Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk, polislerin çalışma şartları, özlük hakları ve artan intihar vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk, polis teşkilatının uzun süredir büyüyen ve derinleşen sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, mevcut anlayışın bu yükü daha da ağırlaştırdığını söyledi.
“PVSK günümüz koşullarına cevap vermiyor”
Baştürk, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 1934 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, aradan geçen uzun süreye rağmen bugünün Türkiye’sine uygun kapsamlı bir güncelleme yapılmadığını ifade etti.
Suç yapısının, teknolojinin, toplumun ve tehdit unsurlarının değiştiğini belirten Baştürk, buna rağmen polislerin yetki ve sorumluluk çerçevesinin eski anlayışlarla yürütülmeye çalışıldığını söyledi.
“Polis hangi adımı atacağını bilemiyor”
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar bulunduğunu savunan Baştürk, sahada görev yapan polislerin hangi durumda nasıl hareket edeceği konusunda netlik yaşayamadığını ifade etti.
Baştürk, “Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor” dedi.
Çalışma şartları eleştirisi
Polislerin uzun saatler boyunca dinlenmeden çalıştığını belirten Baştürk, gece-gündüz, bayram-tatil ayrımı olmadan süren görev temposunun büyük bir yıpranmaya neden olduğunu söyledi.
Bu şartlar altında sağlıklı karar vermenin zorlaştığını ifade eden Baştürk, yorgunluk, uykusuzluk ve baskının hata riskini artırdığını dile getirdi.
“Maaşlar yükün karşılığı değil”
Polislerin can güvenliğini riske atarak görev yaptığını vurgulayan Baştürk, buna rağmen aldıkları maaşın taşıdıkları sorumluluğun karşılığı olmadığını savundu.
Aynı risk düzeyinde olmayan bazı meslek gruplarının daha iyi koşullara sahip olmasının polislerin motivasyonunu olumsuz etkilediğini belirtti.
Tayin sistemi ve aile düzeni vurgusu
Baştürk, tayin sisteminin de önemli bir sorun alanı olduğunu ifade ederek, polislerin yıllarca ailesinden ayrı kaldığını, çocuklarını göremediğini ve düzen kurmakta zorlandığını söyledi.
Bu durumun yalnızca mesleki değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir yıpranmaya yol açtığını dile getirdi.
İntihar vakalarına dikkat çekti
Açıklamasında emniyet mensupları arasındaki intihar vakalarına da değinen Baştürk, bu tablonun artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığını söyledi.
İntiharların “ailevi sorun” ya da “kişisel mesele” gibi gerekçelerle geçiştirildiğini savunan Baştürk, bunun gerçeği örtbas etmek anlamına geldiğini ifade etti.
Çözüm çağrısı
Anahtar Parti olarak çözüm önerilerini de sıralayan Baştürk, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun güncellenmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu ile uyumun sağlanması, görev ve yetki sınırlarının netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Çalışma saatlerinin insani seviyeye çekilmesi, fazla mesai sisteminin yasal güvence altına alınması ve maaş ile özlük haklarında adalet sağlanmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Polis Günü için ikramiye önerisi
Baştürk, ayrıca her yıl 10 Nisan Polis Günü’nde emniyet mensuplarına en az bir maaş tutarında ikramiye verilmesi gerektiğini ifade etti.
“Polisimizin yanındayız”
Açıklamasının sonunda polislerin yaşadığı sorunları görmezden gelmeyeceklerini belirten Baştürk, “Güçlü bir toplum, ancak huzurlu, güçlü ve adaletli şartlarda çalışan bir emniyet teşkilatıyla mümkündür” dedi.





