Aşırı gerilim koruma cihazı satın alırken en sık yapılan hata, "en yüksek kapasiteli olanı alalım, kesin korur" yaklaşımıdır. Oysa yanlış tipte ya da yanlış noktaya monte edilen bir cihaz, ya gereksiz maliyet oluşturur ya da beklenen korumayı sağlayamaz. Bir tesisatın gerçek ihtiyacını belirlemek için birkaç temel parametreyi doğru okumak gerekir.

Seçim sürecinde ilk adım, cihazın kurulacağı noktayı belirlemektir. Enerji girişine yakın ana dağıtım panosunda, doğrudan yıldırım akımını taşıyabilen Tip 1 sınıfı bir kullanılır. Bu cihazlar 10/350 µs dalga formu ile test edilir ve darbe akım kapasitesi kiloamper cinsinden ifade edilir. Tali panolarda, ana korumadan geçerek zayıflamış darbeler ve şebeke kaynaklı anahtarlama gerilimlerine karşı Tip 2 cihazlar görev yapar; bunlar 8/20 µs dalga formu ile test edilir. Son kademe olan Tip 3 cihazlar ise hassas elektronik ekipmanın hemen önünde, priz seviyesinde ya da cihaz girişinde kullanılır.

İkinci kritik parametre, tesisin şebeke ve topraklama sistemidir. TN-S, TN-C, TT ve IT sistemlerinin her biri için farklı bağlantı şemaları ve farklı kutup sayıları gerekir. Örneğin TT sistemlerde nötr ile toprak arasındaki bağlantı için ek bir gaz deşarj tüplü kutup gerekirken, TN-S sistemlerde bu gereklilik farklıdır. Şebeke tipi yanlış belirlenirse, cihaz ya gereksiz yere devreye girer ya da darbe anında kaçak akım rölesini gereksiz yere açtırır.

Kadıköy’de Yapı Yenileme Süreçlerinde Doğru Planlamanın Önemi
Kadıköy’de Yapı Yenileme Süreçlerinde Doğru Planlamanın Önemi
İçeriği Görüntüle

Üçüncü parametre koruma seviyesidir, yani cihazın darbe anında hattı hangi gerilim değerinde tuttuğunu gösteren Up değeri. Bu değer, korunacak ekipmanın darbe dayanım gerilimi ile karşılaştırılır. Uluslararası standartlar, ekipmanı aşırı gerilim kategorilerine ayırır; ana panodaki ekipman 6 kV, tali panodaki ekipman 4 kV, elektronik cihazlar ise 1,5 kV'a kadar dayanım gösterir. Seçilen parafudrun koruma seviyesi, korunacak ekipmanın dayanım değerinin altında olmalıdır. Aksi halde cihaz devreye girse bile hat gerilimi ekipmanı tahrip edecek seviyede kalır.

Dördüncü parametre, sürekli işletme gerilimi olarak bilinen Uc değeridir. Bu, cihazın uzun süre maruz kalabileceği en yüksek gerilimi ifade eder. Şebeke geriliminin dalgalı olduğu bölgelerde, Uc değeri nominal gerilimin belirgin şekilde üzerinde seçilmelidir. Aksi halde parafudr, şebeke gerilimindeki geçici yükselmelerde sürekli iletime geçer, aşırı ısınır ve erken ömür tüketir.

Bina için yapılmış bir yıldırım risk analizi varsa, bu analiz cihaz seçimini doğrudan şekillendirir. Risk analizi, binanın konumu, boyutları, çevresindeki yapılar, yıldırım yoğunluğu ve bina içindeki ekipmanın değeri gibi faktörleri değerlendirerek koruma sınıfını belirler. Dış yıldırımlık sistemi bulunan binalarda, yıldırım akımının bir kısmı iç tesisata akar ve bu durumda ana panoda Tip 1 cihaz kullanımı zorunlu hale gelir. Risk analizi bulunmayan binalarda, enerji girişinin havai hat mı yer altı kablosu mu olduğu, temel bir gösterge olarak kullanılabilir.

Deşarj kapasitesi seçilirken dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, cihazın tekrarlayan darbeler karşısında dayanıklılığıdır. Nominal deşarj akımı olarak ifade edilen In değeri, cihazın hasar görmeden defalarca karşılayabileceği darbe büyüklüğünü gösterir. Maksimum deşarj akımı Imax ise cihazın tek seferlik dayanabileceği en büyük darbeyi ifade eder. Yıldırım aktivitesinin yoğun olduğu bölgelerde, daha yüksek In değerine sahip cihazlar tercih edilerek cihaz ömrü uzatılabilir.

Son olarak, cihazın kendi arızası durumunda tesisatı nasıl etkileyeceği düşünülmelidir. Kaliteli parafudrlar, ömürlerini tamamladıklarında hattan güvenli şekilde ayrılan termal ayırıcıya ve durumu bildiren göstergeye sahiptir. Uzaktan sinyal kontağı bulunan modeller, cihaz devre dışı kaldığında bakım ekibini otomatik olarak uyarır. Bu özellik, özellikle insansız işletilen tesislerde koruma sürekliliği açısından belirleyicidir.

Cihaz seçiminde ürün belgelendirmesi de göz ardı edilmemelidir. Piyasada uluslararası standartlara göre test edilmemiş, yalnızca kataloğunda yüksek kapasite değerleri yazan ürünler bulunur. Gerçek bir koruma cihazı, bağımsız laboratuvarlarda test edilmiş ve tip, deşarj kapasitesi ile koruma seviyesi belgelenmiş olmalıdır. Test raporu sunamayan ya da hangi standarda göre üretildiğini belirtmeyen ürünler, darbe anında beklenmedik şekilde davranabilir; en kötü senaryoda cihazın kendisi yangın kaynağına dönüşebilir.

Montaj detayları da seçim kadar belirleyicidir. Cihazın toprağa bağlantı iletkeni mümkün olduğunca kısa ve doğrudan olmalı, toplam bağlantı uzunluğu tercihen yarım metreyi geçmemelidir. Uzun bağlantı kabloları, darbe anında kendi endüktansları nedeniyle ek gerilim düşümü oluşturur ve cihazın etkin koruma seviyesini yükseltir. Ayrıca cihazın önüne üreticinin önerdiği değerde bir yedek sigorta konularak, olası kısa devre durumunda tesisatın geri kalanının etkilenmesi önlenir.

Tüm bu parametreleri bir arada değerlendirmek, tesisat mühendisliği bilgisi gerektirir. Kurulum noktası, şebeke tipi, koruma seviyesi, işletme gerilimi ve deşarj kapasitesi doğru eşleştirildiğinde, parafudr gerçekten koruma sağlayan bir yatırıma dönüşür. Yanlış seçim ise ya boşa harcanmış bütçe ya da darbe anında işe yaramayan bir cihaz anlamına gelir.