Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Esgazete Yazı İşleri Müdürü Şenay Yıldırım’ın sorularını yanıtladı.
Çocukluk yıllarından kamu yönetimindeki ilkelerine, Osmaniye’de yaşadığı deprem tecrübesinden Eskişehir’in deprem ve orman yangını hazırlıklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Vatandaş devletinin yanında olduğunu görmek istiyor. Biz kimsesizlerin kimsesi olmaya devam edeceğiz” dedi. Valilik makamında gerçekleşen söyleşide Yılmaz, Toroslar'ın eteklerinde zorlu koşullarda geçen okul yıllarını, hayatının kırılma noktasındaki Tarih öğretmenini, mesleki ilkelerini, Eskişehir’e dair çalışmalarını ve kentin sorunlarına ilişkin önemli başlıkları değerlendirdi.
Adana'nın Aladağ ilçesinin Dailer köyünde başlayan hayat yolculuğunuz bugün Eskişehir Valiliği makamına uzandı. “O Şimdi Vali” kitabı da bu hikâyeyi anlatıyor. Çocukluk yıllarınızdan bugüne taşıdığınız en güçlü duygu nedir?
Ben bu köyde 10 çocuklu bir ailede büyüdüm. İlkokulu köyümüzde okudum. Okulumuz köyün diğer parçasındaydı ve yaklaşık 6 kilometre yürüyerek gidiyordum. Ortaokula ve liseye gitmek o dönem bizim şartlarımızda çok kolay değildi. İlkokuldan sonra çoğu çocuk eğitimine devam edemiyordu. Benim ortaokula başlamamda ilkokul öğretmenim Hasan Eşiyok’un büyük etkisi oldu. Babama ısrarla benim ortaokula kaydettirilmem gerektiğini söylemiş. Babam da bundan etkilenerek beni ortaokula yazdırdı. O günlerde babam bana ilk kez spor ayakkabı, eşofman ve takım elbise aldı. Bunlar benim için çok önemliydi.
Bugün geriye baktığımda en güçlü duygu, o zorluklara rağmen çalışınca bir şeylerin değişebileceğine olan inançtır. İnsan nereden gelirse gelsin, emek verirse, iyi insanların desteğiyle yol alabiliyor.
Bir öğretmen hayatınızı değiştirebiliyor
Üniversite tercihlerinizde ilk sırada tarih öğretmenliği varken, bir öğretmeninizin yönlendirmesiyle tercihinizi değiştirip Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümüne giriyorsunuz. Bugün geriye baktığınızda hayatınızın yönünü değiştiren o öğretmen dokunuşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortaokulda Ayşe Koçak isimli bir tarih öğretmenimiz vardı. Benim hayatımda çok önemli bir yeri vardır. O dönem derslere çok ilgili bir öğrenci değildim. Ama Ayşe hocamın dersi anlatışı, öğrencisine yaklaşımı beni çok etkiledi. Onu mahcup etmemek için çalışmaya başladım. Bir tarih sınavında aldığım iyi not benim için dönüm noktası oldu. O gün çalışınca başarabileceğimi gördüm.
Üniversite tercihlerinde de ilk sıraya tarih öğretmenliğini yazmıştım. Çünkü tarih öğretmenimi çok seviyordum. Ancak Ayşe hocam tercihlerime baktığında bana, “Senden iyi kaymakam olur, niye siyasal, hukuk gibi bölümleri yazmıyorsun?” dedi. Aslında içimde kaymakam olma hayali vardı ama ulaşamayacağımı düşünüyordum. Hocam sanki kalbimden geçeni görmüştü, onun verdiği güvenle tercihlerimi değiştirdim ve Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’ne girdim.
Öğretmen gerçekten çok önemli. Bir öğrencinin hayatını değiştirebiliyor. Ben bunu kendi hayatımda yaşadım.
En önemli konulardan biri vatandaşa iyi davranmak
Uzun yıllar kaymakamlık yaptıktan sonra valilik görevine uzanan bir kamu yönetimi tecrübeniz var. Ocak 2026’dan itibaren Eskişehir Valisi olarak görev yapıyorsunuz. Kaymakamlık yıllarınızdan Eskişehir Valiliğine taşıdığınız en önemli yönetim ilkesi nedir?
Benim ilkelerimde bir değişiklik yok. Kaymakamken nasılsam, valiyken de öyleyim. Öncelikle işimi çok iyi yapmak isterim. Bulunduğum yeri çok çabuk benimserim. Mesleğimi çok seviyorum. İnsana dokunmayı seviyorum. Devletin ulaşması gereken ihtiyaç sahibi insana ulaşmayı çok önemsiyorum. Sosyal projelere büyük önem veriyorum. Sivrihisar Kaymakamı iken Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’ne layık görüldüm, yılın kaymakamı seçildim.
Benim için kamu görevinde en önemli konulardan biri vatandaşa iyi davranmaktır. Ben ne kadar yorulursam yorulayım vatandaşa iyi davranmaya, onları kırmamaya özen gösteriyorum. Benimle çalışan ekip arkadaşlarımın, il müdürlerimin ve bütün kamu görevlilerinin de vatandaşa iyi davranmasını isterim. Başarıyı ekip olarak görürüm. Başarı da başarısızlık da ekip işidir.
Depreme hazırlıkta en temel konu sağlam yapılar
Kahramanmaraş merkezli 2023 depreminde, 11 ilden biri olan Osmaniye’de Valiliğiniz döneminde 6 Şubat depremlerinin ağır sonuçlarına tanıklık ettiniz ve “Kıyametin provasını yaşamıştık” ifadesini kullandınız. Bu acı tecrübe ışığında Eskişehir’in depreme hazırlık düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Osmaniye’de 6 Şubat depremlerinde 1010 vatandaşımızı kaybettik. 2554 vatandaşımız yaralı olarak kurtarıldı. Çok sayıda bina acil yıkılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı olarak tespit edildi. O gün gerçekten çok büyük bir felaket yaşadık. Ben bunu “kıyametin provası” olarak ifade ettim. Depremde gördüğümüz en önemli gerçek şu: Yaşadığımız binaların ve iş yerlerinin depreme dayanıklı olması lazım. Depreme hazırlıkta en temel konu budur. Eskişehir deprem açısından en öncelikli illerden biri değil ama bu, Eskişehir’de deprem olmaz anlamına gelmez. Böyle bir anlayışa düşmemeliyiz. Türkiye deprem bölgesi. Hiçbir yerde deprem olmaz diye bir şey yok. Depreme hazırlanmak zorundayız.
Eskişehir’de yatay mimari önemli bir avantaj. Çok katlı bina sayısının az olması deprem açısından olumlu. Ancak eski binaların mutlaka dayanıklılık testlerinin yapılması gerekir. Vatandaşlarımız da bu konuda duyarlı davranmalı. Depreme dayanıksız binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşümün hızlandırılması gerekiyor.
Bu anlamda belediyelerle iş birliği ve koordinasyon konusunda nasıl bir çalışma anlayışı benimsiyorsunuz?
Yerel yönetimlerle iletişim konusunda herhangi bir sıkıntımız yok. Eskişehir için kurumlar arası iş birliği önemli. Belediyelerimizle, kamu kurumlarımızla, ilgili müdürlüklerimizle temas halindeyiz. Ben her konuda iletişimin açık olmasını önemserim. Sonuçta hepimizin amacı Eskişehir’e hizmet etmek. Bu nedenle sorunlar konuşularak, ilgili kurumların görev alanları içinde çözüm üretilerek ilerlemeli.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Yunus Emre Caddesi için başlattığı dönüşüm çalışması ve “Yarısı Bizden” benzeri destek talepleri gündemde. Valilik olarak Eskişehir’de kentsel dönüşüm, riskli binalar ve kamu kurumlarıyla iş birliği konusunda nasıl bir yaklaşımınız olacak?
Depreme hazırlık konusunda eski ve riskli binaların yenilenmesi çok önemli. Bu konuda vatandaşların da duyarlı olması gerekiyor. Binaların dayanıklılık testleri yapılmalı. Dayanıksız olan yapıların yenilenmesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması lazım. Valilik olarak bu konuda ne gerekiyorsa destek veririz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz, AFAD ve ilgili kurumlarımız bu alanda görevli. Belediyelerle de bu konuda iş birliği içinde çalışılır.
Yapılması gereken şey, tespit edilen risklerin uygulamaya dönüşmesidir. Raporların hazırlanması önemli ama esas olan bu raporların gereğinin yapılmasıdır.
ESOGÜ’de güçlendirmenin yetersiz olduğunu siz de söylüyorsunuz. Bu konuda YÖK Başkanı ile görüştüğünüzü biliyoruz. Son durum nedir?
Osmangazi Üniversitesi Hastanesi ile ilgili üzerinde çalışıyoruz. Orası 50-60 yıllık bir bina. Güçlendirme kararı olduğu ifade ediliyor ancak ben bu tür binalarda yeniden yapımın daha doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü güçlendirdiğinizde binanın ömrünü ne kadar uzatabilirsiniz? 20 yıl, hadi 30 yıl. Oysa sıfırdan yeni bir bina yapılması çok daha uygun olur. Ayrıca yeni sağlık teknolojileri açısından da mevcut yapıların uygunluğu önemli. Yeni yapılacak bir hastane binası hem deprem güvenliği hem de modern sağlık hizmetleri açısından daha doğru olur. Ben bu yönde gayret ediyorum. İnşallah sonuç alırız.
Gerek duyarsak elektrik kesintilerine gideriz
Geçtiğimiz yıl Eskişehir’de yaşanan orman yangınlarında 10 vatandaşımızı kaybettik, bu tür acıların yeniden yaşanmaması için Eskişehir’de kırsal alan güvenliği ve doğal afetlere karşı yaz döneminde nasıl tedbirler alınacak?
Geçtiğimiz yıl Eskişehir’de yaşanan orman yangınlarında 10 vatandaşımızı kaybetmek bizi çok üzdü. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı yaptık, gerekli önlemlerimizi aldık. Eskişehir açısından 15 Haziran ile 15 Ekim arası yangın riski bakımından kritik dönemdir. Bu tarihlerden sonra bazı alanlara girişleri yasaklayacağız. Orman personelimiz ve jandarmamız sahada denetimlerini artıracak. Yangınların yüzde 90’ı insan kaynaklı. Sigara izmariti, mangal, dikkatsizlik ve özensiz davranışlar yangına neden olabiliyor. Ormanlarımızı, yeşil vatanı korumak için hepimizin hassas olması gerekiyor. Osmaniye’de görev yaptığım dönemde çok sıcak, kuru ve rüzgarlı havalarda elektrik hatlarından kaynaklı yangın riskine karşı bazı bölgelerde elektrik kesintisi uyguladığımız oldu. Gerek duyarsak Eskişehir’de de benzer önlemleri değerlendiririz. Yangın gerçekten çok korkunç bir şey. Bu konuda vatandaşlarımızın dikkatli olması çok önemli.
Hakemin kararları olumsuz etkiledi
Eskişehirspor da kentin en önemli ortak değerlerinden biri. Yeni dönem için Eskişehirspor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eskişehirspor’un Süper Lig’de olması gereken bir takım olduğuna yürekten inanıyorum. Eskişehirspor’u gönülden destekliyoruz. Play-off sürecinde hakem kararları bizi çok olumsuz etkiledi. Gerçekten çok kötü bir hakem vardı. Gerekli girişimlerde bulunduk. Ancak şunu da söylemek gerekir; o gün Eskişehirsporumuz da beklediğimiz oyunu gösteremedi. Hakem çok kötüydü ama takım da istediğimiz gibi değildi. Nasip değilmiş dedik.
Ama Eskişehirspor yine var olacak. Eskişehirspor’un en yükseklere çıkması için çalışacağız.
Bir güler yüz yetiyor
Sık sık vatandaş ve esnaf ziyaretleri yaptığınızı biliyoruz. Sahada vatandaş size en çok ne söylüyor, ne bekliyor?
Vatandaş aslında bizden çok şey beklemiyor. Devletinin yanında olduğunu görmek istiyor. Bir merhaba dememiz, hal hatır sormamız, bir güler yüz yetiyor.
Biz de devlet olarak vatandaş için buradayız. Şehit ailelerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz vatandaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Kimsesizlerin kimsesi olacağız. Allah’ın izniyle bu anlayışla çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.



