Onlar TV ekibinin Eskişehir buluşmasında konuşan gazeteci Timur Soykan, Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmeleri “Cumhuriyetin geleceğine yönelik büyük bir tehdit” olarak değerlendirdi. Soykan, “Bu sadece bir parti meselesi değil, Cumhuriyet meselesidir” dedi.

Onlar TV ekibi Eskişehir’de okurları ve yurttaşlarla bir araya geldi. Söyleşide konuşan gazeteci Timur Soykan, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler, Cumhuriyet değerleri, yargı süreçleri ve muhalefet üzerindeki baskılara ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu.

Şarhöyük’te çocukların yüzünü güldüren dayanışma
Şarhöyük’te çocukların yüzünü güldüren dayanışma
İçeriği Görüntüle

Soykan, Türkiye’nin Cumhuriyet kimliğinin ve kurucu değerlerinin hedef alındığını savunarak, tartışmanın yalnızca günlük siyaset üzerinden okunmaması gerektiğini söyledi. Yaşanan sürecin ülkenin geleceği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Soykan, “Bu mesele basit bir siyasi gündem değildir. Çocuklarımızın, torunlarımızın ve gelecek kuşakların bize hesap soracağı bir meseledir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye ve bölgeye ilişkin sözlerine de değinen Soykan, Barrack’ın “Osmanlı coğrafyası” ve monarşi çağrışımı yapan açıklamalarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Soykan, Cumhuriyetin kuruluş sürecinde Atatürk ve arkadaşlarının savaş koşullarında dahi Meclis’i kurduğunu hatırlatarak, “Biz düşmanı bu ülkeden kovarken aynı zamanda Meclis kurmuş bir ülkeyiz. Atalarımız bunu yaptı. Cumhuriyet böyle kuruldu” dedi.

Soykan, Cumhuriyet devrimlerini küçümseyen ya da Türkiye’ye monarşi benzeri modelleri öneren yaklaşımlara sessiz kalınmasını da eleştirdi. “Bu ülkenin Cumhuriyet değerlerine, kurucularına ve gelecek nesillerine karşı yapılan her saldırı açıkça reddedilmelidir” diyen Soykan, sessizliğin de bu sürece ortak olmak anlamına geleceğini savundu.

CHP’de yaşanan tartışmalara da değinen Soykan, meselenin yalnızca parti içi bir çekişme olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Yaşananları “saray operasyonu” olarak nitelendiren Soykan, “Burada parti içi bir kavga yok. Bu, Cumhuriyetin geleceğine dönük bir müdahaledir” dedi.

Soykan, bazı siyasi aktörlerin koltuk hesapları uğruna Cumhuriyetin değerlerini ve halkın iradesini zedeleyen süreçlere ortak olduğunu ileri sürdü. Bu duruma sert tepki gösteren Soykan, “Böyle bir ihaneti yapanlar bunun toplumdaki karşılığını göze almalıdır. Bu mesele nezaketle geçiştirilecek bir mesele değildir. Bu ahlakla, değerlerle ilgilidir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında yargı süreçlerine ilişkin örnekler de veren Soykan, bazı davalarda baskı ve yönlendirme iddialarının duruşmalarda ortaya çıktığını savundu. Murat Kap davasını örnek gösteren Soykan, insanların baskı altında ifade vermeye zorlandığını, aileleri üzerinden tehdit edildiğini ileri sürdü. Soykan, bu tür örneklerin tekil olmadığını belirterek, “Bunun gibi çok sayıda örnek var. İnsanların hayatları karartılıyor” diye konuştu.

Türkiye’de “tek adam rejimi” ve “saray düzeni” kurulduğunu savunan Soykan, bu yapının yargıdan siyasete kadar birçok alanda etkili olduğunu iddia etti. Masum insanların cezaevine gönderildiğini, yargıç ve savcıların kariyer hesaplarıyla hareket ettiğini öne süren Soykan, “Bu düzen sadece hukuku değil, ahlaki değerleri de çürütüyor” dedi.

Soykan, tüm karamsar tabloya rağmen umutsuz olmadığını da vurguladı. Toplumun her kesiminde Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan insanların bulunduğunu söyleyen Soykan, gözaltı süreçlerinde, duruşmalarda, sokakta ve gündelik hayatın içinde kendilerine destek veren çok sayıda insanla karşılaştıklarını anlattı.

“Biz her yerdeyiz, biz kalabalığız” diyen Soykan, halkın eninde sonunda kazanacağını ifade etti. Soykan, “Bu saray düzenini kurmaya çalışanlar da kendini hanedan zannedenler de kaybedecek. Halk kazanacak, biz kazanacağız” şeklinde konuştu.