Son günlerde yaşanan ve çocuk faillerin karıştığı ağır suçlar ile çocuk cinayetleri, kamuoyunda infial yaratırken; bu olayların ardından “18 yaş altındaki çocukların yetişkinler gibi yargılanması” yönünde talepler yeniden gündeme geldi. Tartışmalar sürerken Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu, bu talebe karşı hukuki ve ilkesel duruşunu paylaştı.
Son günlerde çocuk faillerin karıştığı cinayetlerin ardından kamuoyunda yükselen “18 yaş altı çocuklar yetişkin gibi yargılansın” taleplerine ilişkin konuşan Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Ayten Balaban, bu yaklaşımın hem hukuka hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Balaban, 2026 yılı için yapılan dosya taramasında 42 cinsel istismar dosyasının tespit edildiğini ve bu dosyaların komisyon gündeminde olduğunu açıkladı. Komisyon Başkanı Ayten Balaban, cezaların ağırlaştırılmasının çocukları korumayacağını belirterek, sorunun kaynağına inilmesi gerektiğini söyledi.
“Bu Talep Hukuken Mümkün Değil”
Balaban, çocukların yetişkin gibi yargılanmasını öngören yaklaşımların Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Çocukların 18 yaşından büyükler gibi yargılanması yönündeki talepler, çözüm üretmez. Aksine çocukları koruma sistemini zayıflatır. Hukuk, intikam değil; önleme ve rehabilitasyon üretmelidir.”
42 Cinsel İstismar Dosyası Komisyon Takibinde
Balaban, 2026 yılına ilişkin yapılan dosya taramasında şu anda 42 cinsel istismar dosyasının tespit edildiğini açıklayarak, bu dosyaların tamamının komisyon tarafından yakından izlendiğini ifade etti. Hâlihazırda çocukların mağdur olduğu çok sayıda davanın da duruşma aşamasında takip edildiğini belirtti.
“Çocukları Cezayla Değil, Koruyarak Kurtarabiliriz”
Çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi için eğitim, aile sorumluluğu ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Balaban, cezaların infaz rejiminde düzenleme yapılabileceğini ancak çocuk ceza hukukunun özünün yok edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Balaban ayrıca, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) başta olmak üzere çocukların çalışma yaşamına erken itilmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek, bu alanda yeterli ilerleme sağlanamadığını ve çocukların korunması konusunda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Eskişehir Barosu, kamuoyuna yaptığı çağrıda; çocuk suçları üzerinden yürütülen popülist tartışmaların yerine, bilimsel, hukuki ve çocuk odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Baro yetkilileri, çocukları yetişkin ceza sistemi içine çekmenin yeni mağduriyetler doğuracağı uyarısında bulundu.




