Yüz dolgusu uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte topaklanma, asimetri ve dolgunun yer değiştirmesi gibi sorunlar nedeniyle dolgu eritme talebi artıyor. Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Sibel Şahin Bulam, sorunların önemli bir kısmının dolgu öncesinde sorulacak birkaç basit soruyla önlenebileceğini söyledi.
Estetik amaçlı hyalüronik asit dolgu uygulamaları son yıllarda hızla yaygınlaşırken, istenmeyen sonuçlarla karşılaşan kişilerin sayısı da artıyor. İstanbul Nişantaşı'ndaki muayenehanesinde ultrason eşliğinde dolgu komplikasyonlarıyla ilgilenen Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Sibel Şahin Bulam, kendisine başvuranların önemli bir kısmının daha önce birden fazla kez dolgu yaptırmış ve hangi ürünün kullanıldığını bilmeyen kişiler olduğunu belirtti.
Dr. Bulam, "Hastaların çoğu, yüzlerine ne zaman, hangi dolgunun, ne kadar yapıldığını bilmiyor. Bu da sorun çıktığında doğru müdahaleyi zorlaştırıyor. Oysa dolgu öncesinde sorulacak birkaç soru, sonradan yaşanabilecek pek çok sorunun önüne geçebilir" dedi.
Dolgu öncesinde sorulması gereken 5 soru
Dr. Bulam, dolgu yaptırmayı düşünenlerin şu soruların cevabını mutlaka alması gerektiğini söyledi:
İşlemi kim yapacak? Uygulamanın hekim tarafından, sağlık kuruluşu ortamında yapılıp yapılmadığı.
Hangi ürün kullanılacak? Ürünün adı, türü ve hyalüronik asit bazlı olup olmadığı. Dr. Bulam, ürün barkodunun hastaya verilmesini ve saklanmasını öneriyor.
Dolgu geri alınabilir mi? Hyalüronik asit dolgular gerektiğinde enzimle eritilebilirken, kalıcı dolgularda bu mümkün değil. Kalıcı dolguların tedavisinde, dolgunun içeriğine ve dokudaki yerleşimine göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Ancak bu tedavilerde elde edilen sonuçlar her zaman yeterince başarılı ve öngörülebilir olmayabilmektedir.
Daha önceki dolgular değerlendirildi mi? Eski dolgu üzerine yeni dolgu yapılmadan önce, bölgede kalan materyalin kontrol edilmesi gerekiyor.
Sorun çıkarsa ne yapılacak? Olası komplikasyonlarda başvurulacak hekim ve takip süreci önceden bilinmeli.
"Dolgu Eritme de görerek yapılmalı"
Sorun yaşandığında dolgunun yerinin doğru tespit edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bulam, "Dolgu çoğu zaman dışarıdan hissedildiği yerde değil. Ultrasonla dolgunun hangi katmanda olduğunu görüp ultrasonla eş zamanlı enzimi yalnızca gereken alana uygulayabiliyoruz. Görüntüleme olmadan yapılan eritmelerde sonuç alınamayan hastalarla sık karşılaşıyoruz" diye konuştu.
Dr. Bulam, dolgu sonrasında şişlik, sertlik, renk değişikliği ya da ağrı fark edenlerin beklemeden bir hekime başvurması gerektiğini de hatırlattı.
Uzm. Dr. Sibel Şahin Bulam hakkında
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Uzm. Dr. Sibel Şahin Bulam, radyoloji uzmanlığını Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. Kamu hastanelerinde ve İstanbul'da özel bir klinikte radyoloji birim sorumlusu olarak görev yaptı. 2024'ten bu yana Nişantaşı'ndaki muayenehanesinde ultrason eşliğinde dolgu eritme ve dolgu komplikasyonlarının değerlendirilmesi alanında çalışıyor. Detaylı bilgi: drsibelsahinbulam.com




