Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, son yıllarda sayısı hızla artan gastronomi ve gıda festivallerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bakal, bu tür organizasyonların görünürde kültürel ve sosyal amaçlar taşısa da uygulamada ticari kaygıların ön plana çıktığını vurguladı.
“Amaç Tanıtım Deniyor, Ticaret Baskın Çıkıyor”
Gastronomi ve gıda festivallerinin şehirleri ve kültürleri buluşturma iddiasıyla düzenlendiğini hatırlatan Bakal, “Festival izinleri alınırken spor kulüplerine destek verileceği, kentin değerlerinin tanıtılacağı ifade ediliyor. Ancak bu hedeflerin çoğu zaman hayata geçmediğini görüyoruz. Ticari faaliyetler, festivalin asli amacının önüne geçiyor” dedi.
“Açık Alanlarda Hijyen Sağlanamaz”
Meydanlar ve boş alanlarda düzenlenen gıda festivallerinin ciddi hijyen sorunları barındırdığına dikkat çeken Bakal, ruhsatlı iş yerlerinde dahi zor sağlanan hijyen koşullarının bu alanlarda mümkün olmadığını söyledi.
Bakal, “Bu tür festivallerde hem satıcılar hem de tüketiciler en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun kalıyor. Hijyen eksikliği, tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşmış durumda” ifadelerini kullandı.
“Yöresel Lezzetler İşletmelerde Sunulmalı”
Gastronomi etkinliklerinin tamamen karşısında olmadıklarını vurgulayan Bakal, farklı bir model önerdi. Yöresel ürünlerin, şehirde yerleşik ve ruhsatlı işletmeler aracılığıyla tanıtılabileceğini belirten Bakal, “Şehre göç etmiş, burada yaşamını kurmuş ve kentin damak tadına katkı sunmuş esnaf ve tüccarlarımız bu çeşitliliği zaten sunabilecek kapasiteye sahip” diye konuştu.
“Tüketici Sağlığı Öncelik Olmalı”
TÜKDES Genel Başkanı Bakal, tüketici örgütleri, yerel yönetimler, esnaf ve ticaret odalarının iş birliğiyle daha sağlıklı ve güvenli festivaller düzenlenebileceğini ifade etti.
“Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin riske atılmadığı, bilgilendirici ve bilinçlendirici, şehirde doyan esnafın kazandığı festivaller mümkündür” diyen Bakal, sözlerini “Yapılması gereken; eldeki imkânlarla gerçekçi, hijyenik ve sürdürülebilir projeler üretmektir” şeklinde tamamladı.




