AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi, gelirleri ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundu

AK Parti ‘Fahiş artış' için suç duyurusu
AK Parti ‘Fahiş artış' için suç duyurusu
İçeriği Görüntüle

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in merkezinde yer alan Balmumu Heykeller Müzesi’ne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, müzenin arka planındaki gerçeklerin yıllardır kamuoyundan gizlendiğini öne sürerek, yapının mülkiyetinden gelirlerine kadar birçok konuda cevap bekleyen sorular olduğunu söyledi.

“Karanlık ilişkiler ağının sembolü haline geldi”

Hatipoğlu, Balmumu Heykeller Müzesi’nin bugün Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini ifade etti.

Ortada büyük bir ekonomik değer bulunduğunu belirten Hatipoğlu, bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolünün hâlâ net şekilde açıklanmadığını savundu.

“Bu müzenin gerçek sahibi kim?”

Açıklamasında doğrudan sorular yönelten Hatipoğlu, Balmumu Heykeller Müzesi’nin gerçek sahibinin kim olduğunu sordu.

Müzenin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne mi, bir vakfa mı yoksa özel bir şahsa mı ait olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Hatipoğlu, eğer yapı bir vakfa aitse belediye ile bağının da kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.

Kamu kaynakları kullanıldı mı?

Hatipoğlu, müze binasının inşa sürecinde ve içerisindeki eserlerin hazırlanmasında belediye bütçesi, personeli ya da belediyeye ait imkânların kullanılıp kullanılmadığının da açıklanması gerektiğini ifade etti.

Eğer kamu kaynağı kullanıldıysa, toplam harcamanın ne kadar olduğu ve bu harcamaların hangi kararlarla yapıldığının ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.

Vakıf yönetimi açıklansın çağrısı

Müzenin bir vakıf çatısı altında faaliyet gösterdiği iddialarına da değinen Hatipoğlu, böyle bir durumda vakfın başkanının kim olduğu, mütevelli heyetinde hangi isimlerin yer aldığı, karar alma süreçlerinin nasıl işlediği ve vakıf senedinin kamuoyuna açık olup olmadığının açıklanmasını istedi.

Belediye ile vakıf arasındaki mali ve idari ilişkinin hangi hukuki zemine dayandığının da netleşmesi gerektiğini söyledi.

Personel ve giderler kim tarafından karşılanıyor?

Hatipoğlu, müze belediyeye ait değilse içeride çalışan personelin maaşlarını kimin ödediğini, elektrik, bakım ve işletme giderlerinin hangi bütçeden karşılandığını da sordu.

Kamu personelinin özel bir yapının hizmetinde çalıştırılıp çalıştırılmadığının da açıklanması gerektiğini ifade etti.

“Yaklaşık 360 milyon TL’lik gelir söz konusu”

Müzenin açıldığı günden bu yana yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edildiğini hatırlatan Hatipoğlu, ortalama bilet ücretleri üzerinden yapılan hesaplamaya göre yaklaşık 360 milyon TL’lik bir gelir ortaya çıktığını öne sürdü.

Bu gelirlerin belediyenin hangi bütçe kaleminde yer aldığını soran Hatipoğlu, belediye kasasında değilse bu paranın kim tarafından toplandığını ve kimler tarafından yönetildiğini kamuoyunun bilmesi gerektiğini söyledi.

Burs iddiaları gündeme taşındı

Hatipoğlu, kamuoyunda söz konusu gelirlerin öğrencilere burs olarak dağıtıldığı yönünde iddialar bulunduğunu belirterek, eğer böyle bir uygulama varsa bursların hangi öğrencilere verildiği, ne zamandan bu yana sürdüğü ve bugüne kadar ne kadar ödeme yapıldığının açıklanması gerektiğini ifade etti.

“Kamu vicdanında rahatsızlık oluştu”

Eskişehir’de kamu kaynaklarının vakıf görüntüsü altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair ciddi bir algı oluştuğunu savunan Hatipoğlu, geçmiş döneme ilişkin çeşitli iddiaların da kamuoyunda rahatsızlık yarattığını söyledi.

Ancak asıl meselenin iddialardan öte bilgi ve şeffaflık olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, “Kimse ‘burası vakıftır’ diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz” dedi.

Diğer şehirlerdeki soruşturmalara dikkat çekti

Hatipoğlu, Türkiye’nin farklı şehirlerinde CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmaları hatırlatarak, yerel yönetimlerde hesap verebilirliğin zayıfladığını savundu.

Eskişehir’de de benzer yönetim anlayışının izlerinin görüldüğünü ileri süren Hatipoğlu, şeffaflıktan uzak her alanın yolsuzluk iddialarına zemin hazırladığını öne sürdü.

“Eskişehir sahipsiz değildir”

Açıklamasının sonunda Hatipoğlu, Eskişehir’de kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında yönetenlerden hesap sormanın görevleri olduğunu belirtti.

“Eğer ortada kamu kaynağı yoksa bunu belgeleriyle ispatlayın, eğer varsa kuruşu kuruşuna hesabını verin” diyen Hatipoğlu, soruların net cevabı açıklanana kadar konunun takipçisi olacaklarını söyledi.