Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde engelli bir öğretmenin polis ve özel güvenlik görevlileri tarafından darbedildiği iddiası üzerine engelli dernekleri ortak açıklama yaptı. Engelsiz Yaşam Platformu Başkanı Gülcan Soylu, güvenlik kamerası kayıtlarının iddiaları desteklediğini savunarak, “Öğretmenimizin altı güvenlik görevlisini darbettiği iddia ediliyor. Ancak kamera görüntüleri bu iddialarla örtüşmüyor” dedi.

Umudun Çocukları Engelliler Dayanışma, Yardımlaşma ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı ve 12 dernekten oluşan Engelsiz Yaşam Platformu Başkanı Gülcan Soylu, engelli dernekleri ve federasyon temsilcileriyle birlikte basın açıklaması yaparak olayın bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.

“Engelli öğretmenimiz yerlerde sürüklendi”

Öğretmen İ.K.’nin avasküler nekroz olarak bilinen kemik dokusu ölümü hastalığıyla mücadele ettiğini belirten Soylu, her iki kalça kemiğinde çökme meydana gelen öğretmenin kök hücre ameliyatı geçirdiğini söyledi.

İyileşme sürecinin 6-7 yıl sürebileceğini ve öğretmenin fiziksel darbelerden korunması gerektiğini ifade eden Soylu, şunları söyledi:

“Öğretmenimiz son derece hassas bir sağlık durumuna sahip. Herhangi bir fiziksel darbe almaması gerekiyor. Ancak ne yazık ki Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli polisler ve özel güvenlik personeli tarafından şiddete maruz kaldığını görüyoruz. Savcılık aracılığıyla temin ettiğimiz güvenlik kamerası görüntüleri elimizde bulunuyor. Bu görüntülerde öğretmenimizin herhangi bir fiziksel müdahalede bulunmadığı halde yerlerde sürüklendiğini görüyoruz.”

“Defalarca acı çektiğini söylemesine rağmen dinlemediler”

Güvenlik kamerası kayıtlarında öğretmenin sürüklenirken büyük acı çektiğini savunan Soylu, şöyle devam etti:

“Sürüklenirken kalçasının geriye doğru döndüğünü, büyük acı çektiğini, defalarca bağırarak ağrısı olduğunu ve kendisine bu şekilde müdahale edilmemesi gerektiğini söylediğini görüyoruz. Buna rağmen kendisini dinlemiyorlar.”

Öğretmenin daha sonra polis odasına götürüldüğünü belirten Soylu, burada da fiziksel müdahalenin devam ettiğini ileri sürdü.

“Özel güvenlik görevlilerinin öğretmenimizi kollarından çekerek bir sedire oturttuklarını, ardından polisler ve güvenlik görevlileri tarafından göğüs kafesine, ağzına ve yüzüne yönelik fiziksel müdahalelerde bulunulduğunu görüyoruz. Öğretmenimizin dudağında yaralanma, dişinde kırık ve göğüs kafesinde ağrılar meydana geldi. Biz bu müdahalenin yaşamını tehlikeye atabilecek boyutta olduğunu ve öldürmeye teşebbüs niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Soylu, polis odasına ait güvenlik kamerası görüntülerinin de bulunduğunu ancak ilgili kişileri rencide etmemek amacıyla bu görüntüleri basınla paylaşmadığını ifade etti.

“Elinde çiçek olan bir kişi altı güvenlik görevlisini nasıl darbetti?”

Olayın ardından öğretmen İ.K. hakkında altı güvenlik görevlisini darbettiği iddiasıyla kasten yaralama suçlaması kapsamında yargı süreci yürütüldüğünü belirten Soylu, kamera kayıtlarının bu iddialarla örtüşmediğini savundu.

Soylu, “Kamera kayıtlarının tamamı incelendiğinde öğretmenimizin sözlü ya da fiziksel mukavemette bulunmadığı görülüyor. Sağ elindeki çiçeği olay boyunca bırakmıyor. Yalnızca sol eli serbest olan bir kişinin altı güvenlik görevlisini nasıl darbedebileceğinin sorgulanması gerekiyor” dedi.

Öğretmenin ciddi sağlık sorunları yaşadığına dikkat çeken Soylu, “Her iki kalça ekleminde avasküler nekroz teşhisi bulunan, kök hücre ameliyatı geçirmiş ve uzun bir iyileşme sürecinde olan bedensel engelli bir kişinin çok sayıda güvenlik görevlisini darbettiği iddiasını hem tıbbi hem de fiziksel açıdan gerçekçi bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kamera görüntülerine ulaşamasaydık öğretmenimiz görevinden olabilirdi”

Olayın ardından ortaya atılan iddiaların öğretmenin mesleki geleceğini de tehdit ettiğini savunan Soylu, şöyle konuştu:

“Eğer bu görüntülere zamanında ulaşamasaydık öğretmenimiz görevinden olabilirdi. Sağlık sorunlarına rağmen özgürlüğünden mahrum kalabilirdi. Böyle bir durumda bunun sorumluluğunu kim üstlenecekti?”

Dernekler ve hukuki temsilcileri tarafından incelenen kamera kayıtlarında öğretmenin kendisine yönelik fiziksel müdahaleye karşılık vermediğini değerlendirdiklerini anlatan Soylu, özel güvenlik personeli ve hastane polisinin yetkilerini aştığını ileri sürdü.

“Alkol almış olması şiddeti haklı göstermez”

Olayla ilgili ortaya atılan alkol iddialarına da yanıt veren Soylu, öğretmenin 330 promil alkollü olduğu yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Soylu, “Söz konusu değerin 0,330 promil olduğunu ifade ediyoruz. Öğretmenimizin hastaneye gitmeden yaklaşık 3-4 saat önce iki bira içtiği doğrudur. Bunu saklamıyoruz. Ancak iddia edildiği gibi alkol nedeniyle ayakta duramayacak ya da yürüyemeyecek durumda olduğu yönündeki açıklamaları kabul etmiyoruz” dedi.

Alkol kullanımının hiçbir şekilde şiddete gerekçe olamayacağını vurgulayan Soylu, şu ifadeleri kullandı:

“Bir kişinin alkol almış olması, kendisine fiziksel şiddet uygulanmasını haklı göstermez. Sağlıklı ya da engelli olması da fark etmez. Hiç kimsenin bir başka insana bu şekilde müdahale etme hakkı yoktur.”

“Hastaneler şifa bulma yeridir, şiddet yeri değil”

Hastanelerin insanların sağlık hizmeti almak için başvurduğu kurumlar olduğunu hatırlatan Soylu, engelli bireylerin haklarının korunması gerektiğine dikkat çekti.

“Hastaneler, insanların şifa bulmak için başvurduğu kurumlardır. Engelli vatandaşlarımızın haklarının gözetilmesi ve ihtiyaçlarına uygun hizmet alması gereken yerlerdir. Hastaneler orantısız güç kullanımının ve engelli hakları ihlallerinin yaşandığı kurumlar haline gelmemelidir.”

Olayda mağdurun suçlu gösterilmeye çalışıldığını düşündüklerini ifade eden Soylu, güvenlik personeli hakkındaki iddiaların ayrıntılı biçimde araştırılmasını istedi.

Savcılığa ve İl Sağlık Müdürlüğüne çağrı

Cumhuriyet savcılığına ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğüne seslenen Gülcan Soylu, olayla ilgili yalnızca beyaz kod kapsamında verilen beyanlarla yetinilmemesi gerektiğini belirtti.

Soylu, “Cumhuriyet savcılığını ve İl Sağlık Müdürlüğünü, olayla ilgili beyaz kod kapsamında verilen beyanlarla yetinmemeye, güvenlik kamerası görüntülerini bütün yönleriyle incelemeye davet ediyoruz. Kamera kayıtlarındaki somut bulguların esas alınmasını ve orantısız güç kullandığını düşündüğümüz personel hakkında gerekli işlemlerin gecikmeden yapılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Engelli öğretmenin haklarının korunması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayan Soylu, adalet sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Polisten kaçan aranması olan sürücüye 246 bin lira ceza
Polisten kaçan aranması olan sürücüye 246 bin lira ceza
İçeriği Görüntüle

Engelli derneklerinden ortak destek

Basın açıklamasına Eskişehir’deki çok sayıda engelli derneği ve sivil toplum kuruluşunun temsilcisi katıldı.

Gülcan Soylu, açıklamaya destek verenler arasında Eskişehir Görme Engelliler Derneği temsilcileri, Ortopedik Engelliler Spor Kulübünden Cevdet Mansız, Eskişehir Bedensel Engelliler Sanat ve Spor Kulübü Başkanı Ekrem Tekin, kadın dernekleri temsilcileri ve Zihinsel Engelliler Federasyonu temsilcisi Abdullah Gezici’nin de bulunduğunu belirtti.

Soylu, yağışlı havaya rağmen açıklamaya katılan sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, “Engelli dernekleri, platformları ve federasyon temsilcileri olarak üyemiz ve öğretmenimiz İ.K.’nin sonuna kadar yanında olduğumuzu bildiriyoruz. Adalet sağlanana kadar hukuki sürecin takipçisi olacağız” dedi.