Haber: Şenay Bilik Yıldırım

ETİ Göç Müzesi’nin yerine TÜGVA Kıraathanesi açılacağı iddiası son günlerin en tartışmalı konusu oldu. Konuyu TÜGVA tarafına da sorarak, İl Temsilcisi Ramazan Anıl’dan bilgi aldık. Öncelikle ETİ Göç Müzesi’nin kapatılmadığını, eserlerin yerinde durduğunu ve korunduğunu aktaran Anıl, bu alanı muhafaza ederek, insanların kitap okuyup, dinlenebileceği bir “kıraathane” alanı yaptıklarını söyledi. Kıraathanenin; bir çay kahve içilen bir yer olduğu algısının yaratıldığını ancak,  gerçek anlamının; insanların okumaları için gazete ve dergi bulunduran, geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane olduğun dile getiren Anıl, Vakfın buna benzer pek çok projesinin bulunduğunu kaydetti.

YARGISIZ İNFAZ YAPIYORLAR

İnsanların konunun taraflarına sormadan yanlış bilgi aktardığını öne süren TÜGVA Eskişehir Temsilcisi Ramazan Anıl, şunları söyledi: “Yargısız infaz yapıyorlar, insanlar kıraathanenin anlamını bilmiyor, burası bir okuma yeridir, okey oynanan nargile içilen bir değildir. TÜGVA’nın böyle bir misyonu da olamaz. Müzeydi deniyor ancak burası hiçbir zaman faaliyete geçmedi ki açılmadı ki burası müze olmadı bir asıl TÜGVA ile burası müze olacak ve canlanacak. Müze olarak planlanan ekipmanlar yerinde duruyor. Gençlerin kitap okuyup internete gireceği, çaya kahveye 50 lira vermeyeceği bir yer yapacağız."

TÜGVA'YA DEVREDİLMEDİ

Google Atatürk ayıbına son verdi Google Atatürk ayıbına son verdi

Buranın TÜGVA’ya devredildiği iddialarının da doğru olmadığını belirten Anıl, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Böyle bir durum söz konusu değil, Türk Dünyası Vakfı ile TÜGVA’nın ortak bir projesidir, içerideki çalışmalar bitince tüm basın mensuplarını çağırarak, tanıtacağız. İnsanlar tabelaya takıldılar, “TÜGVA Kıraathanesi” yazısını eleştirdiler, buraya Göç Müzesi yazısını da ekleriz gönül rahatlığıyla, zaten göç müzesi duruyor,  bununla ilgili bir sorun yok. Biz müzeyle ilgili farklı projeler geliştirdik, göç konusunu nasıl daha iyi anlatırız üzerine de çalışmalar yürütüyoruz, insanlar sormadan yargısız infaz yapıyor, bize sorsalar doğrularını anlatırdık.”

Editör: Mustafa YILDIRIM