ETO Başkanı Metin Güler, Avrupa'daki yeni düzenlemelerin Türk üreticiler ve ihracatçılar açısından hem fırsatlar hem de uyum sağlanması gereken yeni koşullar oluşturabileceğini söyledi.

Eskişehir Ticaret Odası, Avrupa Birliği'nin sanayi ve ticaret politikalarında yaşanan değişimlerin Türk iş dünyasına etkilerini değerlendirmek amacıyla önemli bir çalıştaya ev sahipliği yaptı.

Dünyanın gözü Eskişehir Kızılcaören'de: Çinliler araştırıyor
Dünyanın gözü Eskişehir Kızılcaören'de: Çinliler araştırıyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) projesi kapsamında düzenlenen “AB Sanayi Politikaları, Made in EU Yaklaşımı ve Gümrük Birliği'nin Güncellenmesi” konulu KOBİ Çalıştayı, 3 Kasım 2026 tarihinde ETO Mustafa Çekiç Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Eurochambres tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında düzenlenen toplantıya ETO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güler, Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, yönetim kurulu üyeleri, TOBB ve İktisadi Kalkınma Vakfı temsilcileri ile iş dünyasından davetliler katıldı.

Metin Güler: Türk sanayisi gelişmeleri yakından takip etmeli

Çalıştayın açılışında konuşan ETO Başkanı Metin Güler, dünya ekonomisi ve uluslararası ticaretin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.

Avrupa Birliği'nin sanayi politikalarında yaşanan değişimlerin Türkiye'deki üretici ve ihracatçıları doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Güler, Türk firmalarının yeni düzenlemelere hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin önemli ticaret ve üretim ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Güler, Gümrük Birliği sayesinde Türk sanayisinin Avrupa üretim ve tedarik zincirleriyle güçlü bir bütünleşme içerisinde bulunduğunu söyledi.

“Made in EU” Türk firmaları için ne anlama geliyor?

Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımını değerlendiren Güler, düzenlemenin Türk üreticiler açısından yeni fırsatlar sunabileceği gibi bazı uyum gerekliliklerini de beraberinde getirebileceğini belirtti.

Güler, Sanayi Hızlandırıcı Yasası kapsamında Türkiye'nin Gümrük Birliği ilişkisi nedeniyle belirli alanlarda eşdeğer muamele görmesine yönelik hükümlerin önemine işaret etti.

Türkiye'nin Avrupa üretim zincirlerindeki konumunun korunmasının önem taşıdığına dikkat çekilen çalıştayda, yeni düzenlemelerin özellikle ihracat yapan sanayi kuruluşları üzerindeki olası etkileri değerlendirildi.

Gümrük Birliği'nin geleceği masaya yatırıldı

Çalıştayın ilk bölümünde TOBB AB Proje Geliştirme ve İzleme Müdürlüğü Uzmanı Elif Çavdar Gülen, Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II projesinin kapsamı ve faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Ardından İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreter Yardımcısı M. Gökhan Kilit, “Gümrük Birliği'nin Güncellenme Süreci ve Geleceği” başlıklı sunumunda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkileri ve güncelleme sürecindeki gelişmeleri anlattı.

İktisadi Kalkınma Vakfı Uzmanı Ahmet Emre Usta ise “Made in EU Kriteri ve Sanayi Hızlandırıcı Yasası” başlıklı sunumunda Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikalarını, düzenlemelerin kapsamını ve Türk firmaları açısından oluşabilecek fırsatları değerlendirdi.

Eskişehir sanayisini yakından ilgilendiriyor

Çalıştayda otomotiv yan sanayi, makine, metal, havacılık ve diğer imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeleri ilgilendiren gelişmeler üzerinde de duruldu.

Türk firmalarının Avrupa pazarındaki mevcut konumlarını korumaları, yeni sanayi politikalarına uyum sağlamaları ve ortaya çıkabilecek ticari fırsatları değerlendirmeleri konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantıda, Avrupa Birliği'nin yeni düzenlemelerinin Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesi üzerindeki olası etkileri ele alınırken Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin iş dünyası açısından taşıdığı önem vurgulandı.