sık yapalım ve ortak bir dille, ortak bir mücadele ile tarımı ve hayvancılığı hak ettiği yere getirelim” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirmek istenilen projeleri başlıklar halinde anlatan Ayşe Ünlüce,  “Halk Et Projesi ve Mezbaha, Sözleşmeli Tarımı hayata geçirmek istiyoruz.  Zirai ilaçlamada teknolojiyi kullanarak drone ile ilaçlama konusunda çiftçimize destek olacağız. Tüm ilçelerimize Tarımsal Erken Uyarı Sistemi kuracağız. Ayrıca Toprak Analiz Laboratuvarı kuruyoruz. Aynı zamanda mobil analiz ekibimiz olacak. İhtiyaç sahibi çiftçimizin toprak analizini ücretsiz yapacağız. Toprağın verimini arttırmak çiftçimizin yüksek verimli ürün elde etmesini sağlamak istiyoruz. Organik Sıvı Gübre Tesisi kuruyoruz. Üretim maliyetlerinin artmasından dolayı çiftçi tarlasına gübre atamıyor. Bu durumu ortadan kaldırmak için çiftçilerimize üreteceğimiz sıvı gübre ile destek olacağız. Tüm ilçelerimize hububat eken çiftçimizin ihtiyacını karşılayacak modern Selektör Tesisleri kuruyoruz. Doğa olaylarından kaynaklanan sorunlara, hastalık ve zararlılara karşı erken uyarı sistemi kullanılarak entegre mücadele yöntemine siz teşvik edeceğiz” şeklinde konuştu.

Türkiye'nin tarım politikası yok!

Köyleri mahalleye dönüştüren Büyükşehir Yasası sonrasında ilçe belediyeler olarak tarımla ilgilenmek zorunda olduklarını söyleyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Tarımsal hizmetler adı altında müdürlükler, daire başkanlıkları kurmaya başladık. Bunun nedeni devletin tarımla ilgili politikasında eksiklikler, yanlışlıklar olması. Belediye olarak bize kamu baskısı geliyor. Ve biz farklı bir yöntem ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. El yordamıyla bu işi yapmaya çalışıyoruz. Yaparken yanlışımız da eksiğimiz de olabilir, ama devletin 100 yılda yapamadığı işi, bizim on yılda yapabilmemiz mümkün değil. O nedenle bize destek olmanız, bize sahip çıkmanız lazım. Ortak akılla bu işleri düzenlememiz gerekiyor” dedi.

KAMUNUN TEMSİLCİLERİ KENDİNİ İKTİDAR PARTİSİNİN İL BAŞKANI ZANNEDİYOR

Albayrak’tan Sarıcakaya ve Mihalgazi’ye ziyaret Albayrak’tan Sarıcakaya ve Mihalgazi’ye ziyaret

Odunpazarı Belediyesi olarak kırsalla ilgili dernekler, sendikalar, kooperatifler ve odalarla birlikte çalıştıklarını belirten Başkan Kurt, ancak Türkiye'de ortak çalışma kültürü oluşmadığı için çalışmaların yarım kaldığını anlattı. “Örneğin biz Arıköy’ü kurduk. Arıköy'de vatandaşlara arıcılığı öğretiyoruz. Arıcılığın pratiğini yaratıyoruz. Ama Arıcılar Derneği bir tarafta, Arıcılar Birliği bir tarafta, başka bir örgüt diğer tarafta birbirinin yaptı işi engellemeye çalışıyor. Oysa belediye olarak ortak bir nokta yakalamak, varsa o eksiği birlikte gidermek istiyoruz. Bizim bu konuda odalarla, devletin diğer kurumlarıyla birlikte hareket edebilmemiz gerekir. Ne yazık ki bu ortak çalışma devletin kurumlarında da yok. Kamunun temsilcileri kendini iktidar partisinin il başkanı, il yöneticisi zannediyor. Bizimle ortak hareket etmekte zorlanıyor. Fotoğraf çektirmekte bile zorlanıyor. Kaldı ki birlikte oturup iş üretelim” diyen Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

TOPLUMSAL MUHALEFET ÖRÜLMELİ

“Tarımın en önemli girdilerinin fiyatları frenlenemez bir biçimde artıyor. 28 Mayıs'ta 18 lira olan mazot, bugün 43 bin lira. Bu fiyatlarla çiftçinin mazotla, tarım yapması, ekim yapması, üretim yapması ve yaptığı üretimi para kazanır halde satabilmesi mümkün değil. Mısır geçen yıl 5 liraya satılmış. Bu yıl da 5,5 lira. Girdi fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış, ürün fiyatlarında sağlanmamış. Şu çok net, girdi fiyatındaki yüzde 100’lük artışa rağmen ürün fiyatında yüzde 100 artış yoksa siz para kazanma şansınız yok. Fiyat artması önemli değil, önemli olan Türk parasını satın alma gücünün korunması. Türkiye'nin genel anlamıyla bir tarım politikası olmadığı için şehirlerde bizim yapacağımız küçük gruplar halindeki iyileştirmeler tarım açısından hiçbir işe yaramıyor. Biz burada toplumsal bir muhalefet örgütlemeliyiz. Toplumsal bir eylem girişiminde bulunmalıyız.”

 

Editör: Mustafa YILDIRIM