Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Panelde, kadın çiftçilerin üretimdeki görünmeyen emeği ve güvenli gıdaya erişimdeki belirleyici rolü ele alındı. Uzmanlar, tarladan sofraya uzanan zincirde üreticiden tüketiciye herkesin sorumluluğuna dikkat çekti.
Tepebaşı Belediyesi, kadın üreticilerin emeğini görünür kılan ve yerel üretimi destekleyen çalışmalarıyla, güvenli gıdaya erişim konusunda kentteki farkındalığı artırmayı sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, bu kapsamda 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Tepebaşı Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, Özdilek Sanat Merkezi’nde yapıldı.
Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 70 kadın çiftçinin katıldığı etkinlikte; kadın üreticilerin gıda sistemindeki yeri, yerel pazarların önemi ve gıdanın güvenli biçimde tüketiciye ulaştırılması konuşuldu. Uzmanlar; üretimden pazara, tarladan sofraya uzanan süreçte kadın emeğinin görünürlüğünü ve gıda güvenliğinin önemini ele aldı.
“Kadınlar tarımın ve ailenin merkezinde”
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı ve panelin moderatörü Selma Güder, açılış konuşmasında artan nüfusun gıda ihtiyacına ve kadın çiftçilerin tarımdaki yerine dikkat çekti. Güder, “Dünyamız 21’inci yüzyılın ilk çeyreğini bitirmek üzere. Dünya nüfusu 8,3 milyara, ülkemizin nüfusu ise 86 milyon 320 bin civarına ulaştı. Birleşmiş Milletlerin 2050 öngörülerine göre dünya nüfusunun 10 milyara, ülkemiz nüfusunun da 100 milyona ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu doyurabilmek için gıda üretiminin yüzde 50 ila 70 artırılması öngörülüyor” dedi.
“2 milyon kadın çiftçinin sadece 300 bini kayıtlı”
Gıda ihtiyacının nasıl karşılanacağı sorusunun tarımı stratejik bir sektör olarak öne çıkardığını belirten Güder, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarımın en önemli aktörleri, gıda güvencesini ve sürdürülebilir tarımı sağlayacak kadınlardır. Bugün 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü. Kadınların adı var; peki kendileri her yerde var mı? Ziraat odalarının verilerine göre yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 3 milyon. Bunların yaklaşık 2 milyonu kadın. Ancak ÇKS’ye kayıtlı kadın çiftçi sayısı 300 bin civarında. Kadınlar aslında hem tarımın hem de ailenin merkezinde. Bugün bu konuyu konuşacağız.”
Uzmanlar konuyu ele aldı
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder’in moderatörlüğündeki panele, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Fatma Handan Giray, aynı fakültenin Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Ketenoglu ve Gıda Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Tolga Güdelek katıldı.
Kadın emeği, kooperatifler ve yerel pazarlar
Prof. Dr. Fatma Handan Giray, alternatif tarım ve gıda sistemlerini, tedarik zincirini, kadınların üretimdeki görünmeyen emeğini ve kooperatiflerin rolünü değerlendirdi. Giray, Tepebaşı Belediyesi Kadın Üreticiler Satış Noktası’nı da içeren uygulama modeli ve yönetişim yaklaşımlarının, SERIGO ve BLUMI-Med adlı uluslararası projeler kapsamında incelendiğini aktardı.
Doç. Dr. Onur Ketenoglu, gıda güvencesi ile gıda güvenliği arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Yerel pazarlarda açıkta satıştan ürün bilgisi ve etiketlemeye kadar uzanan riskleri anlatan Ketenoglu, gıda güvenliğinin üreticiden tüketiciye herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Tolga Güdelek ise “Tarladan Çatala” başlıklı sunumunda perakende sektöründeki gıda tedarik zinciri, güvenlik ve izlenebilirlik konularını ele aldı.




